Psk. Y. Emre Yılmaz

Psk. Y. Emre Yılmaz

Kendini gerçekleştirmek

Maslow’un çok bilindik ihtiyaçlar hiyerarşisinde geçen “kendini gerçekleştirmek” kavramını ele almaya çalışacağım bu hafta.

İşe Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden biraz bahsederek başlayalım. Maslow, insanların ihtiyaçlarının belli aşamalardan ibaret olduğunu söyler.

En alt basamaktaki ihtiyaçlarımız yeme, içme, susuzluk, cinsellik gibi temel ihtiyaçlarken, üst sıralara doğru çıktıkça ait olma, sevilme, saygı görme gibi daha kompleks ihtiyaçlar karşılar bizi.

Bu piramidin en tepesinde ise “kendini gerçekleştirmek” vardır.

Bugünlerde her kişisel gelişimcinin, 3-5 kitap okuyup “ben yazarım” diye dolanan herkesinde dilinde bu kavram var: kendini gerçekleştirmek. Yok efendim ‘kendinizi gerçekleştirmeden ölmeyin.’ ya da ‘Kendinizi gerçekleştirmek için harekete geçin.’ gibi komik cümlelerle karşımıza çıkıyorlar.

Kavramın içi boşaltılarak sığlaştırılıyor ve bir popüler kültür malzemesi haline getiriliyor. Kendini gerçekleştirmek 100 metre parkuru koşmak, 50 sayfa kitap okumak gibi belli sınırı olan bir eylem gibi sunuluyor.

Hayata dair her kavramın içinin oyulup bir metaya dönüştürülmesi gibi, bu kavram da yanlış kişilerin ağzına sakız oldu maalesef.

Onların mantığıyla gidecek olursak… O halde kendimi gerçekleştirdim diyelim. Sonra ne olacak? Durup ölmeyi mi bekleyeceğim?

Bu kadar yergiden sonra biraz toparlama yapmanın zamanı geldi diye düşünüyorum.

Kendini gerçekleştirmek, kişinin kendi potansiyellerinin, güçlü ve zayıf taraflarının farkında olması, hayatının belli bir yönünün ve amacının bulunması ve kişinin kendi iradesiyle bu amaç(lar) doğrultusunda yaşamını şekillendirmesidir.

Buradaki temel mesele kişinin bu amaç ya da amaçlara ulaşıp ulaşmaması değildir. Mesele; kişinin bu hedefe yönelik hareket etmesidir, niyetliliğidir, çabalamasıdır ve kişinin yolda olmasıdır.

Kendini gerçekleştirmek aynı zamanda tek bir amaca ve hedefe indirgenemez. Olgunlaştıkça, geliştikçe hedeflerimiz, amaçlarımız ve niyetliliğimiz değişebilir.

O yüzden tek bir hedefe, tek bir yöne, tek bir amaca saplanıp kalmak bizim ruhumuzu susuz bırakır.

Kendini gerçekleştirmek, kişinin kendi hayatını kabullenmesi, mücadeleye devam etmesi ve kendi benliğine yatırım yapmasıdır.

Demem o ki, bu bir süreçtir ve sonu olmayan bir yolculuktur.
Kendini gerçekleştirme yoluna giren insanı, sabah yatağından kaldıracak bir nedeni vardır, çünkü o kişinin hayatının belli bir yönü vardır.

Bize düşen kendimizin farkına varmak, ihtiyaçlarımızı göz önünde bulundurmak ve “nasıl yaşıyorum ve ne yapmak istiyorum?” sorularını kendimize sormak ve durup düşünmektir.

Hayat bir yolculuktur, hayallerimiz ve hedeflerimiz de öyle… Bu yolun nerede son bulacağını bilmiyoruz.

O yüzden ister insan-ı kamil deyin, ister kendini gerçekleştirme yolculuğunda yol almaya başlamış insan deyin fark etmez.

Hayatımızdan doyum almamızı sağlayacak anahtar, kişinin farkında olarak yaşaması ve hayatında olup biteni kabullenip, ileriye dönük yaşayabilmesidir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz