Gaziantepli kahraman şehidin hayat hikayesi

Jandarma Komando Er Ömer Faruk Polat, 1994 yılının Kasım ayında hain bir pusu sonucu Van Yavaş ilçesinde şehit düştü.

Gaziantepli kahraman şehidin hayat hikayesi
Gaziantepli kahraman şehidin hayat hikayesi
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Şehit olacağını hisseden Polat, usta birliğine teslim olmadan önce yakınlarına, “Annem babam yaşlı. Onlara iyi bakın. Ben geri dönemeyebilirim. Sakın onlara bir şey belli etmeyin” demişti. Askerliği süresince de her aradığında “Yerim rahat. Operasyona pek gitmiyorum. Benim için endişelenmeyin” derdi. Ömer Faruk Polat 1974 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesinde dünyaya geldi. Küçük yaşlarda ailesi ile birlikte Gaziantep’e yerleşen Polat 25 Aralık İlkokulu’nu bitirdikten sonra Şehit Şahin Lisesi’ne gitti.

Burada bir yıl okuduktan sonra eğitim hayatına nokta koydu. Triko sektöründe çırak olarak iş hayatına atıldı. Ailesine çok düşkün olduğu için onlara daha iyi bir hayat yaşatmayı istiyordu. Bu neden liseden ayrıldı ve çalışmaya başladı. Askere gidene kadar trikoculuk yaptı.

ŞEHİT OLACAĞINI HİSSETMİŞ GİBİ KONUŞTU

Acemi birliğini Manisa Kırkağaç’ta tamamlayan Ömer Faruk Polat, dağıtım izni için Gaziantep’e geldi. Çok hareketli ve candan bir yapıya sahip olan Polat, tamamen zıt bir insan kimliğine bürünmüştü. Sohbet eden, şakalar yapan Ömer Faruk gitmiş, hep düşünen bir insan gelmişti. Anne babasının üzülmesini hiç istemezdi. İzin süresi dolmak üzereydi. Kuzenleri ile bir araya geldi ve, “Annem babam yaşlı. Benim gittiğim yer çok kötü. Geri dönmeyebilirim. Onlara iyi bakın. Size emanet ediyorum” derken sanki şehit olacağını hissetmişti.

KOMUTANI İLE PUSUYA DÜŞÜRÜLDÜ

Usta birliği için ayrılma vakti gelmişti. Ailesi ve sevdikleriyle vedalaşan Ömer Faruk Polat, uzaklaşana kadar gözlerini ayırmadan anne babasına baktı. Van’a ulaşan Ömer Faruk, bölük komutanının postasıydı. Tarih 9 Kasım 1994’ü gösteriyordu. Bir ihbar geldi, İhbar üzerine harekete geçen birlik bir operasyon düzenledi. Operasyon sonrası bölük komutanı ile birlikte dönerken pusuya düşürüldü. Hain bir saldırı sonucu şehit edildi.

ARKADAŞLARI ŞOK OLDU

Asker ocağında da çok sevilirdi Ömer Faruk Polat. Sürekli güleryüzlü, herkesin yardımına koşan bir kişiliği vardı. Bu nedenle asker arkadaşları arasında da çok saygı ve sevi görürdü. Şehit haberi de onlara çok acı gelmişti. Cenazesi için Gaziantep’e kadar gelip gözyaşı döktüler.

ACI HABER TELEFONLA GELDİ

Ömer Faruk Polat’ın şehit haberi aynı günün gecesine ulaştı aileye. Polat’ın binbaşısı bildirdi acı haberi. Babaya telefon açtı ve “senin oğlun bir kahramandı. O evladın babası da güçlü bir insandır eminim. Sana vereceğim haber acı ama gurur verici. Oğlun şehit oldu. Başımız sağ olsun” dedi. Baba Cuma Polat neye uğradığını şaşırdı. İnanamadı oğlunun ölüm haberine. Fenalaştı. Uzun süre kendine gelemedi.

ANNESİ ÇOK KORKUYORDU

Anne İsmihan, sürekli endişe içerisindeydi. Oğlunun sağ sağlim dönmesi için hep dua ediyordu. Bir gün yaşlı bir kadın geldi evlerine. Fala baktığını duydu ve hemen oğlu için dilek tuttu. Falcı kadın hemen kapattı falı. Bu fala bakmayalım dedi. Tabut görmüştü. Anneye söyledi durumu. Anne İsmihan o günden sonra çok daha kötü oldu. Her gün ölüp ölüp diriliyordu. Aradan bir hafta geçti ve kötü haber geldi.

3 GÜN ÖNCE GÖRÜŞMÜŞLERDİ

Ömer Faruk Polat, son görüşmesini annesiyle telefonda yapmıştı. Aile aradığında ulaşamıyordu oğullarına. Çünkü her seferinde operasyonda oluyordu. Ancak Ömer Faruk, hiç belli etmiyordu ailesine. Onların endişelenmesini ve üzülmesini istemiyordu. Ne zaman konuşsalar, “Anne burada çok rahatım. Ben operasyonlara da pek gitmiyorum’ diye onları rahatlatmaya uğraşırdı. Şehit olmadan 3 gün önce aradığında da sanki veda konuşması yapmıştı. Annesine, “Anne kendinize dikkat edin. Ne olursa olsun üzülmeyin. Ölmek de var dönmek de” demişti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.