Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

Muharrem İnce'nin adaylığı

Seçim sürecinde artık sondan bir önceki düzlüğe girmiş bulunmaktayız.

Adayların kıyasıya yarışı ve vaadleri etrafa iyice saçıldı. Saçıldı diyorum çünkü artık bütün kozların oynandığı basamağa geçildi. 

Milletvekiliği seçimiyle ilgili görüşlerimidaha önce bu köşede yazmıştım. Milletvekiliği seçimi yanında bir diğer kritik seçim ise Cumhurbaşkanlığı.

Her parti kendi adayını çıkararak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini önemsediklerini gösterdiler.

İşte asıl çekişme Cumhurbaşkanlığı’nda olacağı benziyor.

Çünkü hemen herkesin hem fikir olduğu gibi seçimler ikinci tura kalacak.

İttifaklar ne olacak, milletvekiliği seçimi sonuçları nasıl etkileyecek? Cumhur İttifakındaki çatlağın benzeri Millet İttifakında da olur mu?

İşte tüm bu donelerin cevaplarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Ama öncesinde bu seçim için Muharrem İnce’ye bir parantez açmak istiyorum.

Çünkü bana göre bu seçimin en renkli, öne çıkan adayı Sayın İnce.

Bir defa partisinde girdiği genel başkanlık seçimini kaybetmiş bir aday. Diyeceksiniz ki? Kendi partisindeki seçimi kaybeden bir aday nasıl 80 milyonun oyunu alacak? 

İşte bu sorunun cevabını meydanlardan alıyoruz, İnce, görülmemiş bir şekilde CHP’den fazla teveccüh görüyor halktan. Mitingleri deseniz en iyi örneğini önceki gün Diyarbakır’da gördük. İstasyon Meydanını halk tamamen doldurmuştu. Basına da yansıdı mitinge katılanların çoğu HDP’liydi. Evet HDP’li olabilir bunun ne sakıncası var? Her kesim her adayın potansiyel seçmeni değil mi? İnce olası bir ikinci turda bu kitlenin oyuna talip değil mi? Ki görünen de o. İnsanlar açık açık oy vereceklerini söylüyor.

Onun için şunların yardımıyla miting yaptılar gibi söylemler sahadaki gerçekliği değiştirmez.

Evet Muharrem İnce’nin performansı tıpkı 7 Haziran’da Demirtaş’a gösterilen ilgi gibi. Mevcut düzenden memnun olmayan veya işlerin yolunda gitmediğini söyleyen herkes neden bu değişim İnce’yle olmasın diyebiliyor. Hatta sahada da görüyoruz, insanlar artık açık açık ifade edebiliyorlar, kaybedecek neyimiz var ki diyorlar.

Açıkçası bu seçimin dinamikleri farklı. Türkiye’de değişime gebe bir ülke. yani değişime de kapalı bir ülke değil.

Bu değişim bu veya diğer seçimde gerçekleşir, bunu şuan için bilemeyiz ama görünen şu: Değişimin kaçınılmaz olduğu.

Asya ve Avrupa’da toprağı olan transit geçiş yollarına sahip, bir ülkede hiç kimse istediği politikaları dikte edip, dayatmalarda bulunamaz.

İşte tam da bu yüzden Muharrem İnce diğer adaylara nazaran bir adım önde. Gençlerle bağ kurup onlarla birlikte yeryüzü sofralarına oturabiliyor, Yaşlıların dilinden anlayıp onlarla empati kurabiliyor, Gerektiğinde sahnede zeybek oynayabilyor, Halktan biri olduğunu teoride kalmayıp pratiğe döküp anlatabiliyor. 

Cumhurbaşkanlığa ayrı bir parantez daha açacak olursak o da Selahattin Demirtaş’ın adaylığı. Demirtaş, Türkiye Cumhuriyet’I tarihinde tutuklu tek Cumhurbaşkanı adayı. Cezaevinden kendi çabalarıyla bir şeyler yapmakta. Ama bu şekilde seçim yarışı nasıl adil olur o da sizlerin takdirine kalmış.

İnce için son olarak şunları söyleyebilirim. Değişim isteyenlerin, işlerin yolunda gitmediğini söyleyen kesimin kararı kesinlikle bu seçime etki edecek. O yüzden CHP’nin tarihi boyunca aldığı belki de en doğru karardır, İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı.

Yeni her zaman sevilir bu topraklarda, tıpkı 2002’de AK Parti’nin iktidara gelişi gibi.

Herkese siyasetin sessizliğini hissedebileceği bir Bayram diliyorum…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz