Psk. Sevgi Altan

Psk. Sevgi Altan

Okul öncesi uyum süreci

Okullar açılıyor ve bu dönemde tatlı heyecanlar kadar endişeler de yer edinmeye başlıyor. Bir de okul hayatına yeni giriş yapacak kreş, anaokulu çocuklarını düşünürsek bu tatlı telaşlar kimi zaman çocuğun uyum sürecinden dolayı ailenin kafasında soru işaretine sebep oluyor.

Ne gibi soru işaretleri bunlar diye düşünecek olursak; Çocuğum okula alışacak mı? Öğretmenlerini sevecek mi? Uyku düzeni nasıl olacak? Yemek düzeni nasıl olacak? İyi bir eğitim alacak mı tarzında birçok sorularla kaygı, endişe seviyelerini yükseltmektedirler çünkü aile dışına ilk defa adım atılmış olunmaktadır. Kaygıları ne derece yüksek olup çocuklarına yansıtırlarsa, çocukların da okula uyum süreci o derece zor olacaktır.

Hayatlarında büyük bir yer kaplayacak bu uyum sürecini iyi bir şekilde atlatan ailelerin çocukları, ileriki dönemlerde okul hayatlarında daha az sorunla karşılaşırken, uyum sürecini sağlıklı geçiremeyen çocuklar ise okul dönemlerinde anneden ayrılamama, hırçınlık, öfke nöbetleri, başarısızlık, okul korkusu, aile ile çatışmalar, isteksizlik gibi birçok sorunla karşılaşabilir. Bu durumları atlatabilmek için öncelikli olarak ailelerin de bu sürece hazır olması gerekmektedir. Ebeveyn bu duruma hazır olursa çocuk da hazır olur.

Peki aileler bu süreçte ne yapmalı?

Öncelikli olarak ön hazırlık yapılmalıdır. Nedir peki bu ön hazırlık? Çocuğu duygusal olarak hazırlamalı, okulla ilgili konuşmalar yapılmalı, okula başlama hakkında resimli hikaye kitabı okunarak başlanacak ilk gün resmedile bilinir.

Alışma döneminde ise çocuğun düzeniyle ilgili ritüeller değiştirilmemelidir bunlar; tuvalet eğitimi, evde bakan bakıcı, taşınma gibi çocuğun hayatında büyük yer kaplayan durumlar diyebiliriz. Uyum sürecindeki çocuğun kaygısını aza indirmek için en sevdiği oyuncağını götürmesine izin verin bu sayede kaygısı bir ölçüde azalabilir. Bu dönemde ev ortamından ayrılırken stres faktörlerini olabildiğince aza indirip, koşturmaca olmaması konusunda dikkatli olunmalıdır yani sakinlik olabildiğince korunmaya çalışılmalıdır.

Bununla beraber karnın ağrırsa, yaramazlık yaparsan seni okuldan alırım konuşma tarzı yerine kendini kötü hissettiğin zaman öğretmenine söyleyebilirsin gerek duyulduğu takdirde beni öğretmenin arayacaktır diyerek ona güven verebilirsiniz.

Okul hakkında bilgilendirme yapılmalı

Çocuğa gideceği okul hakkında, eve tekrardan nasıl geleceği, kimin alacağı konusunda bilgilendirilmede bulunulmalı sonra eve dönüşte çocuk ile okulu hakkında, ısrarcı olunmadan onun bir şeyler paylaşmak için izin verdiği takdirde düşünceleri sohbet havasında öğrenilmelidir.

Ebeveynlerin bu dönemdeki en büyük hatası genelde soru tarzları. Bir problem olmadı değil mi? Ağlamadın umarım? Günün kötü mü geçti? Bu tarz konuşmalar çocuk için kaygı seviyesini arttırarak sorunların çözülmesi yerine daha çok problem teşkil etmektedir.

Çocuk ile okula geliş ve gidiş hakkında nasıl konuşulmalı?

Çocuk bir süre sonra servis ile gitmeye başlayacaksa aile onunla net ve güven verici şekilde konuşmalıdır. Mesela; eğlenceli bir gün geçireceksin eminim, servisteki arkadaşlarınla güzel zamanlarının olacağına inanıyorum tarzı konuşmalar çocuktaki endişeyi aza indirmede yardımcı olacaktır. Servis kullanılmıyorsa ebeveyn okula bırakıyorsa ve her okula bırakılışta hırçınlıklar, ağlamalar oluyorsa ayrılık kaygısının daha az olduğu anne veya babanın bırakması tavsiye edilebilir.

Son ve en önemli konulardan olan sabah uyanma ve gece uyuma anlamında zorluk yaşandığında çocuk ile sorumlulukları hakkında konuşulmalıdır ebeveyn, kendi hayatından örnekler vererek herkesin bu tarz sorumlulukları olduğunu çocuk ile paylaşmalıdır. Bu sayede sorumlukları erken yaşta edinme de adım atılmış olunur.                                                                                                    

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz