Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

ADAYLAR ENDİ MEYDANE HEPİ BİRBİRİNDEN MERDANE…

31 Mart yaklaştıkça politikacıların heyecanı artıyor.

Buna karşın seçmende herhangi bir heyecan belirtisi yok.

Bunun nedenlerini araştırmayı sosyologlara bırakalım.

Çeşitli partilerden başkan adayı gösterilenlerin asıl düşüncesi, “koltuğa nasıl otururum?” sorusunda gizli gibi geliyor bana.

Çünkü ortada plan – proje açıklayan bir aday yok.

Bu koltuklar, anakent belediye başkanlığı koltuğu, metropol ilçeler ile diğer ilçelerin belediye başkanlığı koltukları.

Seçimmiş, seçmenmiş, sandıkmış, demokrasiymiş laf – ı güzaf.

Yani bunların tümü kıyl – ü kal.

Türkçesi fasafiso.

Seçmen figüran.

Oy pusulası, sandık malzeme.

Hedef koltuk, amaç seçilebilme olunca, planı – programı düşünmenin ne anlamı var?

Yahu biz ne zaman bu kadar politik olduk?

Hem de politika sığ sularda kulaç atarken.

Politikacının dili bozuldu.

Böyle olunca partili yurttaşların da dili bozuldu.

Bırakın dil bozulmasını, insanların birbirine karşı sosyal ilişkileri bozuldu.

Güven kalmadı, saygı kalmadı.

Güya yerel seçime gidiyoruz, bu seçimi “beka”olarak görmeyi ve öyleymiş gibi gösterme çabasını bir türlü anlayamıyorum.

Oysa politikayı bize, toplumu yönetme görevi olan kutsal bir sanat olarak öğretmişlerdi.

Şimdilerde bize öğretilen politika ile uygulamadaki politika arasında dağlarca fark var.

Konuşan çok, düzgün politika yapan yok.

Felsefe yapan çok, politikanın felsefesini bilen yok.

Ve yutturan çok, maalesef yutan da çok.

Baksanıza politika ve hayat gittikçe acayipleşiyor.

Bilmem farkında mısınız?

Hani “sen fakında mısın?” diye soracak olursanız, işte ben de bu kadarlık farkındayım…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz