ŞEYDA UYSAL

ŞEYDA UYSAL

Küre değil asıl mesele

V = 4/3 . Pi . r küb kürenin hacim formülü... Evet, bu şekilde yazıldığında bazılarımız için ne kadar soyut ve bir o kadar da karmaşık oluyor. Öğrencinin, bu formülü somut olarak anlaması için, bir sayının küpünü alabilmesi, ayrıca π`nin ve r`nin anlamlarını bilmesi gerekir. Belki ne anlamlara geldiklerini sözlü olarak açıklayıp ya da elimizden geldiğince tahtada çizerek gösterebiliriz. Çizeriz çizmesine, ama çeşitli sebeplerden dolayı anlatılanları zihninde canlandırmakta zorlananlar olabilir. Bazı öğrenciler zorlandığı noktaları dile getirebilir, ancak bazıları “Zaten anlayamıyordum ve bir şey değişmedi” diyerek, çaresiz kalacaktır. Çünkü matematik zaten anlaşılır değildi ki (!)

Şimdi ise sınıf ortamında bu küreyi 3-boyutlu, renkli ve dikkat çekici -yani daha sevimli- olarak tüm öğrencilere gösteren bir teknolojinin olduğunu düşünelim. Kürenin kapladığı hacmi, bize görsel olarak ispatlayan, bunların yanında yarıçapın (r) varlığını sürdürdüğü bölümü (kürenin içindeki hayali yarıçap çizgisini) küreden farklı bir renkle işaretleyen bir teknoloji... Elbette, küp almayı öğretmek ve π sayısının hikayesini anlatmak bu teknolojiyle daha kolay olacaktır.

Amacım tabii ki sizlere matematik dersi vermek değildi. Öğrencilere çoğu zaman karmaşık gelen soyut konuları, olabildiğince somutlaştırarak etkili öğretim yapabilme yollarından bir tanesi hakkında bilinç uyandırmak istedim. Matematiğin farklı konularını, teknoloji kullanarak daha basite indirgemenin aslında mümkün olduğuna vurgu yapmaya çalıştım. Bahsettiğimiz teknoloji, Türkiye’de bazı okullarda akıllı tahtalarla sağlanmaktadır. Bu arada, hemen hatırlatalım. Akıllı tahta, bilgisayar programı aracılığıyla çalışan elektronik tahta uygulamasıdır. Kalem hareketleri, ilgili programla ekrana aktarılır. Böylece tahtada yazı görüntüsü oluşur.

Akıllı tahtaları, öğretmenlerin -özellikle soyut konu anlatırken- etkili kullanması, mümkün olabildiğince gerçek yaşamdan örnekler sunarak dersi verimli hale getirmesi, etkili ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesine yardımcı olabilir. Bunun doğal sonucu olarak ise derslere katılımın artması sağlanabilir. Öğrenme motivasyonunun artmasıyla, daha ileriye yönelik düşünürsek, sadece ‘sınava yönelik’ olmayan, aynı zamanda uygulama odaklı, uzun vadeli öğrenme gerçekleşmiş olacaktır. Bu sayede sık sık örnek gösterilen Finlandiya eğitim sisteminin ‘yaşama hazırlama’ kriteri yerine getirilerek, eğitim kalitesine önemli ölçüde katkı sağlanacaktır.

Gelgelim kürenin hacmine... Belki paylaşımcılık ruhunun yetersiz olmasından, belki de internet ortamı yerine basılı ortam materyallerinin tercih edilmesinden kaynaklanıyor olmalı ki Türkçe olarak küçük bir online araştırma yaptığımda, yeterince görsel bulamamıştım. Öğretmenlerin gönüllü olarak online materyal oluşturmalarıyla ya da öğrencilerin blog ve çeşitli paylaşım sitelerini aktif kullanmalarıyla, online kaynakların artacağını ve ihtiyaç duyan herkes için erişilebilir olacağını düşünüyorum. Bu sayede Google’a ‘kürenin hacmi’ yazdığımızda karşımıza çıkan görsellerde dikkat çekici, daha renkli ve kullanıma hazır materyallere rastlama olasılığımız artacaktır. Paylaşımcılık ruhunun ve soyut derslerde teknolojinin önemini her fırsatta vurgulamak, öğretmenler arasındaki dayanışmanın da yardımıyla, kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesi ve yaygınlaşması için önemli bir adım olacaktır.

 

Yorumlar (4)

+ Yorum Yaz