Hasan AKPINAR

Hasan AKPINAR

Denetim-sizlik!

Telgraf başta olmak üzere bazı yerel gazetelerde Gaziantep’in pahalı bir şehir olduğuna vurgu yapan çok sayıda köşe yazısı ve haber yayınlandı. Pahalılığın kanıtı olarak örnekler de verildi.

Ama kimseden ses çıkmadı. Ta ki 2 gün önceye kadar..

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, konuyu Meclis oturumunda gündeme getirdi.

Pahalılığın nedenini araştırmak için bir çalıştay önerdi. Ancak ben, Şahin’in “Gaziantep gerçekten pahalı bir şehir mi, yoksa algı mı yapılıyor araştıralım” lafına takıldım. Böyle bir algı neden yapılsın?. Bu ‘algı oluşturma’ meselesi toplumunda artık bir paranoyaya dönüştü.

Gaziantep’in pahalı olup olmadığını anlamak için bir restorana gidip basit bir yemek yemeniz yeterli. Adana kebabının Adana’daki fiyatı ile Gaziantep’te ki eşdeğer bir restoranda fiyat karşılaştırması yapmak zor değil. Mersin’de deniz kenarındaki evlerin kiraları ile, hava kirliğinden boğulan İbrahimli’de oturan kiracıların ödedikleri kirayı karşılaştırmak zor değil.

Bir pastanenin Emek’teki poğaça fiyatı ile aynı pastanenin hemen 500 metre uzaklıkta İbrahimli bölgesine giren şubesindeki poğaça fiyatı arasında dağlar kadar fark var.

Bu şehir de çakma kelle paça (henüz orjinalini göremedim) ortalama bir restoranda 17 TL’ye satılıyor.

Restoranlar 50 kuruşa aldıkları pet şişe suyu masanıza getirince fiyatı 3 TL oluyor…

Bunları görmek için çalıştaya gerek yok..

Sektör temsilcileri ile yapılacak olan çalıştayda nelerin olacağını size söyleyeyim.

---Girdi maliyetleri çok yüksek diyecekler..

---Gaziantep’in lojistik dezavantajı diyecekler..

---İşyeri kiraları çok yüksek diyecekler..

---Vs. vs. vs. bir sürü bahane sıralayacaklar

Kilosu 5 TL olan kavurmalık ciğer ile yapılan kavurmanın dürümünü 8 TL’ye satan zihniyet size bir sürü bahana uyduracaktır.

Gaziantep’in pahalılıktaki asıl sorunu denetimsizliktir.

Gaziantep’te ekmek fiyatında bile bir standart yok.

Kentte somun ekmeği 75 kuruş ile 1 TL arasında değişen fiyatlarda satılıyor.

Halbuki her kentte olduğu gibi Gaziantep’te de sektörlerin bağlı olduğu odaların belirlediği fiyat tarifeleri var.  

Ama bu kentte odaları takan esnaf yok..

Bunun suçlusu da odalardır.

Gaziantep’te esnaf odalarının yüzde 99’u üyelerinden aidat toplamak ve yazın sahre organize edip Dülük’te mangal yellemekten başka hiçbir amaç gütmüyor.

Gelelim odaların kralına.

Her esnafın kayıtlı olduğu, her sektörün bir kurulunun bulunduğu Ticaret Odası’nın ne iş yaptığını bu yaşıma geldim hala anlayabilmiş değilim. Her seçim zamanında başkanlık için büyük fırtınaların koptuğu , makam ve mevki düşkünlerinin egolarını tatmin etmek için birbiriyle yarıştığı minik bir saray olan Ticaret Odası’na kanunlar denetim yetkisi veriyor mu bilmiyorum . Ama esnaf üzerindeki denetim yetkisi kesinlikle esnaf odalarında, bu konudaki koordinasyon işi de Ticaret Odalarında olmalıdır. Böylece Ticaret Odası her konuda rapor hazırlayıp Ankara’ya gönderme ve üyelerine iş gezisi adı altında turizm acenteliği yapma misyonunun yanında gerçek ve elle tutulur bir hizmet verme şansına kavuşur.

Sayın Şahin’in ‘pahalılık çalıştayı’ açıklamasında verdiği örnekten yola çıkalım.

Ne demişti Şahin; “Baklavacılar Antep fıstığı pahalı olduğu için fiyatların yükseldiğini söylüyor. Fıstıkta ‘yok yılı’ olduğu için fiyatların arttığı belirtiliyor”

Peki Sayın Şahin şunu sordu mu? Fıstığın ‘var yılında’ fıstık fiyatları veya baklava fiyatları düşüyor mu? Cevabını ben vereyim; Hayır düşmüyor.

Sayın Şahin fıstık fiyatının yüksekliğine çözüm olarak “Rekolteyi yükseltip yok yılı olmasına izin vermemeyi denemeliyiz” fikrinde.

Dünyanın her yerinde bir malın fiyatı, maliyet hesabının üzerine kar marjının eklenmesi ile ortaya çıkar. Gaziantep’te öyle mi peki.. Hayır.

Bu kentte yediğiniz kebabın parasını öderken tipinize bakıp ona göre hesap çıkaran kebapçılar var…

Tüketicilere önerim; hesap öderken detaylı fatura isteyin, zira masada içmediğiniz suyun yemediğiniz tatlının parasını alan hırsız esnaf tipleri var…

Çalıştaydan çıkacak sonuç ‘sıkı denetim’ olmadığı sürece bu sorun çözülmez.

Esnaf, aynı halden aynı fiyata aldığı portakalı pazarda farklı, markette farklı ünlü bir manavda çok daha farklı bir fiyata nasıl sattığını dürüstçe açıklayabilir mi?

Esnaf sattığı malın etiketini istediği gibi koyabiliyorsa daha önce de söylediğim gibi sorun DENETİMSİZLİKTİR.

Yapılacak olan çalıştayda denetim konusu ön planda olmalı ve bu denetim konusu başta esnaf odaları olmak üzere , belediyeler ile Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü ortaklığında oluşturulacak ekiplerce yürütülmelidir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz