Dr. Ahmet TAN

Dr. Ahmet TAN

Eğitim, Eğitim, Eğitim!

Efendim bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder ve “Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsun ?” diye sorar.  

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları İçin” yanıtını verince, adama şaşkınlıkla: “İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki ?” der. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, “Bak Onun İçin Çok Şey Değişti,” karşılığını verir.

Eğitim camiasında çalışan herkesin böyle bir şansı var aslında. Dikkat edilirse eğitim camiası kelimesini kullandım. Eğitim öğretim işi sadece öğretmenlerin omzunda olmamalıdır diye düşünüyorum. Yeni bir eğitim öğretim yılı başladı.

Yaklaşık 17 milyon öğrenci eğitim öğretime başladı. Bu rakam çok ciddi bir rakam. Yaklaşık olarak 120 ülkenin nüfusundan büyük bir rakam. 2023 veya 2071 hedefine ulaşabilmemiz için bu 17 milyon öğrenci üzerinde tir tir titrememiz lazım.

Bu potansiyeli doğru bir şekilde kurgulamak için çok çok dikkat etmemiz gerekiyor. Sadece bu potansiyeli ülke olarak önceliğimiz yaparsak başka bir şeye çok ihtiyaç kalmayacaktır. Bu konuda çok iyimser olmamakla birlikte en azından bundan sonra biraz daha dikkat edersek bu potansiyeli değerlendirebiliriz diye düşünüyorum.

Eğitim gönül işidir, fedakârlık ister, sevgi ister, aşk ister, heyecan ister, motivasyon ister. Dersliklerimizin az olması, sınıflarımızın kalabalık olması mazeretimiz olmamalı. Eğer iyi bir kadromuz var ise; şartlar ne olursa olsun “eğitim öğretimi” eksiksiz gerçekleştirir.

Eğitim işini sevmemiz, sevdirmemiz lazım. Pedagojik formasyon eksikliğini gidermemiz gerekiyor. İşimizle ilgili kendimizi donatmamız, mevzuatı çok iyi bilmemiz lazım. Eğitimde ödül ve cezayı ihmal etmememiz gerekiyor.

Ceza yoksa bile her seviyede ödülü mutlaka uygulamamız lazım. Bir okulda işler tıkır tıkır yürüyor, her şey dört dörtlük görünüyor; bir başka okulda işler karmakarışık, hiçbir işlem yürümüyor veya eksik yürüyorsa her iki okulu aynı kefeye koymamamız lazım.

Aynı durum çocuklarımızı okula taşıyan servisler için de geçerlidir. Öğrenci servisleri eğitim öğretimde çok önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Çocuklarımızın trafik ihlallerinin çok normal olduğunu servislerde öğrendiklerini biliyor musunuz? Veya çocuklarımızın kendi aracında istediği müziği, istediği ses düzeyinde dinlemelerinin çok normal olduğunu serviste öğrendiklerini hiç düşündünüz mü?

Eğitim öğretim sadece okulda verilenlerle ilgili değildir. Eğitim; öncelikle evde başlar, okulda, sokakta, araçta, kafede, serviste, otobüste, dolmuşta, sinemada; kısaca hayatın her alanında pekiştirilir. En başta anne baba olarak, idareci olarak, veli olarak, sıradan bir birey olarak sorumluluklarımız çok büyük.

Bunun farkında olmamız gerekiyor. Sadece benim ile bir şey olmaz diye düşünmeyin. Bir davranışımız bir kişiyi değiştirir, bir kişi bazen bir aileyi, bazen bir mahalleyi, bazen bir şehri, bazen de dünyayı değiştirebilir. Eğitim camiasındaki herkesin öğrencilerin hayatında bir çok şeyi değiştirmesi temennisiyle hayırlı ve bereketli bir sezon diliyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz