Gaziantepli asker tezkeresine 4 gün kala şehit oldu

Piyade Er Mehmet Çivi, 16 Eylül 1996 tarihinde Bitlis’te nöbet tuttuğu sırada şehit düştü. Tezkeresine 4 gün kala şehit olan Mehmet Çivi, geride gözü yaşlı bir eş ve bir yaşındaki evladı Mehmet Gökhan’ı bıraktı.

Büyütmek için resme tıklayın

Mehmet şehit olmadan birkaç saat önce eşini telefonla arayarak, “Askerliğim bitmek üzere ama hala dağa gönderiyorlar. Döneceğimi sanmıyorum” dedi.

EVLİ VE BİR ÇOCUK BABASIYDI

Mehmet Çivi, 1975 yılında Gaziantep’te doğdu. Mütercim Asım İlkokulu’nu bitirdikten sonra okul hayatına nokta koydu. Trikoculuk yapmaya başladı. Askere gidene kadar trikoculuğa devam etti. Bu arada hayatını Dursun ile birleştirdi. Mehmet Gökhan adını verdikleri bir erkek çocukları oldu. Hayat artık Mehmet için daha fazla önem kazanmıştı. Daha çok çalışmalı ve evladının geleceğini garanti altına almalıydı. Askerlik zamanı geldi ve “Biran önce gidip geleyim. Ailemi sahipsiz bırakmayayım. Ailemin geleceğini düşünmeliyim” dedi.

Gaziantepli asker tezkeresine 4 gün kala şehit oldu

HİÇ İZİN KULLANMADI

Acemi birliğini tamamladıktan sonra dağıtım iznine gelen Mehmet Çivi, sevdikleri ile hasret giderdikten sonra Vatani görevinin geri kalanını tamamlamak üzere Bitlis Tatvan’a gitti. Biran önce askerliğini tamamlayıp dönmek için hiç izin kullanmadı. Çünkü çok sevdiği eşi ve biricik oğlu Mehmet Gökhan kendisini bekliyordu. Çatışmalar operasyonlar derken askerliğinin son günlerine gelmişti. Hem kendisi hem de ailesi artık gün sayıyordu. Hatta saatleri bile saymaya başlamışlardı.

Mehmet Çivi’nin tezkeresine artık günü kalmıştı. Dönüş hazırlıkları yapıyordu. Ailesi de dört gözle onu bekliyordu. Acemi birliği sonrası askere gitmiş ve bir daha gelmemişti. Askere giderken minik bir bebek olan evladı Mehmet Gökhan artık koşup oynuyordu. Sadece telefonda sesini duyduğu babasına kavuşacaktı. Son dört günü kalmıştı ve yerini dahi ayırtmıştı. Tarih 16 Eylül 1996’yı gösteriyordu. Mehmet nöbetteydi ve biricik evladına kavuşacak olmanın hayallerini kuruyordu. Ancak hain terör onu nöbet tutarken yakaladı ve şehit düştü.

ŞEHİT HABERİNİ TELEFONDA ALDILAR

Eşi Dursun hasta olan kayınvalidesinin yanında kalıyordu. O sırada bir telefon çaldı. Mehmet’in annesi çıktı telefona. Arayan bir askerdi. Önce kendisini tanıttı ve sonra da Mehmet’in şehit düştüğünü söyledi. Annesi önce anlamadı. Anladıktan sonra ise birisi şaka yapıyor sandı. İnanamadı. Biranda yığıldı olduğu yere. Eşi Dursun, “Ne oldu anne?” diye sordu. Annesi ise “Mehmet şehit düşmüş. Askerler aradı” deyince eşi Dursun da kendini kaybetti. Aylardır Mehmet’in dönmesini bekleyen aile perişan oldu.

BEN GELECEĞİMİ SANMIYORUM DEMİŞTİ

Mehmet Çivi, askere gitmeden önce de gittikten sonra da ne zaman eşiyle konuşsa, “Ben bir daha geri döneceğimi sanmıyorum” derdi. Tezkeresine 4 gün kala da yine eşini aramış ve “Birkaç gün sonra dönüyorum. Ama hala beni dağlara gönderiyorlar. 4 günüm kaldı ama ben hala döneceğimi sanmıyorum” derken, şehit olacağını hissetmişti.

SABAHA KADAR UYUYAMADILAR

Mehmet Çivi’nin şehit olduğu gece ne annesi, ne de eşi sabaha kadar uyuyamamışlardı. Evin içinde dolaşıp durdular. Birbirlerine neden uyumadıklarını sordular. İkisinin de birbirine cevabı aynı idi: “İçimde bir sıkıntı var. Ev üzerime yıkılıyor sanki.” Hem annesi hem eşi biliyordu kötü bir şeyler olacağını. Ama 4 günü kalan Mehmet’in başına bir şey geleceğini asla düşünmediler. Sabah olduğunda da acı haberi ulaştı Mehmet’in.

EVLADI İÇİN ÜZÜLÜRDÜ

Minik oğlu Mehmet Gökhan, hep aklındaydı Mehmet Çivi’nin. Sürekli onun geleceğini düşünürdü. Eşiyle konuşmalarında da sürekli “İçim acıyor. Maddi imkansızlıklar belimi büküyor. Evladıma bir şeyler almak istiyorum” derdi. Askere gittikten sonra da oğlu konuşmaya başlamış ve “Baba bana çikolata al. Oyuncak al” demeye başlamıştı. Daha fazla acıyordu içi. Çünkü maddi imkansızlıklar içerisindeydi ve evladına bir şey alamazdı. Eşiyle paylaşırdı hep. Mehmet Dursun çifti evlatları için birlikte üzülürdü.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Kahraman Şahin - Elinize gönlünüze sağlık. Çok güzel olmuş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Mart 12:55