Asım GÜZEL

Asım GÜZEL

İTİRAFLAR

Başbakan ile Çevre ve Şehircilik Bakanının hafta başındaki açıklamaları, adeta Devletin deprem konusundaki ihmalinin itirafı gibi idi.

Her ikisi de, yapı sektöründe yeni düzenlemelere ilişkin görüşleri ile, Devlet adına sanki günah çıkartıyorlarmış gibi idiler.

Bu güne değin deprem konusunda önlem alma adına yapılmayan ne varsa, - ki bu süreçlerde kendileri de yönetici konumunda bulunmuş olmalarına rağmen-, bunların hepsinin yapılacağı mesajını veriyorlardı.

Yani devlet, bundan böyle depreme karşı alınması gereken önlemleri sıralarken, şimdi sıraladığı bu önlemleri daha önceleri almamış olması yüzünden, onbinlerce insanın ölümüne neden olduğunu adeta itiraf ediyor ve böylece ihmallerinin sorumluluğundan kurtuluyordu.

Bu durum 1999 Marmara depreminden sonra da böyle gelişmiş idi. Devlet bir yandan kendisinden başka yapı üretim süreci içinde bulunan tüm kesimleri suçlamış, öte yandan kendi suçluluğunun itirafı yerine geçmek üzere, apar-topar “ucube” bir “Yapı Denetim Yasası” çıkartarak, sanki tüm sorumluluklarından kurtulmuştu.

Oysa o tarihe kadar Devlet, yapı sektörünü düzenleme yönünde hiçbir girişimde bulunmamıştı.

Devlet açısından herkes suçlu idi de, müteahhitlik kurumunu düzenlemeyen, malzeme standartlarını belirlemeyen, deprem gerçeğinden habersiz proje ve inşaat şartnamelerini kabul eden, denetleme işlevini kimin üstlenmesi gerektiğini dahi bilmeyen (!) “Devlet” in ve O’nu “Yönetenlerin” hiç mi suçu yoktu?..

Giden üç- beş can değildi ki, onbinlerce can idi. Bir can bile olsa, bunun hesabı sorulmaz, cezası verilmez mi?..

Şimdilerde ise Sayın Başbakan ve sayın Şehircilik Bakanı kimsenin gözünün yaşına bakmayacaklarını söylüyorlar. Demek ki şimdiye değin bazılarının gözünün yaşına bakılıyordu…

“Her Belediye kendi istediği gibi İmar Yönetmeliği yapamayacak” diyor Sayın Bakan. Oysa her Belediyenin kendi istediği gibi İmar Yönetmeliği yapma yetkisi, kendilerince verildi Belediyelere…

Umarım Sayın Bakanca depreme karşı alınacak yasal ve yönetmeliksel önlemler, mevcut yapı denetim yasası gibi olmaz.
Zira bu yasa teknik anlamda güvenliği sağlama yönünde işlemesi gerekirken, ağırlıklı olarak ticari akslarda rant sağlamaya yönelik bir işleyişe dönüşmüştür.

Ve umarım, her şeyin ötesinde, yapılaşmada amacın, insani çözümler üretmek olması gerektiği unutulmasın, ve ticari boyutun yalnızca bu amacın gerçekleşmesi için bir araç olarak işlemesi sağlansın…

Haksız kazanç ve spekülasyon için değil…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz