Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

“Şehr-i Ayıntab-ı Cihan”

Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Gaziantep, “Şehr-i Ayıntab-ı Cihan’dır. Dünya şehirlerinin ışığı, göz nurudur.”

Evet, asırlar önce Evliya Çelebi bir cümle ile ne güzel anlatmış aslında; bu cümle Evliya Çelebi’nin Gaziantep için söylediklerinin son cümlesidir.

İnsanına, coğrafyasına, çarşısına, han ve hamamlarına kadar hayran kalmıştır ki, son cümlesi “Şehr-i Ayıntab-ı Cihan’dır” olmuştur.

Tabii o dönemde bağları bahçeleri ile zengin, kendine özgü bir şehirdir Gaziantep.

O yüzden Evliya Çelebi, “Bağları, bostanları, gül bahçeleri geniş örgüden kafese alınmış, çok verimli olmakla Ayıntab ucuz ve şirin bir kenttir” der.

O günden buyana yaklaşık 350 yıl geçmiş, kentleşme başlamış, sanayi devrimi olmuş, teknoloji devrimi olmuş.

Gelinen noktada ise artık robot teknolojileri sınırları zorlar hale gelmiş.

Endüstri 4.0 hayatımıza girmiş, artık robotlar birbiriyle iletişim kurmaya ve sofistike ürünleri yapabilir hale gelmiş…

Gaziantep tabii ki her zamana ayak uyduran, hatta yeniliklere öncülük eden bir şehir olmayı da başarmış

Sanayi hamlesini kendisi başarmış bir şehir olarak bugün Türkiye’nin lokomotif şehirlerinin başında geliyor.

Zamana, şartlara aldırmamış, kendi gücüyle, iradesiyle, azmiyle mücadele etmiş ki, Milli Mücadelesi dillere destan olmuş, Gazilik unvanını hak etmiş.

Şimdi azmiyle başkentin önünde gidiyor, en fazla ihracat yapan şehirler sıralamasında Ankara’yı geçip 5. sıraya demir atmış durumda.

Bağları ve bahçeleri ile zengin olan o küçük şirin şehir, bugün dünyanın yaklaşık 180 ülkesine mal satıyor.

Aradan 350 yıl geçse de o gün bağları, bahçeleri, çarşısı, pazarı ve tarihi dokusuyla Evliya Çelebi’ye Şehr-i Ayıntab-ı Cihan dedirten Gaziantep, bugünde sanayisi, ticareti, yemekleri ve tarihi dokusuyla Şehr-i Ayıntab-ı Cihan olmayı sürdürüyor.

Keşke o bağ ve bahçeleri de kalabilseydi ama o günün dünyasından bugüne tüm dünya değişti “maalesef”, geriye bambaşka bir eko sistem kaldı…

Çarşı pazar ticaretini sanayiye, üretime taşıyamayanlar geride kaldılar.

Bu global sistemde ayakta kalabilmek için ülke olarak da üretmeniz, ekonominizle ayakta durabilmeniz büyük önem taşıyor.

Gaziantep’te bunu yapıyor…

Üretim modellerinde yeni hamleler yapıyor, artık yüksek teknolojili fabrikalar kuruluyor.

Dünyaya örnek olacak endüstri 4.0 teknolojili fabrikalar kuruluyor ki, bundan sonraki yarış endüstri 4.0’da olacak gibi görünüyor.

Şu an Gaziantep’te Şölen Çikolata’nın kurduğu endüstri 4.0 teknolojili dünyanın en modern çikolata fabrikası el değmeden üretim yapıyor ki, buna başka bir kulvarda bir yenisi daha eklenmiş durumda.

Bir un değirmeni, ama endüstri 4.0 teknolojili bir un değirmeni. Özmen Un da dünyada bir ilk olarak endüstri 4.0 teknolojisine sahip un fabrikası kurdu ve un değirmenini robot teknolojisi ile buluşturdu.    

Anlaşılan o ki Gaziantep sanayisi kabuk değiştiriyor.

Şu an Gaziantepli sanayiciler, imalat sanayisinden çok daha öteye geçip, doğrudan yüksek teknoloji ile buluşmak istiyor.

Hammaddesini kendisi yapan, yüksek teknolojili, katma değeri yüksek ürün geliştirmenin hesaplarını yapıyor.

Kısacası Gaziantep şartlar ne olursa olsun durmaksızın yatırım yapıyor, bir makine gibi çalışıyor, ülkesinin en büyük dişlilerden biri olarak çarkları döndürüyor.

Bugünlerde de ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunlara, çepeçevre kuşatma çabalarına rağmen vatan ve memleket sevgisi ile hedeflerinden taviz vermeksizin üretmeye devam ediyor.

O yüzden “Dünyada Türkiye, Türkiye’de Gaziantep” şiarıyla hareket ediyor ve bu aşkla Şehr-i Ayıntab-ı Cihan olmayı asırlardır sürdürdüğü gibi bugünde sürdürüyor… 

Son olarak, Zeytin Dalı Harekatı’nda Vatan için mücadele eden Mehmetçiğimize ve tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan yardım diliyorum. Gözümüz, gönlümüz, dualarımız onlarla. İnşallah ülkemiz tek yürek bu imtihandan da başarıyla çıkacaktır.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz