Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

GAZİANTEPSPOR'UN YÖNETİLMESİ

Bir futbol takımının yönetilmesinde yönetim, teknik adamlar, futbolcular, taraftarlar ve basın olmak üzere beş temel yönetim fonksiyonu bulunmaktadır.
Geçen hafta Cuma akşamı Elazığspor ile yaptığımız karşılaşmada asıl görevleri takımı desteklemek olan taraftarlar maç öncesi, esnası ve sonrasında başta kulüp Başkanı Sayın İbrahim Kızıl olmak üzere yönetimi istifaya çağırdılar. Bir bu kadar vahim olanda konuk takımın beraberlik golünden sonra Elazığspor lehine yapılan tezahüratlardı. Centilmenlik adına rakip takımın alkışlanmasına her zaman sevinirim. Ama kendi takımını ayaklar altına alarak değil. Bu taraftarlık ile bağdaşmaz.
Asıl sorun taraftarların Başkan ve yönetime vermiş olduğu mesajdır. Bu olay iyi okunmalıdır. Üç beş kendini bilmez söylemi ile geçiştirmek, Gaziantepspor’a yapılacak en büyük haksızlık olur.
Oynanan karşılaşmalardan çıkan somut bir sonuç var. Popov, Sosa, İvan, Elyasa gibi önemli oyuncuların gitmesine karşın, bu takım kafaya oynayan takımlar kadar iyi. Futbolcuların görev anlayışı ve kalitesi konusunda önemli bir eksiklik yok. Özellikle Bülent Uygun'un göreve gelmesi ile takımın mücadele gücü ve maçlarda ürettiği pozisyonlara şapka çıkarılır. Yeterince donanımlı ve organize olmasalar da Gençlik 27 ve diğer taraftar gruplarının takıma verdikleri destek iyi sayılır. Bülent hocanın göreve gelmesi ile başlatılan "Haftalık Basın Toplantıları" ile yerel basın ile takımın arası da düzeldi.
Peki geriye ne kaldı? Sayın Başkan ve yönetimi. Elazığ maçındaki protestoyu, Galatasaray maçında Gençlik 27 grubuna bilet dağıtılmamasına bağlamak yanlışına düşmeyelim. Kulübün yönetilmesin de sorun var. Bu sorun halk ile ilişkiler ve yönetişim sorunudur. Yönetim 21.yüzyılda yaşadığımız gerçeğinden hareket ile yönetim ve yöneltmede "Halk ile İlişkiler" kuramını göz önüne alarak kulübü yönetmeye çalışmalıdır. Futbol Profesyonel bir oyundur. Futbol bir bacasız endüstridir. Endüstri, finansal yönetimleri geliştirmek ile sağlıklı yönetilir. Bu bağlamda takımı yönetirken; ekonomik konularda asla ve asla medya tik konuma getirmemek gerekir. Teknik adamların, futbolcuların, personelin, yardımcı personelin ve dış çevrenin alacakları zamanında ve gününde ödenmelidir.
Yönetim, paylaşma işidir. Yönetimde görev ve sorumluluklar ister klasik ister Matriks yapıda dağıtılmalıdır. Takımın Gaziantep dışın da lobisi olması gerekir. Futbol takımı yönetmek; aşiretcilik anlayışına mahkum edilmemelidir. Takımı biz yönetiriz felsefesi doğru olmuş olsaydı: Gaziantep Valiliğinin ve siyaset kurumunun kapısı çalınmazdı.
Lütfen ikazlara kulak veriniz. İnanın, paylaşmak, kapı çalmaktan çok daha iyidir...
GAZİANTEPSPOR’UN YÖNETİLMESİ

Bir futbol takımının yönetilmesinde yönetim, teknik adamlar, futbolcular, taraftarlar ve basın olmak üzere beş temel yönetim fonksiyonu bulunmaktadır.
Geçen hafta Cuma akşamı Elazığspor ile yaptığımız karşılaşmada asıl görevleri takımı desteklemek olan taraftarlar maç öncesi, esnası ve sonrasında başta kulüp Başkanı Sayın İbrahim Kızıl olmak üzere yönetimi istifaya çağırdılar. Bir bu kadar vahim olanda konuk takımın beraberlik golünden sonra Elazığspor lehine yapılan tezahüratlardı. Centilmenlik adına rakip takımın alkışlanmasına her zaman sevinirim. Ama kendi takımını ayaklar altına alarak değil. Bu taraftarlık ile bağdaşmaz.
Asıl sorun taraftarların Başkan ve yönetime vermiş olduğu mesajdır. Bu olay iyi okunmalıdır. Üç beş kendini bilmez söylemi ile geçiştirmek, Gaziantepspor’a yapılacak en büyük haksızlık olur.
Oynanan karşılaşmalardan çıkan somut bir sonuç var. Popov, Sosa, İvan, Elyasa gibi önemli oyuncuların gitmesine karşın, bu takım kafaya oynayan takımlar kadar iyi. Futbolcuların görev anlayışı ve kalitesi konusunda önemli bir eksiklik yok. Özellikle Bülent Uygun'un göreve gelmesi ile takımın mücadele gücü ve maçlarda ürettiği pozisyonlara şapka çıkarılır. Yeterince donanımlı ve organize olmasalar da Gençlik 27 ve diğer taraftar gruplarının takıma verdikleri destek iyi sayılır. Bülent hocanın göreve gelmesi ile başlatılan "Haftalık Basın Toplantıları" ile yerel basın ile takımın arası da düzeldi.
Peki geriye ne kaldı? Sayın Başkan ve yönetimi. Elazığ maçındaki protestoyu, Galatasaray maçında Gençlik 27 grubuna bilet dağıtılmamasına bağlamak yanlışına düşmeyelim. Kulübün yönetilmesin de sorun var. Bu sorun halk ile ilişkiler ve yönetişim sorunudur. Yönetim 21.yüzyılda yaşadığımız gerçeğinden hareket ile yönetim ve yöneltmede "Halk ile İlişkiler" kuramını göz önüne alarak kulübü yönetmeye çalışmalıdır. Futbol Profesyonel bir oyundur. Futbol bir bacasız endüstridir. Endüstri, finansal yönetimleri geliştirmek ile sağlıklı yönetilir. Bu bağlamda takımı yönetirken; ekonomik konularda asla ve asla medya tik konuma getirmemek gerekir. Teknik adamların, futbolcuların, personelin, yardımcı personelin ve dış çevrenin alacakları zamanında ve gününde ödenmelidir.
Yönetim, paylaşma işidir. Yönetimde görev ve sorumluluklar ister klasik ister Matriks yapıda dağıtılmalıdır. Takımın Gaziantep dışın da lobisi olması gerekir. Futbol takımı yönetmek; aşiretcilik anlayışına mahkum edilmemelidir. Takımı biz yönetiriz felsefesi doğru olmuş olsaydı: Gaziantep Valiliğinin ve siyaset kurumunun kapısı çalınmazdı.
Lütfen ikazlara kulak veriniz. İnanın, paylaşmak, kapı çalmaktan çok daha iyidir...

Not: Yazarımızın 14 Mayıs 2013 FANATİK GAZİANTEP eki köşe yazısıdır...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz