Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

Seçime bakış...

Türkiye için kritik bir seçim daha geride kaldı. Her vatandaş demokrasinin gereği olarak gidip görüşlerini sandığa yansıttı. 

Her ne kadar bazı yerlerden özellikle Urfa gibi illerden seçim ihlal haberleri gelmiş olsada iktidar ve muhalefet seçim sonuçları konusunda hem fikir.

Seçim sonuçlandı. Taraflar açıklamalarını yaptı. Kaybedenler kazananları tebrik etti.

Sonuç kaybedenler için hüsran, kazananlar için zafer. Sonuçta herkes haticeye değil neticeye bakar. Şu ilden ihlal gelmiş, TRT konuşmaları yayınlamamış, seçim adil geçmemiş, maalesef Türkiye gibi ülkelerde bu gibi şeylerin hiçbir önemi yok. Varsa yoksa son kerte. Kazandım mı kazandım felsefesi geçerli.

İşte bu seçimde kazandım gibi görünen ama kaybeden bir iktidarla karşı karşıyayız. 

Şimdi diyeceksiniz ki nasıl yani? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu, AK Parti mecliste birinci parti. Nasıl oluyor da kaybetti?

İşte bu durum hiçte öyle göründüğü gibi değil! 

AK Parti bir kere meclis çoğunluğunu kaybetti. 300 vekil sayısına ulaşamadı, diğer seçimlere nazaran yüzde 7’lik bir puan kaybı söz konusu. Gaziantep’te bu oran 10 puan. 

İşte göründüğü gibi ortada bir AK Parti zaferi yok.

Bu seçimin tek kazananı var oda MHP. Herkes MHP’nin barajaltı kalacağına kesin gözüyle baktı.(barajaltı darken MHP’e seçime ittifak yaparak katıldığı için, zaten barajlatında kalmıyordu)Ama MHP ne yaptı tabiri caizse topu 90’a taktı.

Yüzde yedi sekiz diyeninden tutun da yüzde iki üçleri görecek diyenlere kadar herkes, bende dahil olmak üzere seçim sonuçları konusunda ters köşe olduk.

Olduk; çünkü MHP gram oy kaybetmedi, üstüne Gaziantep gibi yerler başta olmak üzere oyunu ve vekil sayısını arttırdı.

Dip dalga olacak, İYİ Parti, MHP’yi silecek gibi söylemler havada kaldı. İYİ Parti MHP’den gram oy almamış görünüyor. İYİ Parti’nin il bazında aldığı oylara bakın bu oyların çoğunun AK Parti ve CHP’den geldiğini net olarak görürsünüz.

Evet seçimin tek kazananı MHP. Bölünmeye ve bu kadar yaygaraya rağmen MHP, seçimlerden oy kaybetmeden çıkmış, üstelik AK Parti’yi de yeniden iktidara taşıyan kurucu unsuru olarak siyaset sahnesinde yerini almıştır.

Bahçeli, Kurt siyasetçi derlerdi inanmazdım. Koltuğu sallantıda derken adam hem kendi koltuğunu hem de Tayyip Erdoğan’ın koltuğunu sağlama aldı.

Düşünün, bölünmüşsünüz, içinizden bir parti çıkmış, eriyip gideceğiniz düşünülürken, seçimden bir önceki döneme göre daha fazla vekil çıkartmışsınız, üstüne üstelik birde 16 yıldır iktidar olan bir partiyi yeniden iktidar yapmışsınız? Bu kadar şeyi bir arada göreceğimiz kim bilebilirdi? Ben bunun böyle olacağını biliyordum diyen bir tane Allah’ın kulunu gösterebilir misiniz?

Evet, bu dönem eğer aksilik çıkmazsa MHP’in siyaset sahnesinde belirleyici olacağı bir düzen bizi bekliyor.

Bekliyor diyorum; çünkü her şey ortada AK Parti mecliste çoğunluğu kaybetmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan MHP’nin oylarıyla seçilmiş.

Elbette bu işin bir bedeli olacak, İttifakın öyle Vatan, Millet, Sakarya edebiyatıyla döndüğünü düşünenler varsa büyük yanılgı içerisindeler, şimdiden söyleyeyim.

Kapalı kapılar ardında neler dönüyor bilemeyiz. Ama bakanlıklarda MHP’li isimleri göreceğimiz kesin. Başkan Yardımcılığında Tuğrul Türkeş veya MHP’li bir başka bir ismi görmek sürpriz olmayacak. 

Alparslan Türkeş boşuna biz içerdeyiz ama fikirlerimiz iktidarda demiyordu. MHP’nin her dönemde özeti bu.

Şimdilik tablo bu. Seçimde değişim isteyenler kaybetti. İnsanlar ne olursa olsun bir dönem daha bu iktidarın ülkeyi yönetmesine evet dedi.

İntikam ve gerginlik siyasetinden ülke ortadan ikiye ayrılmış durumda. Öncelikle bu durumun bir an önce bitirilmesi ve siyasetin normalleşmesi lazım.

Yoksa intikam duygularıyla yönetilen bir ülkede ekonomi de Dolar da tepetaklak gitmeye devam eder.

Son olarak kaybedenler kulübünü, muhalefetin içler acısı halini bir sonraki yazıda ele alacağım.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz