Herkes stokçu

250 BİN TON REKOLTEYE RAĞMEN FISTIĞIN ATEŞİ DÜŞMÜYOR.

Fıstıktaki büyük rant stokçuların azalması bir yana artmasına neden oluyor.

Antepfıstığında en verimli yılların birinin yaşanmasına ragmen fiyatlar düşmüyor. Çünkü biraz parası olan herkes fıstığı faturasız vergisiz üreticiden alıp ambara atıyor.

Özellikle fahiş fiyatların ve stokçuluğun denetlenmesi konusunda Valilere yetki verilmesini değerlendiren fıstıkçılar Valilerin hiç bir şeyi değiştiremeyeceğini savunuyor. Fıstıkçılarfiyatistikrarınınoluşması için Güneydoğu Birlik gibi bir kurumun kurulmasının şart olduğunu vurguluyor.

TELGRAF, Valilere denetleme ve ceza yetkisinin verilmesinin ardından fıstık halinde piyasanın nabzını tutu.

250 bin ton ile en verimli yıllarından birini yaşayan Antepfıstığının ateşi yine de düşmüyor. Nedeni ise yine stokçular.

‘Kim bu stokçular?’ diye sorduğumuzda ise şok yanıtlar alıyor.

‘Elinde biraz parası olan doktorundan avukatına kadar kimi arasanız var‘diyen fıstık komisyoncuları bu kişilerin üreticiden faturasız- vergisiz aldığı ucuz fıstığı ambara stokladığını ve piyasayı daralttıklarını fiyatlar yüksek olunca da yavaş yavaş piyasaya sürdüklerini belirtiyorlar.

STOKÇULUK MEMLEKETİN ÖZETİ

Stokçuluğu memleketin hali diye özetleyen fıstık komisyoncusu Tahir Güngören, “fıstık stokçuluğunu önlemenin yolu: Köylünün ürettiği tüm ürünün resmiyete dökülüp faturalandırılması aslında. Ürünlerin tüm giriş çıkışları faturalandırılır, köylü devlete vergisini öder. Stokçu da bu işin içine giremez. Bu da kayıpdışı girişi çıkışı önler. Devletin ekstra vergisi artar. Bir köylünün 100 ton fıstığı gelse devlete bir kuruş vergi vermiyor. Bu büyük bir kaçak. Stokçu üreticiden gelip fıstığı aldığı zaman fatura kestirmek zorunda. Ürün alınırken de satılırken de kayıtlı olacağı için kimse ürün stoklayıp piyasanın dengesini altüst esas edemeyecek. Buradaki asıl sorun bu. Ortada bir kayıtsızlık söz konusu. Denetim yok. Ama mesela Karadeniz fındığına bakın, yüzde yüz denetimli. Faturalı oluyor. Niye Antep Fıstığında böyle bir şey yok? Git 100 kilo fındık al adam sana fatura kesebiliyor. Çünkü alırken de kayıtlı alınmış. Ama Antep Fıstığında böyle bir şey yok. Antep Fıstığında fatura dedin mi sen ekstra yüzde dört veya beş fatura bedelini eklemelisin. Çünkü alırken kayıtlı alınmamış fatura kesilmemiş.”

REKOLTE İKİ YÜZ ELLİ BİN TONUN ÜZERİNDE

Fıstıkta rekoltenin bu yıl iki yüz elli bin tondan fazla olduğunu belirten Güngören, “rekolte yüksek olduğu halde fıstığa talep çok. Parası olan ne yapıyor fiyatların yükseleceğini bildiği için alıp depoluyor. Fıstık fiyatları aslında bu sene köylü için iyi, tüccar için de öyle. Fazla artı ve eksi olmasa bu şartlarda gitse iyi. Böyle devam etse aslında stokçularında ortada kazanacağı bir şey olmaz. Ama döviz artmış dövize yönelim yok, piyasalar dengesiz başka yatırım alanları yok. İnsanlar da ne yapıyor vergisi yok, kayıtdışılığı çok, fıstığa yöneliyor.”

GENELGEYLE, ZORLAMA İLE BU İŞLER OLMAZ

İçişleri Bakanlığın yayınladığı genelge ile ilgili de konuşan Güngören şunları söyledi: “Bana göre bu iş bir genelge ile çözülemez. Otokontrol sistemi olması lazım. Fıstığın kaçak bir şekilde satışı engellenmeli. Kaçak olacak yollar önlenmeli. Resmiyet ve kayıt altına alınma süreci devreye girmeli. Genelgeyle zorlama ile bu işler olmuyor. Valiye yetki verilmiş ama vali istese de bu sorunu çözemez. Vali ne yapacak kolluk kuvvetlerine zabıtaya bildirecek. Ama biz serbest piyasada fıstık satıyoruz. Kimsenin buna müdahele etme şansı yok. Bir de arz talep meselesi bu işler. Piyasada fıstık daralırsa, aşırı yükselir, ürün olursa fiyat düşer. Liberal sistemin götürüsü bu.”

OTOKONTROL SİSTEMİ ŞART

Stokçulara kendilerinin ambarcı dediklerini vurgulayan Güngören, “Bu fıstık temel gıda maddesi değil ki(bulgur, pirinç) stokçular bunu alıp depolasa tamam fiyatlar yükselir. Ama bizimki fıstık. Fıstık çok da temel bir gıda maddesi değil. Lüks bir ürün. Tüketimi zorunlu değil. Ve işin ilginç yanı stokçuluğu artık köylü de yapıyor. Adamın fıstığı var ekstra parası da var. Alıyor 3 -5 ton ambara depoluyor. Bekletiyor, piyasa tıkanınca ürününü sahaya sunuyor. Ürünü fahiş fiyatlarla satıyor. Ve biz bunları stokçu saymıyoruz ambarcı olarak adlandırıyoruz.”

GÜNEYDOĞU BİRLİK YENİDEN KURULMALI

Stokçu meselesinin bir anda hortlamadığını ifade eden komisyoncu Fikret Polat,” bu insanlar her zaman piyasanın içinde. Gündeme gelmeleri fıstık fiyatlarının yine artmasıyla bağlantılı. Piyasada hiçbir zaman denge yok. Dengenin olmasının başlıca sebebi ise bu işe devletin el atmaması. Güneydoğu Birlik gibi kurumların olmaması serbest piyasa olanaklarının sonuna kadar kullanılmasına yol açıyor. İçişleri Bakanlığı genelge yayınlıyor, stokçuluk yapılmayacak ürün hemen elden çıkarılacak, piyasanın ihtiyaçları karşılanacak deniyor. Ama stokçuluk yapılmaya devam ediliyor. Ve edilecek de. Piyasada vergi vermeyen bir sürü insan söz konusu. Bu işin artık lamı cımı yok. Çözüm, net ve belli. Güneydoğu Birliğin yeniden kurulması, Vali’ye çağrımız budur. Piyasaya denge de tutmak istiyorsa, sabit bir fiyat anlayışı istiyorsanız bu birlik yeniden kurulmalı. Stokçulara da bu şekilde engel olunabilir. Vergi vermeyip bizden daha iyi iş yapan insanlar tanıyoruz.”

STOKÇULAR GATEM’DE CİRİT ATIYOR

Fıstığın köylünün elinden düşük fiyatlarla alındığı dile getiren Polat, “ürün stoklanıyor. Aracı çiftçiden daha fazla kazanıyor. Stokçulara GATEM’de her zaman denk geliyoruz. Ve bunlar artık arada bu işten anlamayan kişilerle sınırlı değil. Esnaf bu işi yapıyor. Köylü yapıyor. Piyasa genişliyor. Doktor, avukat dışında meslek grupları da bu işe yöneliyor.”

ÇÖZÜM YOLU

Stokçularla ilgili düzenleme getirilmeli

Güneydoğu Birlik kurulmalı

Denetleme yapılmalı

15 Eki 2018 - 09:36 - Ekonomi

Mahreç  Cihat Öztürk


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.