Düğünü olacaktı şehit oldu

Düğünü olacaktı şehit oldu
Okan Çelik
25 Ocak 2021 / 05:43

Komando Er Orhan Günay, Batman İli Hasankeyf Koyunlu Köyü Çalgut Tepesi’nde bölücü terör örgütü mensupları ile girilen çatışmada şehitlik mertebesine ulaştı. Orhan Günay, 4 arkadaşıyla birlikte başından vurularak şehit düştü.

SAYACILIK YAPTI

Orhan Günay, 28 Şubat 1978 tarihinde Gaziantep’in Şehitkamil İlçesi İncesu köyünde dünyaya geldi. Hamza – Melek çiftinin 7 çocuğundan birisi olan Orhan ilkokulu İncesu köyünde bitirdi. Daha sonra Gaziantep’te sayacı yanına çırak olarak girdi. Küçük yaşlarda girdiği mesleğinde ilerledi. “Biran önce askerliğimi tamamlayıp, mesleğinde daha da ilerleyeceğim” diye askere gitmeye karar verdi.

4 ARKADAŞI İLE ŞEHİT DÜŞTÜ

Kutsal Vatan borcunu ödemek için 21 Ağustos 1998 tarihinde İzmir Yenifoça’ya gitti. Jandarma Komando Er olarak eğitime başladı. Oradaki eğitimini başarıyla tamamlayan Günay, Batman Jandarma Komando Tabur Komutanlığı 1’nci Jandarma Komando birliğinde göreve başladı. Usta birliğinde 3 ayını tamamlamıştı. Tarih 3 Şubat 1999’u gösterirken, Batman Hasankeyf’e bağlı Koyunlu Köyü Çalgut Tepesi’nde teröristlerle girilen çatışmada 4 arkadaşı ile birlikte şehit düştü. Şehitlerin hepsi başından vurulmuştu.

ANNESİ HİSSETTİ

Acı haber ilk önce Karşıyaka’daki evlerinin bulunduğu mahalle muhtarına ulaşmıştı. Askerler muhtara gitmiş ve acı haberi baba Hamza Günay’a nasıl vereceklerini sormuşlardı. O sırada evleri kalabalıktı. Muhtar, akşam saatlerinde söylemelerinin uygun olacağını belirtti. O sırada eve giden baba televizyonda haberleri izliyordu. Oğlunun bulunduğu bölgedeki çatışma haberlerini görmüştü. Kanalı değiştirince, eşi Melek, “Niye değiştirdin. Oğlumuz da şehit oldu” diye ağlamaya başladı. Eşi Hamza “Televizyon mu söyledi?” deyince hayır içime doğdu dedi. Oğlu şehit olduğu anda büyük bir acı çökmüştü içine annenin ve hissetmişti, kötü haber alacağını.

BABANIN EN ACI ANI

Gece 11:00 civarı kapıları çaldı. Hamza Günay’ın yeğeni idi kapıda duran. “Dayı dışarı gelir misin? Muhtar sizi çağırıyor” diye çağırdı.  Diğer oğlunu yanına alan Hamza Günay, dışarı çıktı. Bir sürü kalabalık vardı ve askeri araçlar da gelmişti. Muhtarın evinde askerler oturuyordu. Hamza Günay içeri girince bir subay kalktı ve kendisini alıp yanına oturttu. Sigara verdi. Birlikte çay içtiler. Hamza Günay, hala anlam verememişti. Ancak endişeleniyordu artık. Sigara ve çayları bitince subay ayağa kalktı ve “Sen artık şehit babasının” deyip boynuna sarıldı.

CENAZE MEZARLIKTA GELİN DEDİLER

Büyük bir yas vardı Günay ailesinin evindi. Babası eve dönmüş ve eşi ile diğer yakınlarına söylemişti evlatlarının şehit düştüğünü. Sonra telefon çaldı. Arayan askeriye idi. “Oğlunuzun cenazesi mezarlıkta. Defnedilecek” diye haber verdiler. Acılı aile Orhan’ın öldüğüne inanamıyordu. Bu yüzden gidip ölüsünü görmek istedi. Mezarlığa geldiklerinde annesi Melek, “Ben oğlumun yüzünü görmek istiyorum” diye feryat etti. Ama göstermediler. Baba Hamza Günay baktı ve evladının başından vurulmuş halini gördü.

DÖNÜŞTE EVLENECEKTİ

Orhan Günay askerliğini bitirdikten sonra evlilik hayalleri kuruyordu. Babası Hamza da evladına “Tezkereni al gel. Seni evlendireceğiz” derdi. Bu yüzden Orhan da babası da oğlunun tüm ev eşyalarını almıştı. Ancak Orhan’a o eşyaları kullanmak da, evlenmek de nasip olmadı. Ailesi Orhan’a ait olan eşyalara bakarak uzun süre gözyaşları döktü.

ŞEHİDE AİT EŞYALAR TESLİM EDİLDİ

Orhan Günay şehit düştükten sonra, cenazesi ile birlikte kendisine ait özel eşyaları da gönderilmişti. Babaya bir kutu içerisinde teslim edildi. O eşyalar arasında Orhan’ın traş olduğu traş takımı, çamaşırları, parası, saati çıkmıştı.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz