Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

ELİMDE SİHİRLİ DEĞNEK OLSA

Elimde sihirli bir değnek olsa, en yüksek maaşı çok zor koşullarda çalışanlara verirdim.

Yazın kavurucu sıcakta, kışın dondurucu soğukta, adeta hayatını ortaya koyarak çalışan insanlar en fazlasını hak ediyor.

Peki bu insanlar gerçekten de hak ettiğini alıyor mu?

Ya da şöyle sorayım, emeğin büyüğünü verenler daha fazla mı para kazanıyor.

Tabi ki, hayır.

Aksine çalışan değil de halk diliyle yatanlar malı götürüyor.

Maalesef ki, pastanın büyüğünü daha az emek verenler, daha az yorulanlar götürüyor.

Şöyle çevrenize bir bakın.

Klimalı odalarda, akşama kadar oturan, laf üretenler hep yüksek maaş alırlar.

Bu insanlar o kadar boştur ki, sadece laf üretirler.

Ürettikleri laflar da, emek veren, çalışan, mücadele edenlerle ilgilidir genellikle.

Çünkü kendisi de bilir o insan daha çok çalışır.

Laf üreterek, algı yaparak bütün işi kendisi yapıyor havası vermek ister.

Kendisi olmadığında bütün çarkların duracağını düşünür.

Gidin sokakta, sıcağın altında çalışan bir beden işçisine sorun.

“Ne kadar aylık alıyorsun” dediğinizde asgari ücret diye cevap verir.

Bir de gidin ve her hangi özel veya Devlet kurumuna gidin.

Onlara da sorun.

Cevap alamazsınız.

Çünkü yaptığı işin hakkı olmadığını düşündüğü için aylığını kendisi bile söyleyemez.

Klimanın altında buz gibi odasında internete takılır durur.

Ne kadar adaletli değil mi?

Bir de gidip sorsanız, ağlar durur.

Geçinemediğini söyler.

Sokakta çalışanın belki de 3 katı aylık alır ve yetinmesini bilmez.

Maalesef ki, çalışma hayatı büyük adaletsizliklerle dolu.

Kimileri iş üretir, kimileri yan gelip yatar para üretir.

Neyse daha fazla sinir katsayınızı yükseltmeyeyim.

Kalın sağlıcakla.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz