Av. Elif Süeda Özdemir

Av. Elif Süeda Özdemir

8 MART YÜRÜYÜŞÜ HAKKINDA

Ülkemizde gösteri ve yürüyüş hakkı her vatandaşa verilmiş bir haktır. İzin almaksızın önceden bildirim ile gösteri ve yürüyüş düzenleme serbestiyeti kanunlarca verilmiş olsa dahi, bazen gösteri yürüyüşlerin alevinin kızgın olması bazen de merkezi idarelerin hassasiyeti sonucu her gösteri olaylı bitmektedir. 8 Mart Dünya Kadınlar gününde Taksim'de yapılan gösteri de maalesef böyle bir sahne ile son buldu. Gösteri sırasında göstericilere polisin müdahalesi sonucu karşılıklı çatışma çıktı. Polis müdahalesi göstericiler tarafından ıslık ve sloganlarla protesto edildi. Tam bu esnada ezan okunmaya başladı. Ezan ile protestoların aynı ana denk gelmesi sonucu şöyle bir tablo çıktı ortaya: 8 Mart yürüyüşüne katılan göstericiler yürüyüş esnasında okunan ezanı ıslık ile protesto etti.!

Ezan okunduğu an çağrıyı anlayıp namaza koşmak yerine asıl görevi olan ezana saygısızlık yapanları tespit edip linç etmeye başlayan, müslümanlığı hakiki haliyle yaşayan vatandaşlarımız(!) tabi ki ezana yapılan bu saygısızlığı kabullenemediler. Ve bu saygısızlık, yapanların yanına kalmadı . Göstericiler , büyük bir kesimi çok dindar olan halkımızın tarafından en ağır sözlerle eleştirildi, hakaretler edildi, din elden gidiyor algısı başarı ile oluşturuldu ve de evet arkadaşlar dinimiz İslam bir kere daha kurtarıldı böylece...

Bu esnada ezanın esas manasını tam anlamayan ve ezanı Allah'ın huzuruna yaptığı bir çağrı olarak görüp, onun saygınlığını korumayı unutan vatandaşlarımız namaza, camiye koştular. Allah'ın dininin kutsalı olan ve onun koruması altında olan ezanımızı maalesef koruyamadılar. Bunun yerine hoşgörü ve tevazu içinde ibadet etmeyi seçtiler.

Oysa polis müdahalesine yapılan protesto esansında ezanın sesinin duyulamaması ve bu nedenle ortada yanlış anlamaya dayalı bir tablo oluştuğu kimsenin aklına gelmedi. Çünkü bildiğiniz gibi din elden gidiyordu. Soğukkanlı ve bilinçli bir şekilde muhakeme yapmak toplumumuzda pek tercih edilen bir yöntem olmadığı için biz yine olaya balıklama atladık. Ve evet dinimizi yine kurtardık.

Her gün onlarca insanın hakkına girilirken; rüşvet, hırsızlık, adam kayırma, fuhuş, cinsel istismar, kadına yönelik şiddet, ahlaksızlık her geçen gün artarken, bir kesim olabildiğine zenginleşip diğer kesim açlık sınırının altında yaşam sürmeye çalışırken, hoşgörü, anlayış, yardımlaşma, zekat, fitre, helal rızık, dürüstlük gibi asıl müslüman sıfatları gün be gün eski güzel anılarımızda kalmaya devam ederken... Evet ezana yapılan saygısızlık cezasız kalmadı ve evet arkadaşlar din bir kez daha kurtarıldı.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz