Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Sanayi ve Endüstri 4.0

Tümüyle robot teknolojileriyle üretimin yapıldığı, insan elinin değmediği bir teknolojiden bahsediyoruz. Aslında dünya robot teknolojileri ile birlikte yeni bir evreye geçiyor ve bunun adı Endüstri 4.0. Bundan 50-60 yıl öncesinde tüm insanlık aslında alışılagelmiş yaşam biçimlerine haizdi.

Bilgisayar, cep telefonu, bilişim teknolojileri derken bugün yapay zeka ve robot teknolojilerini günlük yaşamın içerisinde görmeye başladık. Artık insan faktörünün üretimdeki etkisi de giderek azalıyor. İnsan aklı programlama ve mühendislik kısmında devreye girmeye başlıyor.

İş gücüne dayalı işlerin gelecekte kaybolacağı, yeni meslek guruplarının ortaya çıkacağı ve sahada sadece nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Kısacası sanayi ve üretimde insanın yerini artık robotlar alıyor. Koca bir fabrikada üretim süreçlerine insan eli neredeyse hiç değmiyor.

Akıllı makineler sensörler vasıtasıyla hammaddeyi alıp tüm proseslerden geçtikten sonra nihai ürüne dönüştürüyor.

Açıkçası kendi adıma Gaziantep’te halihazırda var olan Endüstri 4.0 teknolojili iki tesisi gezme imkanı buldum. Tabii ki ziyaret eden herkes gibi bende hayran kaldım.

Bunlardan bir tanesi Şölen Çikolata fabrikasıydı.

Kakao ve diğer karışımları makineler yapıyor, oval bir cam banttan çıkan karışım işlenip tüm evreleri tamamladıktan sonra nihai ürüne, çikolataya dönüşüyor. Tüketime hazır olan ürün yine kapalı bir cam üniteye geliyor, sensörler vasıtasıyla robotlar hangi ürünü alacağını kendisi seçiyor ve paketlemeye gidiyor. Tabii farklı ürünlere farklı üretim prosesleri söz konusu ama tüm süreçleri robotlar gerçekleştiriyor. Çalışan bir müzedesiniz sanki, ürünler adeta mücevher gibi cam ünitelerin arkasında ve siz sadece dışarıdan seyrediyorsunuz. Depo kısmı ise tümüyle karanlık, barkot sistemi sayesinde robotlar ürüne ait koliyi seçip raflara yerleştiriyor ve yükleme yapılacağı zaman alıp sevkiyat bölümüne yönlendiriyor.

Bir diğer Endüstri 4.0 teknolojili fabrika ise bir un fabrikası.

Türkiye’nin Endüstri 4.0 teknolojili ilk değirmenindeyim. Özmen Un’un yeni tesislerini gezen Siemens Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy burası için “Karanlık değirmen” ifadesini kullanmış. Hakikaten de öyle.

Dışarıdan baktığınızda camları olmayan, 45 metre yüksekliğinde fantastik filmlerdeki gibi sadece duvarla çevrili kocaman bir bina. İçine girdiğimizde ise tablo çok daha farklı. Normal bir binadaki gibi katlar var ama metal borular tavanı delmiş ve yukarıdan aşağıya doğru bir bütünlük içerisinde üretim süreçleri gerçekleştiriliyor. Her katta farklı bir birim görüyorsunuz. Işık hiç yokmuş ki, biz çıkınca görebilmemiz için lambalar yakıldı.

Buğday yukarıdan başlayıp en alta son teknoloji makinelerde el değmeden işlenerek iniyor ve her katta farklı bir işlem görüyor. En altta paketleme kısmında insan faktörünü ve nihai ürünü, yani unu görüyorsunuz.

Gerçekten mükemmel…

Tabii tüm bunların yanında Endüstri 4.0’ın istihdamdan sosyal yaşama kadar çok farklı yansımalarının da olması bekleniyor. Örneğin iş gücüne olan ihtiyacın azalması, verimliliğin ön plana çıkması, patron ve işçi tanımının klasik anlayışın dışına çıkması gibi…

Başka bir yönüyle bakıldığında ise bizim gibi rekabeti iş gücüne dayalı ülkelerde “Endüstri 4.0 üretim süreçlerine hakim olduğu takdirde ne olacak?” sorusunun da sanırım şimdiden sormak gerekiyor.

Endüstri 4.0 konusu çok geniş ve anlatmaya satırların yetmesi pek mümkün değil. Kısacası ülke olarak yeni teknolojilere hazır olmamız, Endüstri 4.0 ile birlikte yeni sanayi hamlelerini yakalamamız büyük önem taşıyor. Çünkü dünya artık çok hızlı değişiyor, yeni teknolojilerle birlikte başka bir yöne doğru evriliyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz