A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

Bu eğitimle nereye kadar

Türkiye’nin en önemli sorunu şu an ne Suriyeliler ne hayat pahalılığı ne de dış düşmanlar. Halledilmesi gereken birinci problemimiz eğitim politikaları.

Çoğu ülkenin nüfusundan fazla olan öğrenci sayımız her yıl değişen müfredat ve eğitim politikasına yenik düşmüş durumda.

Ak Parti’nin iktidarda olduğu dönemde ortalama 2.5 yılda bir Milli Eğitim Bakanı değişmiş.

Dünya ülkeleri ile ortaklaşa yapılan sınavlarda ülke olarak yıllardır son sıralara mahkum durumdayız. Uluslararası PISA sınavlarında Türkiye 72 ülkeden 50. Sırada.

Aynı sınavda okuduğunu anlama kısmında Türkiye Meksika ile birlikte sonuncu sırada yer alıyor.

Kapanan dershaneler, etüt merkezinden bozma özel okullar, ödev merkezleri, 45 kişilik sınıflar Türkiye’de eğitimin ne halde olduğunun açık göstergesi.

Türkiye’de mafya dizileri karakterlerine özenerek yetişen bir nesil büyüyor. Hayatlarında tek kitap okumadan, araştırmadan yetişen bu nesil ileride Türkiye’yi yönetecek.

Gençlerin tek hayali dizi kahramanları gibi olmak. Maalesef dizi kahramanlarına baktığımızda ya mafya babası ya zengin bir mirasyedi ya da güzelliği ile zengin bir gence gönlünü kaptıran kız.

Ülkede tam anlamıyla bir eğitim seferberliği başlatmak gerekiyor.

Bunu da medya ile beraber yapmak gerek. Özellikle öğretmenlerin rol model olarak alınması gerekiyor.

Bu yüzden ilk başta öğretmen ücretlerinde bir iyileştirme yapılmalı.

Daha önceki yıllarda sağlıkçılar, güvenlik görevlileri din görevlileri ekstra zamlar aldı. Fakat öğretmenler hiç düşünülmedi.

Öğretmenin devlet tarafından göz ardı edilmesi sonucu Türkiye’nin her yanında öğretmen karşı güç kullanımı haberleri gelmeye devam ediyor.

Devlet olarak öğretmenler aleyhine açılan alo şikayet hattının bir sonucu olarak şiddet haberlerinin gelmesi hiç de şaşırtıcı değil.

Türkiye’nin her yerine imam hatip liseleri açmakla, külliyeler yapmakla eğitim sistemi maalesef düzelmiyor.

Ezberci eğitim sisteminin, hayat belirleyen tek oturumluk sınavların bir an önce gözden geçirilmesi gerekiyor.

Bunu yaparken de siyasetçinin değil, öğretmen, veli ve öğrenci profilinin iyi incelenmesi, onların düşüncelerini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Dünya’da artık ordu savaşları değil, bilgi savaşları yapılıyor. Yaptığınız programlarla, teknolojiyle feth edemeyeceğiniz hiçbir ülke yok.

Dünya’nın hangi dev ülkesine baksanız altında iyi bir eğitim yatar.

Amerika gibi eğitimi gücüne göre düşük olan ülkeler ise bilim adamı transferiyle bu işi gerçekleştirir.

Bizim ne yazık ki bu transferi gerçekleştirecek bir albenimiz yok.

O yüzden kendi gelişimimizin alt yapısını biz gerçekleştirmeliyiz.

O da ancak eğitimle olur. Şanslı bir şekilde kendini yetiştirmiş bilim insanları da başka ülkelerden gelen teklifleri değerlendirmek zorunda kalır.

Bilginin gerisinde kalırsak ülke olarak dünyadaki tek konumumuz iyi bir pazar olarak geçer.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz