Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

CHP'nin yolu

CHP’nin bu ülkeye katacak bir şeyi yok!

İngiliz usulü, en son söyleyeceğim şeyi en başta söylemek istedim.

CHP, geçtiğimiz hafta kongresini yaptı.

Kongre ne demek?

Partinizde bir ilerleme yoksa eğer seçimlerden istediğiniz başarıyı elde edemiyorsanız, bir yenilenmenin şart olduğunu olduğunuz bilirsiniz dimi?

Ama bizim ülkemizde bu süreç böyle işlemez.

Seçimlerden mağlup da çıksanız, zaferle de çıksanız, aynı tipler tekrar tekrar pişirilip önünüze getirilir.

Hiç sorun değildir, eleştiriler! Çünkü istifa makamı zafiyettir Ortadoğu’da.

Koltuk sevdası başa beladır.

Partisi hiç önemli değil, A,B,C hiç fark etmez bir bakın siyasi partilere mahkeme duvarı suratlı 50’sini aşmış bütün erkekler, siyaset sahnesinden bir türlü inmezler!

Özellikle erkekleri vurguluyorum çünkü biliyorsunuz bu ülkede hükmeden kesim ‘erkek’.

Neyse konumuzun bağlamından kopmadan, gel gelelim CHP’ye.

Parti kongresini yaptı.

Yıllarca mağlup olduğu seçimleri referans alarak bir yenilenmeye gitmesi gerekiyor dimi? Bir de ne görelim yine kendi çalıp oynadığı bir kongre süreci yaşanıyor.

Kılıçdaroğlu yeniliğin zerresini barındırmayan bir ekiple yeniden genel başkan seçildi.

Önceki gün ise MYK’sını açıkladı.

Belki bir değişiklik vardır umuduyla listeye baktım, ama ne göreyim Hakkı Süha Okay’ların, Haluk Koç’ların, Öztürk Yılmazlar’ın Tekin Bingöl’lerin yer aldığı bir ekiple yeniden devam etme kararı almış.

Allah aşkına bu ‘son kullanma tarihi geçmiş’ daha önce denenmiş ve başarı elde edememiş tiplerle nasıl bir yenilik ve politika amaçlamaktadır CHP?

Girdiği 8 seçimin hiçbirinden galip ayrılamamış her defasında mağlup olmuş Kılıçdaroğlu partisine ne katmış ki ülkeye ne katacak?

Yüzde 20-25 oy bandına hapsolmuş bir ana muhalefet partisi daha kaç seçimden mağlup ayrılmalı ki, bu izlediği yöntemin ve anlayışın yanlış olduğunu görsün?

AK Parti bile ‘sağdan soldan’ devşirdiği isimlerle yıllarca iktidarını ite kalka sürdürmeyi başarıyor.

Ve birde bunu ülkeye verecek yeni bir şeyi olmadığı halde yapabiliyor.

Peki CHP sen ne yapıyorsun?

Açık söyleyeyim.

Muharrem İnce’nin başkan olduğu bir CHP daha çok iş yapardı bu ülkede.

Ulusalcı bir çizgi mi izlerdi? İzlesin.

En azından ne olduğu belli olurdu.

Partinin en azından bir politikası var derdik.

Belki hayırlı bir bölünmeye bile giderdi bu süreç kim bilir.

En azından adam çıktı kongrede eleştirilerini takır takır dile getirdi.

Sırf onlar söylüyor diye neden doğrulara sahip çıkamadık diye eleştirisini yaptı.

Bir nebze de olsa heyecan kattı kongreye.

Ha burada ‘Gelecek İçin Biz’ ekibine parantez açmak gerekiyor. İlhan Cihaner, Selin Sayek Böke, Orhan Sarıbal ve Ali Şeker’in CHP’ye yeni bir ses getirmek için yayınladığı manifesto önemli.

Ne diyor bu kişiler? Sağ siyaset ülkede çökmüştür. Ülkeye verecek katacak bir değeri yoktur.

Sol muhalefet yaparak da biz toplumun her kesimini kucaklayabiliriz.

Ama ne oldu? İl başkanlarını genel başkanın seçtiği, delegeleri il başkanın seçtiği ve doğal olarak da delegeleri ve il başkanlarını seçen kişinin genel başkan olduğu bir kongre süreci yaşandı.

CHP’nin bundan sonra bu kadro ve anlayışla ülkeye katacağı bir şey yok.

Yani iktidara alternatif bir ana muhalefet partisi ülkede yok.

Yine kendi yağında kavrulan, belirli belediyeleri alan, birkaç meclis üyesinin mücadele ettiği, birkaç aykırı solcunun milletvekili olabildiği bir CHP’den başka bir şey göremeyeceksiniz.

Bu ülkede bu şekilde bir siyaset sahnesi olduğu sürece, iktidar değişimi ancak iktidarın içinden çıkacak muhalefetle değişir!

CHP’den umudu olan ‘Kemalist teyzelere’ duyurulur.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz