Umutlar tükendi

Gaziantep'te 2 yılı aşkın süredir yatağa mahkum bir hayat süren 15 Temmuz Gazisi Mehmet Alpaslan’a sevk edildiği Ankara’da da çare bulunamadı.

Umutlar tükendi
Okan Çelik
8 Kasım 2018 / 06:37

Gazinin annesine, “Evinize götürün, yapacak bir şey kalmamış” denildi. Çaresiz anne ise gözyaşı dökerek, “Yaşayan ölü gibi olan evladıma bakmak beni öldürüyor” diye feryat etti.

Telgraf’ta yayınlanan ‘Oğlumu kurtarın’ başlıklı haberde 15 Temmuz Demokrasi nöbeti sırasında serseri kurşunla başından vurulan Mehmet Alpaslan’ın dramı gündeme getirilmişti. 17 yaşında Gazi olan Mehmet yatağa mahkum olmuş ve hiç kıpırdamadan yatıyor ve sadece gözlerini oynatabiliyordu. Daha sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün de devreye girmesi ile genç Gazi, Ankara’ya sevk edildi. Orada da bir süre tedavi gören Alpaslan, bir türlü iyileşemedi. Ankara’da da doktorlar, “Oğlunuzun sinirleri yanmış. Yapacak bir şey kalmamış götürün” denildi. Büyük umutlarla Ankara’ya giden anne Yeter Alpaslan, bu haberle yıkıldı. Evladıma ömür boyu yine bakarım. Ama konuşamıyor. Gözlerini açamıyor, hareket edemiyor. Onu yaşayan bir ölü gibi görmek beni öldürüyor. Ne olur feryadıma kulak verilsin. Dünyanın neresi olursa olsun götürmeye hazırım. Gözlerini açsın yeter” diyerek gözyaşı döktü.

Çocuklarını babasız büyüttüğünü ve evladının bu şekilde olmasının kendisini derinden yaraladığını belirten Alpaslan, “Nereye gittiysek sonuç alamadık. Oğlumu kimse iyi edemedi. Doktorlar hep sinirlerinin yandığını ve kurtuluşunun olmadığını söylüyor. Eve götürün bu şekilde bakacaksınız, başka çare yok deniliyor. Gözlerini açsa, ya da iki kelime edebilse razıyım. Hiç kıpırdamadan bitkisel hayatta gibi yatıyor. Bir anne için evladını böyle görmek ölümden beter. Gölümü bile göze alırım, ama bana bir şey olursa evladıma bu halde ne olacak. Allah’tan ümit kesilmez ve dünyanın neresinde olursa olsun evladıma çare bulunsun” şeklinde konuştu.

15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında Demokrasi nöbetine katılan Mehmet Alpaslan, her gün Demokrasi Meydanı’na koşuyordu. Bir gece nereden geldiği belli olmayan serseri kurşunla başından vurulmuştu. Biranda yere yığılan Mehmet, hastaneye kaldırılmış ve tedavi altına alınmıştı. Genç gazinin başında kurşun olduğu anlaşılmıştı. O günden bu yana ne konuşabilen, ne gözlerini açabilen, ne de hareket edebilen Mehmet, tam bir bitkisel hayat yaşıyor. Telgraf’ta yayınlanan haberin ardından da Bakan Abdülhamit Gül devreye girmiş ve genç gaziyi Ankara’ya sevk ettirmişti. Orada da sonuç alınamadı ve çaresiz bekleyiş devam ediyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz