Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Ne oluyoruz!

Epeydir aklımda, yazayım yazmayayım derken yaklaşık on gün önce trafikte yine kavga çıktı ve yol verme kavgasında Gaziantep’te bir kişi silahla kafasından vuruldu.

Evet, maalesef ülkemizin kanayan yaralarından bir tanesi trafikte kavga, cinayet, adam vurma…

İnsanlar hiç tanımadıkları insanları bir anlık öfkeyle vurabiliyor. Bunu hangi cümlelerle izah edebilirsiniz ki!

Son günlerde sizi bilmiyorum ama ben zaten trafikte müthiş bir gerilim yaşandığını gözlemliyorum ki, dikkat etmekte fayda var.

Trafikte, hemen öyle haklıyım diye birilerini uyarmaya falan kalkmayın.

Nezaket, olgunluk beklemeyin.

Yeşil yanmadan korna yapan, gereksiz selektör yapan, ters yönde giden, ışık ihlali yapan, aniden aracını önünüze kıran kişiler suç bastırırcasına yüzünüze baka baka ahlaksızlık yapabiliyor.

Böylesi bir zamanda nezaketin, medeni davranışın öne çıkması gerekirken, haklı da olsanız birileri bunu kabalıkla, kavgayla ve hatta silahla çözmeye çalışıyor.

Maalesef trafikte ahlaksızlık, kabalık yükselen değer olma yolunda ilerliyor.

Böyle giderse hiç istenmez ama daha çok kavga ve cinayet haberi okuruz gibi de görünüyor.

Artık bu konuyla ilgili toplumsal bir bilinç oluşturmak zorunluluk haline gelmiştir.

Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları artık bunu öncelikli konu haline getirmeli, eğitimler ve benzeri projelerle bir toplumsal hareket başlatılması gerektiği kanaatindeyim.

Bunun yanında kanunlar iyi işletilmeli ki, trafikte makas atan, çevreyi rahatsız edici davranışlarda bulunan ve kural ihlali yapanların yaptıkları yanına kar kalmasın, trafiğe çıkmak artık bir eziyete dönüşmesin.

Saygıya ve nezakete çok ama çok ihtiyacımız var.

Yolda yürürken omuz atmadan, birilerine çelme takmadan yürüyen insan neden arabaya binince farklı bir kimliğe bürünür ki!!!

Şöyle bir hikaye duymuştum:

Japonya’dan gelen bir kişi Türkiye’de bir aileye misafir olur.

Öyle ağırlanır ki, eve geldiğinde ayakta karşılanır, başköşeye oturtulur, kendisi yemeğe oturmadan kimse oturmaz, kendisi yemekten kalkamadan kimse kalkmaz, uyumadan uyumaz vesaire…

Japon turist çok etkilenir ve hayran kalır. Hatta bu kadar ilgiye layık mıyım diye mahcup bile olur.

Fakat ertesi gün trafiğe çıktığında işler değişir!

İnsanlar trafikte birbirleriyle sürekli sürtüşme halindedir. Kavga eden, laf söyleyen, arabanın önüne kıran derken hayranlığının yerini şaşkınlık almıştır…

İşte durum böyle, kararı siz verin; ne oluyoruz da biz böyle oluyoruz…

Biz hangisiyiz, ya da hangisi biziz!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz