Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

Politika - Politika...

1980 öncesi ülke iki meclis tarafından yönetilirdi. 

Biri parlamento diğeri senato. 

Parlamentoya seçilenlere milletvekili, senatoya seçilenlere senatör denirdi. 

Milletvekili seçimine katılmak için okur – yazar olmak yeterliydi. 

Senatör seçilmek için yükseköğretim mezunu olma koşulu vardı. 

Bundan dolayıdır ki senato için, “okumuşlar meclisi” de denirdi. 

Parlamentoda alınan kararlar, daha sonra senatoda görüşülür, tartışılır, ancak öyle geçerli olurdu. 

Şimdi senato da yok senatör de yok. 

Ancak 24 Haziran seçiminden sonra 600 milletvekilimiz olacak. 

Aklı esen milletvekili aday adayı oluyor. 

Sonuçta yine Ankara’nın rahle – i tedrisinden geçilerek aday adaylığı bitirilenler aday olabiliyorlar. 

X 

Bir seçim öncesi dönemi yaşıyoruz. 

Toplantılar, mitingler, el sıkmalar, sarılıp öpmeler gırla gidiyor. 

Vatandaşa hizmet aşkıyla yanıp tutuşanların şimdi şirin görünme zamanı. 

Üstten bakmaya daha sonra sıra gelecek. 

X 

Halkı yönetme sanatı olan politikanın bu kadar ayağa düşürüldüğü hiçbir dönem olmadı. 

Resmen, göz göre göre aklımızla alay ediliyor ama kimsenin tıkı çıkmıyor. 

Çanakkale ruhu,  Afyon Ovası ruhu, Sakarya ruhu, velhasıl kurtuluş savaşı ruhu, gide gide dumura uğratılmaya çalışılıyor. 

Ve zeka, özellikle pratik zeka, günümüzde nedense hep sınıfta kalıyor. 

Temel problem; sınıfta kalan hukuk, göz ardı edilen adalet ve ırzına geçilen demokrasi. 

Bakarsanız partili olmayan kimse yok. 

Ancak bunların çoğu, particiliği cukkacılık olarak görüyor. 

Desteklediği parti iktidara gelsin, kendisinin işleri görülsün de ne olursa olsun. 

Hatta bir ordu komutanının, bir politikacıyı alkışladığını bile üzülerek görüyoruz. 

“Aya dört şeritli yol yapacağım dese inananacaklar” diyen bile var. 

İşte böyle karmaşık bir iklimde 24 Haziran seçimlerine gidiyoruz. 

Allah encamımızı hayreyleye…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz