Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

Nasıl bir ülke istiyoruz?

Ülkece yine kendimizi bir cinnet halinin içinde bulduk!

Cinnet dediğim yine bir olanağanüstü seçimin arefesindeyiz!

Zaten bu ülkede dün konuştuğumuzu bugün konuşmamıyoruz.

Şükür! Biz gazeteciler haber konusu sıkıntısı yaşamıyoruz.

Gündem baş döndürücü bir şekilde almış başını gidiyor.

Normal hayat denilen kavram yaşamımızdan uzun süredir çıkmış durumda.

Bu ülkede ben hayatımı sessiz sakin bir şekilde yaşıyorum diyebilen var mı?

Huzurla güne uyanıyorum her şey yerli yerinde neye elimi atsam yerinde buluyorum diyen insan sayısı kaçtır?

Bence hayatından memnunum diyen insan sayısı 80 milyonda bir elin 5 parmağını geçmez.

O üç ayda bir çıkarılan KHK’ler var ya tam olarak bizim gündelik hayatımıza da sirayet etmiş durumda.

Neyse konuyu dağıtmadan gel gelelim şu erken baskın seçim meselesine!

Açıkçası herkes gibi ben de bu seçim sürecinin kapıda olduğunu biliyordum. Ama yine herkes gibi bu kadar erken olacağını bilmiyordum!

Dedim ya her şeyimiz olağanüstüleşti uzun zamandır.

AK Parti uzunca bir süredir tek başına yönetemediği ülkeyi MHP’yle ‘Cumhur İttifakı’ adı altında yönetmeye çalışıyor.

Yönetmeye çalışıyor diyorum çünkü 15 yıldır iktidar olan bir parti yine tek başına iktidar olabilse neden geçmişte kanlı bıçaklı olduğu partiyle ittifak yapsın?

Seçim tarihinin açıklanmasının ardından ülke yine yukarıda bahsettiğim olağanüstü günlerinin zirvelerini yaşamaya başladı.

CHP belkide siyasi tarihinin en büyük hamlesini yaparak İYİ Parti’ye seçim yolunu açtı, 15 vekil transfer ederek.

Doğrusu bu hamleye CHP’lilerin kendisi bile şaşırdı. Çünkü beklenmiyordu. Yıllarca ‘uçak modunda’ olan muhalefetin aklına birden siyaset yapmak geldi.

Beğenirsiniz beğenmezsiniz kendi açılardan yerinde ve doğru bir hamle.

Çünkü tek başına CHP ve Kılıçdaroğlu alternatif bir iktidar olmaktan çokça uzaktı.

CHP yıllar sonra bu hamlesiyle ben de iktidar olmak istiyorum bu oyunda ben de varım dedi.

Önümüzdeki günler hatta saatler bu iktidar mücadelesine gebe.

Dedim ya ülke olarak gündem, bırakın günü artık saatler arasında gidip geliyor.

Belkide bu yazı bugün tazeliğini kaybedecek veya üzerine eklenmesi gereken binlerce konu olacak.

Biz bireyler bu gündemin tamamen merkezinde olsak da, bir o kadar da uzağındayız.

Çünkü yaşananların çoğu fillerin tepişmesi!

Biz çimenler ne istiyor diye soran bu ülkede hiçbir zaman olmadı, bu saatten sonra da olacağa benzemiyor.

Ama en azından şunu isteyebiliriz.

Birazcık huzur.

Artık olağanüstü hallerin olmadığı, gündelik yaşamımızın sıradanlaştığı bir hayat istiyoruz.

Evet istiyoruz çok şey de istemiyoruz.

Her an kavganın gürültünün olduğu bir memleketten herkes bıkmış durumda.

Bir an önce ne olacak olsun. Seçimleri 5 yıllığına yapıyoruz ama seçim süreci hayatlarımızı en az 1 yıl işgal ediyor.

Bu ülke insanı artık normal hayatı yaşamak istiyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz