'Kadınlar iş yaşamında daha başarılı'

İş hayatına başladığımız  90’lı yıllarda Gaziantep için söyleyecek olursak özellikle özel sektörde çalışan bayan sayısı oldukça sınırlıydı.

'Kadınlar iş yaşamında daha başarılı'
Hüseyin Küpeli
30 Ekim 2018 / 00:01

GAGİKAD Başkanı Zarife Şeker, kadınlara iş dünyasında daha fazla fırsat verilmesini istiyor

“EV KADINI-İŞ KADINI GİBİ BİR TANIMLAMA ÇOK YANLIŞ”

Gaziantep Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanlığı’na yakın bir zamanda seçilen Zarife Şeker kadınların iş yaşamında başarılı olmasının ipuçlarını BOSS okurları ile paylaştı. 90’lı yıllarda kadın çalışanın daha az olduğu Organize Sanayi Bölgesi’nde başladığı iş yaşamına başarılı bir şekilde devam eden Zarife Şeker, “Elimde sihirli bir değnek olsa, Erkek Hakları Evrensel Bildirgesi’ni yayınlar, “ev kadını, sokak kadını, iş kadını” gibi tanımlamaları kaldırırdım” diyor. Şeker, iş dünyasında Güler Sabancı, ümit Boyner, Oya Eczacıbaşı, Elif Çoban gibi isimleri oldukça başarılı buluyor.

Zarife hanım kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Elbette, ben şehrin havasını, suyunu teneffüs ederek büyüdüm. Gaziantep doğumluyum. İlkokul, Ortaokul ve liseyi Gaziantep’te tamamladım. Anadolu Üniversitesi Afyon İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünden 1990 yılında mezun oldum. Mali müşavir aynı zamanda Bağımsız Denetim Uzmanıyım. Halen Gazi Uluslararası Bağımsız  Denetim Şirketinin ortağı ve İcra Kurulu üyesiyim. Evliyim ve bir erkek bir kız çocuğum var.                                                   

İş hayatınız ne zaman başladı?

 

Gaziantep Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanlığı’na yakın bir zamanda seçilen Zarife Şeker kadınların iş yaşamında başarılı olmasının ipuçlarını BOSS okurları ile paylaştı. 

İş hayatına mezuniyetimle beraber, 90 yılında, özel bir şirketin Muhasebe ve Finans işlerine bakmak üzere başladım. O zaman küçük bir işletme olan şirket, şu anda dünyanın en büyük halıcısı konumuna geçmiştir. 20 yıla yakın çalıştığım özel şirketten ayrıldıktan sonra kendi işimizi kurmaya karar verdik ve 4 arkadaş şu anki işyerimiz olan Gazi Uluslararası Bağımsız Denetim şirketini kurduk.

Peki, şirketinizdeki aktif görevleriniz ve çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Şirket olarak Bağımsız denetim hizmeti, vergi danışmanlığı, tasdik hizmeti, KDV iadesi danışmanlığı ve bilgi sistemleri olmak üzere işletmelerle ilgili daha birçok konuda hizmet vermekteyiz.

OSB’DE İŞVEREN VE USTABAŞILARIMIZ BİZE HEP DESTEK OLDU

İş hayatına başladığınız ilk günlerde ne gibi zorluklar yaşadınız?

İş hayatına başladığımız  90’lı yıllarda Gaziantep için söyleyecek olursak özellikle özel sektörde çalışan bayan sayısı oldukça sınırlıydı. Organize Sanayi bölgesinde tamamen erkeklerin egemen olduğu bir dünyada gidip gelmek başlangıç da bizim için oldukça zor olmuştu. Ancak zaman içinde işverenlerimizden tutun, ustabaşından işçisine  kadar bize sahip çıkılması ve destek olunması uzun yıllar organize de çalışmamızda önemli bir faktör olmuştur. Hiç unutmam bazı çalışan ustabaşılarımızın, bizden habersiz bizi otobüs duraklarına kadar takip edip binip gittiğimizden emin olduktan sonra geri döndüklerini çok sonradan öğrenmişizdir. Kaldı ki; o yıllar da işyeri servis olanakları sınırlı, araba deseniz yoktu.

İş yaşamında kadınların yaşadığı en büyük sorun sizce nedir?

Kadınların iş hayatında karşılaştıkları en önemli sorun erkek çalışanlarla aynı imkanlara sahip olmamalarıdır. Aynı işi yapmalarına rağmen, hem düşük ücret hem de kariyer açısından hep erkeklerin bir adım gerisinde kalmıştır. Bizim gibi kapalı toplumlarda kadın çalışan hem kendini birçok olası olumsuz şeylerden kendini korumak ve aynı zamanda işini düzgün yapabilmek için özel çaba sarf etmek durumunda kalmaktadır.

İş hayatınızdaki ilk yıllarınızda kulağınıza küpe olan bir nasihat veya ders çıkardığınız farklı bir anınız var mı?

O zamanlar mesleğimizle alakalı bizimle konuşan, yol gösteren çok kimse yoktu. Kendimizce doğru olanı iyi olanı bulmaya çalıştık. İşimin eğitimini almış biri olarak nasihattan çok gençlere yol gösterici olmaya, işleri konusunda öğrenme aşamasında pratiğin teoriden ne kadar önemli olduğunu, onlara insan ilişkilerinin önemini ve işlerine saygının, dürüstlüğün önemini vurgulamaya çalıştım.

GAGİKAD ile yollarınız nasıl kesişti?

Özel sektörde çalışırken de dernek ve vakıfların çalışmalarıyla her zaman yakından ilgileniyor ve takip etmeye çalışıyordum. Çevremdeki bir çok arkadaşım hem iş hayatlarında hem de sosyal hayatlarında oldukça başarlı insanlar ve çoğu kendi işlerinin patronu konumundaydı. Bu arkadaşlarım bir araya gelerek Gaziantep Girişimci İş Kadınları Derneği’ni kurmuşlardı. Ben de özel sektörde çalışırken onların tüm etkinliklerini ilgiyle takip ediyor ve beğeniyordum. Ne zaman ki kendi işimi kurdum dernekle de üye olarak bağım başlamış oldu.

SORUMLULUK ALMAK BİR GÖNÜL İŞİ…

Üye olurken, GAGİKAD’a bir gün başkan olacağınızı düşündünüz mü, başkanlığa giden süreç nasıl gelişti?

Derneğe üye olurken başkan olacağım diye düşünmemiştim tabi ki. Bizim dernek üyeleriyle çok sıkı ve ailesel bağımız oluşmuştu, hepsiyle çok yakın dostluklarımız var. Bu bir gönül işiydi ve Derneğimizde ister başkan olsun isterse üye, herkes elinden geldiğince faydalı olmaya, bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Bu benim çok hoşuma giderdi. 2008 yılından bu yana farklı arkadaşlarımız başkan olarak görevlerini icra ettiler. 6.Dönem Başkanı olarak da beni uygun gördüler. Yönetim Kurulu’na seçilmiş olduğum, Emine Doğan, Nilgün Kargıner, Sibel elbeyli, Gonca Oğuz Taşcan, Damla Gültekin, Fikret Ağan arkadaşlarım ve diğer değerli üyelerimizle birlikte topluma faydalı olacak işlere imza atmaya devam edeceğiz.

“BİR KADINI EĞİTMEK, BİR TOPLUMU EĞİTMEKTİR”

Hangi projelere imza atmayı hedefliyorsunuz, kısa ve uzun vadede neler yapacaksınız?

Biz Dernek olarak daha çok kız çocuklarının eğitimi üzerinde duracağız. Bir kadını eğitmek bir toplumu eğitmektir düşüncesiyle hareket ediyoruz. Başarılı kız çocuklarının eğitimine katkıda bulunmak amacıyla burs veriyoruz. Çocuk Gelinler Projesi’nde yer aldık. Özellikle çocuk istismarı konusuna eğilmek istiyoruz. Aynı zamanda hala günümüzde okula gönderilmeyen kız çocukları var bu konuda çalışmalar yapmak istiyoruz. Mahalle ve köylerde bu konuda eğitimler vermek istiyoruz.                                 Kadın girişimcileri desteklemek ve kadınlarımızı ekonomik ve sosyal alanda güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

KADINLAR İŞ YAŞAMINDA DAHA BAŞARILI

Kadınların iş dünyasındaki performansını nasıl görüyorsunuz?

Gayet iyi durumda. Kadınların iş dünyasında kesinlikle daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Nedeni, kadınlar daha disiplinli daha çalışkan ve daha dürüst çalışıyorlar.

Kendinize örnek aldığınız işkadınları var mı? Varsa hangi özelliklerinden dolayı örnek alıyorsunuz?

Var elbette… Güler Sabancı, ümit Boyner, Oya Eczacıbaşı ve Şölen Çikolata Ceo’su Elif Çoban  ve bir çok iş kadını var sayacağımız ve örnek alacağımız. Bunların disiplinli çalışmalarını, özgüvenlerini analitik düşünmelerini ve şirketlerini ileriye taşımalarını çok başarılı ve buluyorum. Bu örneklerin artması için de daha fazla çalışmamız ve kadınlara bu fırsatların verilmesi gerektiğine inanıyorum.

BAŞARMAK İÇİN AİLE DESTEĞİ ŞART

İş yaşamınızdaki başarıda en büyük etkenin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

İş yaşamında destekçileriniz çok  önemlidir. Hem evde hem işte çalışan bir kadın aynı zaman da evli ve çocukları da olunca kesinlikle ailesi çok büyük önem kazanıyor. Ailenin desteği şart. Bu konuda benim eşim ve ailem bana son derece yardımcı oldular. Her zaman arkamda oldular, her konuda onların bana kattıkları cesareti ve güveni unutmamam gerekir.           

İş yaşamınızdaki olmazsa olmazlarınız nelerdir?

İş hayatında olmazsa olmazım,  dürüstlük, çalışkan olmak,  ahlaklı olmak ve insan ilişkileri.                                

Ülkemizde ve dünyada kadınların ekonomi ve siyasette etkin olamamasını neye bağlıyorsunuz? Sorunun temelinde sizce ne yatıyor?

Dünya da ve özellikle ülkemiz de kadınlar hala ikinci sınıf vatandaş sınıfında görülmekte maalesef. Hem kültürel hem ekonomik olarak kadınları her alanda görebileceğimiz fikrini kabul edemiyoruz. Hala kadınlarımızı sadece çocuk doğuran evinde yemek yapıp eşini bekleyen okumasına bile yasaklar koyan bir toplum var. Ve onları ne iş hayatında ne sosyal alanda görmek istemeyen bir zihniyetin içindeyiz. “Karnında sıpayı sırtında sopayı eksik etmeyin” zihniyeti olan bir toplumda bir kadını nasıl zorlukların beklediğini düşünün artık.

“ASLA PES ETMEYİN, YILMAYIN”

İş yaşamıyla ilgili kadın girişimcilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

Kadınlarımız, bütün engellere rağmen disiplinli çalışmalarıyla, özgüvenleri ve azimleriyle her şeyin üstesinden gelebileceklerine inanmalılar. Asla pes etmemeliler. Kimsenin kendilerini yıldırmalarına izin vermemeliler. Çalıştıkları sürece başarı her zaman yanlarında olacaktır.

Zarife hanım; yoğun iş temponuzda ailenize ve kendinize yeteri kadar zaman ayırabiliyor musunuz?

Ailem benim için her zaman birinci önceliğimdir. Elbette, buna çok dikkat ederim. Onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Gün içinde herkes kendi işine gitmek üzere ayrılır akşam yemeğinde mutlaka hepimiz aynı masanın etrafında toplanırız. Bunu yapabiliyoruz ve bu çok önemli.

SPORLA ARASI GAYET İYİ…

Hobileriniz var mı, yemek yapar mısınız, nasıl vakit geçirirsiniz?

Spor yapmayı çok severim. Çocukluğumdan beri aktif olarak spor yapmışımdır. Uzun yıllar voleybol oyuncusu olarak hem okul takımında hem de kulüplerde oynadım. Tabi zaman içinde işlerin yoğunluğu bu aktifliği yok etse de her akşam yürüyüşümü aksatmam. Mümkün olduğunca haftanın üç günü yürümeye gayret ederim. Ailemle ve fırsat buldukça dostlarımla vakit geçirmeyi çok severim. Kitap okumayı severim gibi klişe bir laf yerine zaten okunması gerektiği taraftarıyım. Evimle bizzat kendim ilgilenirim. Yıllardır yoğun çalışmama rağmen evimin yemeğini hiçbir zaman yardımcımız yapmamıştır, kendim yapmışımdır. Ben böyle mutluyum.

“KOŞULLAR EŞİT DEĞİL”

Elinizde sihirli bir değnek olsa şu an dünya kadınları için neyi değiştirmek isterdiniz?

Eşit işe eşit ücret isterdim. Çünkü bu konuda adil olunmadığına inanıyorum. Çalışan kadınların çok olduğu yerler de kreşi zorunlu hale getirirdim. Erkek Hakları Evrensel Bildirgesini yayınlardım. Erkeklerin neyi yapmaya haklarının olmadığını belirgin hale getirirdim. Belki de ihtiyacımız olan budur. Ev kadını’, ‘sokak kadını’, ‘iş kadını’ gibi tanımlamaları kaldırırdım. Toplumda kadının çok fazla adı var ama kendisi yok. Bütün ev kadınlarının ekonomik özgürlüğü olmasını ve eşlerinden şiddet görmemesini isterdim. Belli bir saatten sonra dışarı çıkamayan bayanların her saat rahatlıkla herhangi bir tacize maruz kalmadan, rahat ve özgür bir şekilde, korkmadan yürüyebilmelerini sağlardım.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz