Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

Kaybedenler Kulübü

24 Haziran seçimleri bitti ama tartışması sürüyor. Hala il, ilçe ve YSK’ya itiraz başvuruları devam ediyor.

Kesin sonuçlar bugün yarın açıklanır. Büyük olasılıkla mevcut durum korunur. İtirazların pek de bir şey değiştireceğini düşünmüyorum.

Geçen yazıda AK Parti’nin ve iktidar ortağı MHP’nin durumunu ele almıştım. AK Parti uzun zaman sonra ilk kez mecliste tek başına çoğunluğu elde edemedi. MHP ise bir önceki seçime nazaran vekil sayısını arttırarak oy oranını korudu. MHP bir de üstüne Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçtirerek, kilit parti rolü üstlendi.

Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi MHP’nin bu durumun yanında bir de kendisini fikirsel olarak yeniden iktidarda konumlandırdı. Neydi o 12 Eylül’de söylenen meşhur sözü: Biz içerdeyiz ama fikirlerimiz iktidarda! Bu defa MHP hem dışarıda hem de iktidarda. MHP için bu seçimde söylenebilecek en doğru söz ‘kazan kazan’.

Gel gelelim muhalefetin durumuna. Başta da söylediğim gibi bu seçimde muhalefeti özelde CHP’yi kaybedenler kulübüne yazıyorum. Neden derseniz Muharrem İnce’yle CHP arasındaki, oy oranına bakmak yeterli olacak. Şunu diyebilirsiniz tamam da kardeşim CHP, HDP’ye destek çıktı oyları İYİ Parti’ye gitti. Olabilir hangi parti arasında geçişkenlik yok ki? HDP ve MHP arasında bile var!

Son 16 yılda bir anamuhalefet partisi bir gıdım yol gidip hiç mi iktidar alternatifi olacak duruma gelmez! Bırakın iktidar alternatifi olmayı iktidarın yakınından bile geçemedi CHP!

Çağdaş Demokrasilerde bu durum şöyle değil midir? İktidar vardır muhalefet vardır anamuhalefet vardır, seçimler olur muhalefet her zaman iktidar olmak için yarışa girer. Ama gelin görün ki CHP’den böyle bir atak böyle bir mücadele 16 yıldır gören, duyan oldu mu? Olduysa beri gelsin!

Muhalefet açısında söylenebilecek artı 3 nokta var:

HDP’nin barajı geçmesi 

İYİ Parti’nin bu kadar kısa zamanda başarı denilebilecek bir oy oranına ulaşması.

Yeni bir lider siyaset sahnesinde. Bu ismi de hepimiz biliyoruz, Muharrem İnce.

Bunun dışındaki her olumsuzluk, muhalefetin hanesine eksi olarak işlendi. 

Seçim gecesi Adil Seçim Platformunun sisteminin çökmesinden tutun da, muhalefet liderlerinin ortadan kaybolmasına kadar(Hatta Twitter’da bir vatandaş bu durumu şöyle özetlemişti: Liderlerden bir tek Selahattin Demirtaş’ın nerede olduğunu biliyoruz, diğerleri nerede diye?) her şey vatandaşın gözünde kayıptır.

Kazanan dediğimiz Muharrem İnce bile seçim yenilgisini kabul ettiğini bir gazeteciye attığı Whatsapp mesajıyla duyuruyor. Bundan daha basiretsiz, daha aciz bir durum olabilir mi? Eee neymiş ben o mesajı arkadaşça attım? O gece milyonlar senden bir açıklama beklerken sen oturmuş bir gazeteciyle mi mesajlaşıyorsun?

Bu tür konular Türkiye gibi ülkelerde vatandaşın gözünde eksi puandır. 

Seçim gecesinde CHP’de liderlik tartışması! Vatandaş şunu demeyecek mi? Partisinde karışıklık olan kişiler mi bu ülkeyi yönetecek? Veya insanlar kaybetmesine rağmen koltuğunda oturan kişiye mi ülkeyi yönetme şansı verecek!

Bu ülke insanın gözünde zayıflık, kaybetmişlik hissi her zaman eksidir bunu bilmeyen bir kere ben ülkeyi yönetmeye adayım demesin. CHP’de Kılıçdaroğlu koltuğunu bırakmayıp ısrarla oturmaya devam ettiği sürece de Muharrem İnce’nin kazanma şansı yok.

Tayyip Erdoğan 7 Haziran seçimlerinde ne yapmıştı hatırlıyor musunuz? 3 gün susmuştu. Hiçbir açıklama yapmamıştı. Ama ne oldu sonra geri döndüğünde yeniden iktidarını ezici bir zaferle sonuçlandırmıştı.

Evet, bu ülkede kocaman bir muhalefet sorunu var ve muhalefetin siyaset yapma tarzı yanlışlığı söz konusu.

Bu sorunu muhalefet bir an önce çözmezse Tayyip Erdoğan girdiği her seçimden başarıyla çıkmaya devam eder.

Eğer muhalefet partileri bu sorunları dert etmiyorsa, konuşacak pek de bir şey yok.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz