Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Ne yiyelim!

Konunun neresinden bakarsanız bakın elinizde kalıyor aslında.

Endüstriyel toplum mu dersiniz, kapitalist sistem mi!

Ne yiyeceğimize kendimiz karar verebiliyor muyuz ki!

“Tabii ki kendimiz karar veriyoruz diyorsanız” sanırım yanılıyorsunuz.

Çünkü karar vereceğimiz seçenekleri de bize sistem sunuyor.

Yani biz sistemin bize sundukları arasından seçiyoruz.

Tüm dünyada sistemde maalesef kapital üzerine kurulduğu için, anlaşılan o ki sağlık konusu kapitalin arkasından geliyor.

Neden mi?

Hangisinden başlayalım ki!

Daha öncesinden de haberleri yapıldı ama birkaç gündür tavuk konusu yine gündemde.

Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar “Tavuk yemeyin” çağrısında bulunuyor.

Aslında tavuk diye yediklerimizin ilaç takviyeleriyle büyütülmüş civcivler olduğunu söylüyor.

Yumurtalarda ha keza öyle.

Kullanılan bazı yemlerin sağlığa zararlı olduğu ve yumurtalarında sağlıksız olduğu dile getiriliyor.

Yiyecekseniz köy tavuğu ve köy yumurtası yiyeceksiniz.

Onu da bulabilirseniz.

Süt ve yoğurt konusuna ne demeli!

Üretici ambalajlı süt, yoğurt sağlıklı diyor.

İşin uzmanları doğal süt ve yoğurt tüketin diyor.

Yani köylerden alın diyor.

Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) konusu bir ara gündemdeydi.

Açıkça zehir olduğu söyleniyordu.

Ne oldu!

Değişen bir şey yok.

Kullanılmaya devam ediyor.

Beyaz un ve ekmek meselesi ise belki de en önemlisi…

Defalarca girişimde bulunulmasına rağmen bir türlü ekmeğin kalite standardı artırılamıyor.

Maalesef en çok tüketilen ürün olan ekmeğe daha sağlıklı olabilecek standartlar getirilemiyor.

Bunlar ilk aklıma gelenler.

Kimyevi yemler, ebter tohum, koruyucular, renklendiriciler, jelatin kullanımı, sebze ve meyvelere kadar liste uzayıp gidiyor.

Konuyu çok ama çok etraflıca araştırıp yediğimize içtiğimize dikkat etmemizde fayda var.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Prof. Dr. Canan Karatay, Prof. Dr. Erkan Topuz, Dr. Ümit Aktaş, Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, Yazar Kemal Özer gibi değerli isimlerin bu konuyla ilgili çok güzel çalışmaları var. Ben bu isimleri takip etmenin kesinlikle faydalı olduğunu düşünüyorum.

Son olarak, doğal ürünlere ulaşma noktasında Gaziantep’in şanslı olduğunu da belirtmek isterim.

Gaziantep aslında çiftlik yatırımları açısından çok zengin bir şehir.

Köyler de şehir merkezine oldukça yakın.

Yani bazı doğal ürünlere ulaşmak diğer illere göre biraz daha kolay.

Sadece biraz zaman ayırmak ve biraz daha hassas olmak yetiyor…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz