Gaziantep FK taraftar kazanmak için neler yapmalı?

Gaziantepspor Taraftarlar Derneği’nde üç dönem yönetimde yer alan Ali Fıstık, tribünlerini bir türlü dolduramayan Gaziantep FK’nın taraftar kazanmak için neler yapması gerektiğini söyledi.

Gaziantepspor’a yıllarca tribünlerde destek verdiğini belirten Ali Fıstık eski taraftar yoğunluğunun ve futbol sevgisinin kalmadığını belirtti. Gaziantep FK yönetimine de çağrıda bulunan Ali Fıstık nasıl taraftar kazanılacağını sıraladı.

Gaziantep FK yönetiminin taraftar kazanmak için neler yapması lazım?

Ya zaten onlar yapıyordur da, öğrencilere bedava yaptılar. Hatta biletlerini veriyorlar. Ama kimseyi zorla maça götüremiyorsun. Bunların yapabileceği güzel en büyük şey, başarılı sonuçlar alıp, taraftarın isteyerek koşarak kendi kendine gelmesi. Yoksa bedava bilet vermeyle, yaş grubu olarak onları bedava çağırmakla olacağını sanmıyorum. Ancak başarıyla olur. Ondan sonra taraftar biletini alır, bayrağını alır, flamasını alır koşa koşa maça gelir. Ama ısrarla söylüyorum. Bizde insanlar başarıyla adapte oluyor. Yoksa sen araba göndereyim, otobüs göndereyim. Bayraktar Lisesinden 30 kişi 40 kişi maça götürüyorum desen abi gelmiyorum der.

Şu anda dernek de yok. Bir derneğe ihtiyaç var mı?

Mutlaka ya. Gaziantep Futbol Kulübü diyorsun. Taraftar derneği yok. Vardı diye biliyorum. İnşaatçı bir arkadaş vardı. Bırakmış mı? Sembolik de olsa, bir binası da olsa dernek olmalı. Bir Urfaspor’un var. Mahalli liglerde bile var. Adam kıraathaneye yazmış. Şahinbey spor kulübü lokali gibi. Taraftarlar derneği olmaması yanlış. Mehmet Turan beyin varsa yeniden aktif hale getirmesi lazım. Mesela ben Ali Fıstık olarak bir dernek kurayım, Saçma olur. İkicilik olur. Mehmet Turan’ın en azından kendisi yapmıyorsa bile birilerinin gelip alması lazım. Dediğim gibi düşünüyorum yıllardır sesleri çıkmıyor. Sosyal medyadan paylaşım yapıyorlardı. O dahi yok. Nedense artık onlarda şey yapmışlar. Aslında karamsar olacak bir durumda yok.

Futbol taraftarlığı sizce nedir?

Aşktır. Güzeldir. Bir coşkudur. Heyecandır. Deplasman maçlarına gitmek daha güzeldir. Özellikle Antepspor, Gaziantepspor varken çok daha fazla gidiyorduk. Ankara deplasmanımız oldu. İstanbul deplasmanımız oldu. Hatta son deplasman maçım Gaziantep Futbol Kulübüne, Kasımpaşa ile oynadığımız maçtı. İki hafta önce. Ramazanın ilk günüydü galiba. Onu desteklemek için sabahleyin kalktım. Ya bu uğursuzluk var Gaziantep’te. Ya şuna bir gideyim. Deplasmanda bir kere destekleyeyim. Bazı insanların inançları da vardır. Batıl inançlarım yok dese de. Dedim bu şeyi kıracağız dedim. Nitekim de kıracak gibi olduk. 1-0 öndeyiz. Rakip 10 kişi kaldı. Maalesef yine olmadı. Ama gerçekten deplasman iyidir, hoştur, güzeldir. İnşallah o günleri yine yaşarız. Güzel akıllı transferlerle, yani şey istiyor şehir. Artık başarı. 10’uncu olmuş, 12’nci 15’inci olmuş artık o şeyi kırdırmak gerekiyor. Zamanla falan bir alakası yok. En kısa sürede bunu başarmak lazım.

İyi bir futbol taraftarı nasıl olur?

İyi bir futbol taraftarı, şehrin maçına gidersin. Desteklersin. Başka kulüp takımı tutmazsın. Maça gidemiyorsan dijitürk alırsın ondan izlersin. Şehrin , iş yerinde, evinde, arabanda bir tane flaman olur. Benim şeyde vardır Gaziantepspor’un hala. Gaziantepspor’un flaması hala da duruyor. Alırken Antepspor şeyim var. Yürüyüşe giderken eşofmanım var. Yürüyüşe giderken işte bir nevi ben Gaziantepsporluyum diye haykırıyorsun.

Peki taraftar olmanın ayrımları var mıdır?

Taraftar olmanın ayrımları şudur; Kendi şehrinin takımı varsa, kendi şehrinin takımını tutuyorsan o ayrımcılıktır. Ama sen kalkmışsın kardeşim, 1.000 kilometre ötede. Atıyorum bir Diyarbakırlı Fenerbahçe, Galatasaray’ı destekliyor. O tadı o lezzeti alacağına ben inanmıyorum. Şehircilik farklı bir kavram. Ben Gaziantepliyim Gaziantepsporluyum. Adanalıyım Adana Demirsporluyum. Bursalıyım, Bursasporluyum demek çok farklıdır. Güzelliktir.

Bir taraftarın takımıyla olan ilişkisini ne belirler?

Samimiyet. Futbolcunun yaklaşımı, yönetimin yaklaşımı. Denk bütçe yapması. Transferi yanlış yapmaması. Yani küstürmemesi..

Gaziantepspor taraftarı olmak nasıl bir şeydi?

Bir keyiftir, güzeldir. Dünyada isminde gazi olan şehirdi. Güzelliktir. Hatta İyi hatırlıyorum. Gaziantepspor’un Galatasaray’la maçı vardı. Korelilerle işimiz vardı. Onları da alıp maça götürmüştüm. Onları götürmemdeki amaç da ağırlamak zorundayım. Adamı yalnız bırakamıyorum. Seul’den Güney Kore’den kalkmış benim yanıma gelmiş. Gaziantepspor Kamil Ocak Stadyumuna götürmüştüm. Öyle de güzel bir anım var. Gaziantepsporlu yapmıştım.

Gaziantepspor’la ilgili anılarınızdan anlatabilir misiniz? Taraftar olabilir, tribünde olabilir?

Gaziantepspor’la ilgili şeye gitmiştik. Ramazan’da Gençlerbirliği maçına gitmiştik. Yönetim kurulundaki arkadaşlarla bir minibüs kiralamıştık 14-15 kişi. Tek tek isim olarak hatırlamıyorum. Muharrem Türkoğlu da olabilir belki yönetimde. Ramazandı, ondan güzel bir keyif aldım. Ama özel bir istisna bir şey olmadı. Çok ilgin bir şey hatırlamıyorum. Her zamanki yaşadığımız şeylerdi. Takım galip geldiği zaman seviniyorduk.

Gaziantepspor Taraftarlar Derneği yönetiminde de bulundunuz. O zaman tribünler doluyordu. Siz ne yapıyordunuz?

Onda Gaziantepspor kenetlenmesi vardı. İnsanlar koşa koşa geliyordu. Hatta bize geliyorlardı, bilet istiyorlardı. Az önce de dediğim gibi başarıdan dolayı. Biz hep ilk 5’ oynuyorduk. Onlar geliyordu. Bizim çok bir çaba sarf etmemize de gerek kalmıyordu. Hatta taraftar bizden gelip rica mica bilet istiyordu. Yani cebinden para bilet alacak, bilet bulamıyor. Dediğim gibi her şey başarı. Bedava bilet, taşıma, yok. Öyle bir şey yo. Ancak şehir bire oynar, ikiye oynar, şampiyonluğa oynar. Ancak taraftar ondan sonra gelir ve sonra da dağılmaz.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.