M.Hayri ÖZKEÇECİ

M.Hayri ÖZKEÇECİ

ADRENALİN DÜŞÜNCE

Maç yazılarımızın baskıya yetişmesi uğruna zamanla yarış bu işin en sevdiğim tarafı…
Duygu ve düşüncelerinizi fazlaca tartmaya zamanınız yoktur.
Heyecanınız, sevinciniz veya üzüntünüzün zirvesinde yazdığınız bir değerlendirmenin tadı bir başkadır.
O yazıda;
Hata yapma şansınız oldukça yüksektir. Aşırı öfkeli ifadeler de veya aşırı övgülerde de bulunabilirsiniz! Hatta hakaret içeren cümleler de dökülebilir kaleminizden.
Dedim ya o yazıların tadı bir başkadır.
Bazen uyanık davranıp sonuca göre bir şeyler yazıp zamandan kazanmak düşüncesi içerisine girersiniz.
Futbol bu, bir son saniye hatası sonrasında bütün yazı planlarınızı değiştirmek zorunda kalırsınız.
SKOR da çıkan yazılarımız genelde yukarda anlattığım özellikleri taşımaz. Öfkeniz ya da sevinciniz dinmiş, adrenalin seviyeniz normal bir halde oturursunuz masanızın başına.
Fenerbahçe maçını değerlendirdiğim “KOCAMAN TALİMAT” başlıklı yazımı bazı Fenerli dostlarımız oldukça taraflı bulmuşlar.”Sizin hiç mi hatanız yok?”şeklinde de eleştirdiler beni.
Elbette hatalarımız vardı.
Olmasa yenilir miydik?
Ama moda deyim; İNCE İNCE doğranmak var ya, o doğranmaları “görmeyelim mi?”diye savundum kendimi.
Ne dersiniz dostlar, o kadar görmezden gelen varken görmeyelim mi?
Yazık değil mi bu çocukların emeklerine?
Bir standardı yakalamaktan aciz hakemlerin kararları maçın kaderinde teknik ve taktiklerin önüne geçebiliyorsa benim önceliğim elbette bu orta oyununu deşifre etmekten yanadır.
Yıllar önce “BOY AYNASI” başlıklı yazımda ÜÇ BÜYÜK takımımızın Avrupalı rakipleri ile yaptıkları maçlar sırasında aynen onların karşısında bizim yaşadıklarımızı yaşıyorlar ana fikrinde bir yazı yazmıştım.
Bizi eleştirenlerin bir UEFA maçı sonrasında o takım yazarlarının yazılarını bir incelemelerini tavsiye ediyorum.
Bize, “siz az bile yazmışsınız” diyeceğinizden eminim.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz