Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

Deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm

Yine bir süredir deprem senaryoları konuşuluyor!..

Konuşuluyor, konuşulmasına da deprem Türkiye’de yılda sadece 1-2 kez gündem oluyor, sonra da unutuluyor nedense!..

Türkiye’de depremin konuşulması için ya bir deprem felaketi yaşamamız gerekiyor, ya da 17 Ağustos’un yıldönümünü hatırlamamız şart!..

Başka da konuşacağımız yok!..

Gaziantep’in olası bir depreme karşı ne gibi bir hazırlığı var veya ne gibi önlemler alınıyor, önlemek için ne gibi çalışmalar yürütülüyor gerçekten merak ediyorum!..

Bünyesinde jeoloji mühendisi çalıştırmayı “fuzuli” gören bir anlayışın, depremle mücadelede ne kadar samimi olduklarını da sorgulamak gerekiyor!..

Olası bir deprem Nurdağı’nı etkileyecek te Gaziantep merkeze gelmeyecek mi, ya da o bölgedekilerin can güvenlikleri göz ardı mı edilecek?

Gaziantep’in tez vakitte, deprem gerçeğini kabul etmesi ve tedbirlerini de bu doğrultuda alması gerekiyor.

Gerekiyor diyorum çünkü şu ana kadar alınan önlemler, bu işin uzmanlarını ve mühendislerini, bilim adamlarını ikna edebilmiş değil ne yazık ki!..

Deprem işin en önemli boyutu, bir başka önemli boyutu ise kentsel dönüşüm…

Gaziantep’in yüzde 70’i gecekondu ve çarpık yapılardan oluşuyor. Bunların tamamına yakını, üst üste 3-4 kat yapılan yığma binalar. Dolayısıyla kentsel dönüşüme en çok bu kentin ihtiyacı var!..

Yerel yönetimlerin bu konudaki çabaları yetersiz kalıyor. Bu çok net…

5-6 mahallede yapılan dönüşüm çalışmaları, şehrin tamamına yayılamadı.

Düşünün, hala 10 yıl önce başlanıpta bitirilemeyen bölgeler var.

Kentsel dönüşümde kat ettiğimiz mesafe, kaplumbağaların yürüyüş mesafesi kadar!

Belediyelerin dönüşümle ilgili hazırladıkları projeleri var ama uygulama noktasında sıkıntı var!

Eğer bugüne kadar hükümetin ve yerel yönetimlerin uyguladığı politikalar, dar gelirlinin konut sahibi olmasına olanak tanımadıysa, bir sorun zaten var demek ki!..

İşte bu sorunları çözmek ve hızlı bir dönüşüm, özellikle 50-60 yıllık derme çatma gecekonduların yıkılıp, yerine sağlam, dayanıklı konutlar üretilmesi için merkezi idarenin omuz vermesi ve özel sektörün işin içine dahil edilmesi şart.

Ancak böyle olursa, dar gelirli dediğimiz kesim konut sahibi olabilir, başka türlüsü hayalcilikten öteye gitmez!..

Bu gerçeği de görmemiz gerek…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz