Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

Ülkü Tamer'in ardından

Memleketten bir şair toprak olunca, o topraklar biraz daha çoraklaşır.

Şair demek o toprakların renkliliği, farklılığı, güzelliği demektir.

İşte Ülkü Tamer’in ölümü solgunluğun ifadesidir.

Çoğumuzun dilinde olan sabah akşam dinlediğimiz türkülerin sözlerinin Ülkü Tamer’e ait olduğunu kim biliyor?

Güneş Topla Benim İçin, Memik Oğlan, Üşür Ölüm Bile ve daha nicesi.

Ve Ülkü Tamer’in Gaziantepli olduğunu kaçımız biliyoruz?

Maalesef kıymetli insanlar ölümünün ardından hatırlanıyor. Kimdir, nasıl yaşar, hangi eserleri var diye araştırmak ancak ölüm olunca aklımıza geliyor?

Kendimizi mutsuz veya yalnız hissettiğimizde sığındığımız şiirlerin sahipleri birer birer göçüyor bu coğrafyadan.

Onlardan geriye bize bıraktıkları sözler kalıyor.

Şair öldüğü gün sözleri daha çok yaşamaya başlıyor.

Ahmet Kaya gibi Ülkü Tamer de birer birer göçüyor bu coğrafyadan.

Onlardan geriye sözleri Ülkü Tamer’e ait olan Ahmet Kaya’nın seslendirdiği, mırıldandığımız şu dizeler kaldı…

ÜŞÜR ÖLÜM BİLE

 

Bir ormanda tutup onu

Bağladılar ağaca

Yumdu sanki uyur gibi

Gözlerini usulca    

 

Bir soğuk yel eser    

Üşür ölüm bile    

Anlatır akan kanı  

Beyaz sesiyle

 

Diz çöktüler karşısında

Sonra ateş ettiler

Parçalanan yüreğine

Yuva kurdu mermiler    

 

 

Bir soğuk yel eser  

Üşür ölüm bile    

Anlatır akan kanı    

Beyaz sesiyle

 

Gelip kondu bir güvercin

Ellerine o gece

Kırmızı bir çelenk oldu

Bileğinde kelepçe    

 

Bir soğuk yel eser    

Üşür ölüm bile    

Anlatır akan kanı    

Beyaz sesiyle

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz