Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Diyaloglar

— Siz hiç 'diri düşmanı ölü tacirleri' gördünüz mü?

— ‘Diri düşmanı ölü tacirleri’ ne demek Hocam?

— Ben bilsem, size sorar mıyım? Sorduğuma göre ben de bilmiyorum!

***

— Akademisyenlerin ve imamların cübbelerinde düğme ve ilik yoktur. Nedendir bilir misin?

— Nedendir?

— Çünkü hiç bir kimsenin önünde ilik iliklememeleri ve eğilmemeleri gerekir de ondan...

***

— Ben bu kuyuya bir taş atacağım, çıkarana aşk olsun.

— Yok hocam… Bu sefer taşa dokunmıycam…

— Kuyuya taşı atanlar, ona kimin dokunacağını, kimin dokunmayacağını düşünmezler.

***

— Garson, evladım bir bardak çay getirir misin?

— Peki, efendim.

Garson çayı getirir:

— Evladım, bu bardağın üst kısmındaki sarı çizgi neden çizilmiş, biliyor musun?

— Evet, ondan sonraki boşluk dudak payı…

— Hayır, evladım! Sen bilmiyorsun. O çizgiye kadar şeker doldurulacakdemektir

***

Hayri İnönü’nün eşi, bir zamanlar Sarıgül’ün kendilerini ölümle tehditettiğini söylemişti.

— Benim adayım (!) yine de SARIGÜL... Herkes tehdit ediyor, o da etsin!

— Sarıgül yemeye doymadı…

— Küpünün dolduğunu söylüyorlar. Onun için, yenilerini nereye koyacak ki?

***

— Hocam, kişilerin de SWOT analizi yapılır mı? Yapılmalı mı?

— Bence bir mahzuru yok.

— Bazıları itiraz ediyor da?

— Her türlü analiz serbest… Zaten bir süre sonra her yeni analiz eskiyor ve değersiz hale geliyor. Yeni bir analiz şekli, mesela TOWS çıkıncaya kadar SWOT'a devam...

***

— (Ne demekse) 5 ÇAYI vakti de yaklaşıyor, hani...

— Çayın vakti mi olur hocam?

— Eh hani... Saat 5 çayı diyorlar ya... Onun için… Yoksa her zaman çay saatidir. Hele yolculuklarda her an çay saatidir...

— O kadar...

— Evet, bu kadar!

***

— Bazı insanlar omuzlarında ve başlarının üzerinde ‘birilerini’ neden taşırlar ki?

— Taşıyanın kafası taşıdığının k.çı olduğundan!

— Herhalde kendilerine ait bir başları olmadığı içindir.

— Kendilerine, bilgilerine, fikirlerine hakaret edercesine kabullenmeyiş,aşağılık kompleksi ya da taassubun, küçük adamları omuzlarında taşıyarak kendilerine ‘yazık ettiğini’ temsil ediyor sanki! Ben böyle bir anlam çıkardım.

***

— Allah kimseyi ‘Stockholm Sendromu’na maruz bırakmasın!

— Bu ‘sendrom’ da ne hocam?

— Hocam, sonuç itibari ile biliyorsunuz o rehine kadın o adamla evlendi.

— Bir siyasi partinin Dersim’den milletvekili çıkarması… Hatta milletvekilleri…

— Sevgili Dost, ben oraya kadar seyretmedim!

— Hocam film değil zaten bu gerçek hayatta yaşanmış bir olay.

— Bu bir film mi?

— Ben oraya kadar da görmedim (!)...

— Psikiyatrik bir vak’a...

— Allah hiç kimseyi böyle bir Sendroma uğratmasın.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz