Psk. Dr. Kevser Korkmaz

Psk. Dr. Kevser Korkmaz

İlişkilere Odaklanmak

Merhaba! Bugünkü yazımıza biraz iddialı bir ifadeyle başlayacağım:

 

 

Bugüne kadar eğitimcilerin ve psikologların çoğu bizi yanlış yönlendirdiler.

 

 

Neden mi? Çünkü yıllardır hep davranışa odaklı çözüm önerileri geliştiriliyor. Anne babalar bazı davranışlardan şikâyet ederek öneri istiyorlar ve hep davranışta değişiklik olmasına odaklanıyorlar. Örneğin, çocuğum tırnak yeme alışkanlığından nasıl kurtulabilir? Nasıl sözümü dinler? Nasıl daha çok ders çalışır?  Nasıl daha düzenli olur? … Liste uzayabilir. Bu durumda verilen öneriler de ders çalışması için çalışma planı hazırlayın, istenen davranışları onaylayın, istemediklerinizi engelleyin veya görmezden gelin ki pekişmesin, veya istenen davranışı hatırlatan işaretler hazırlayın şeklinde uzar gider.

 

 

 

 

Bütün bunlar yanlış mı? Aslında hayır. Ama eksik. Hem de çok eksik. Çünkü eğer yalnızca davranış bakımından sonuca odaklanırsanız çocuğunuzla olan ilişkiniz bir alış veriş ilişkisinden farksız olur. Sizin bir anne –baba, öğretmen veya eğitimci olarak çocuktan beklentileriniz vardır. Bu beklentileri verilen tavsiyelere uyarak uygun kodlarla çocuğa aktarırsanız, istediğiniz davranışları gözlemlemeye başlayabilirsiniz. Uygun davranış sergilenir ve “aferin” alınır; evde hava yumuşar; karşılıklı beklentiler karşılanır ve uyum sağlanır. Bu noktada ailede çocuğa sunulan sevgi ve değer şarta bağlıdır. Çocuğa dolaylı olarak gönderilen mesaj, “eğer istediklerimizi yaparsan seni severiz, aksi durumda ise sevmeyiz” mesajıdır.   Bu çocuklar, kısa sürede ödül veya “aferin” bağımlısı olurlar.

 

Hayata karşı duruşları da hep sonuca odaklıdır. Bir davranışı sonuçları için benimserler. Bir davranışı doğru olduğuna inandıkları, sevdikleri, benimsedikleri, öyle olması gerektiğine inandıkları için değil yalnızca kendilerine bir fayda sağladığı için yaparlar. İşte bu çocuklardır ki, ceza korkusu olmadığında yanlış davranmak onlar için sıradandır. Örneğin ortalıkta polis yokken kırmızı ışıkta niye beklensin ki?

 

 

 

 

Oysa insanoğlunun varoluşu ilişkiler üzerine kuruludur. Yapılan araştırmalar bir davranışı benimsemenin veya yeni bir şey öğrenmenin en etkili olarak olumlu ilişkiler içinde gerçekleştiğini gösterir. Yalnızca düşünce süreçlerini yöneten hücreler değil, insanoğlunun bütün hücreleri ve hatta bütün sinir bağlantıları ilişkilere duyarlıdır.  Örneğin annenizin şefkati bütün hastalıkların en iyi ilacıdır. Hemen bütün çocukların en sevdikleri ders ise, hep en sevilen öğretmenin dersidir.  Hepimizin ihtiyacı olan şey, koşulsuz sevgidir. Benim size tavsiyem, çocuklarınızla ilgili herhangi bir sorun yaşadığınızda davranışları değiştirmeye değil, aranızdaki ilişkiyi değiştirmeye ve geliştirmeye çalışın. Davranışlar da kendiliğinden değişecektir.

 

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz