Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR

Akıl hastalığına sahip olan kişiler, evlenmek istedikleri takdirde öncelikle evlenmelerinde tıbben bir sakınca olmadığını resmi sağlık kurulu raporu ile ispatlayabilmeleri gerekmektedir. Bir akıl hastalığı varsa şayet ; hastalığın tanısı, seyri, tedaviye uyumu,  tedaviye cevabının olup olmadığı ,  kişinin sosyal durumuyla birlikte değerlendirilecektir. Medeni Kanunumuzda, akıl hastalığı nedeniyle açılacak boşanma davası ile ilgili olarak; Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse , hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurul raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eşin boşanma davası açabileceği şeklinde hüküm kurulmuştur.

Akıl hastalığına dayalı boşanma davası açılabilmesi için; ilk olarak eşlerden birinin akıl hastası olması, ikinci olarak akıl hastalığı nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi, son olarak da hastalığın iyileşmemesi ve bu durumun resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmiş olması gerekmektedir. Takdir edersiniz ki ; akıl hastalığına sahip olan birey sağlıklı bir şekilde düşünemediği için evlilik birliğini de çekilmez hale getirecektir.  Bu durumda ,  akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasını açacak olan taraf ,  akıl hastası olmayan eştir. Yani davalı tarafın akıl hastalığının;  kendisinin ,  eşinin ve çocuklarının yaşam ve sağlığı hususunda tehlike arz edecek durumda  olduğunu davacı taraf kendisi ispatlayacaktır.

Davacı taraf,  akıl hastası olan eşinin iyileşme olanağı bulunmadığını,  bu hastalığın ilaçla kontrol altına alınmadığını en önemlisi davalı eşinin hastalığının   evlilik hayatlarını ve ortak yaşamlarını çekilmez  hale getirdiğini resmi sağlık kurul raporu ile  hakime ispat etmeye çalışması gerekmektedir. Çekilmezlik şartı her türlü delille  ispat edilebilir olup siz davanızı açtığınızda tanık deliline de başvurabilirsiniz. Hâkim,  resmi sağlık kurulu raporuna göre durumu değerlendirecektir. Ayrıca akıl hastalığına dayalı boşanma davanızı ne zamana kadar açacağınıza değinecek olursak ; siz davanızı herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadan her zaman açabilirsiniz.

Peki ,bu davayı nerede açacağınız hususuna değinecek olursak ; Tarafların son 6 aydan beri  ikamet ettikleri veya her iki taraftan birinin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi bu konuda görevli mahkemedir.Tarafların davalarını açmak için  gittikleri adliyede  Aile Mahkemesi bulunmuyorsa şayet boşanma davalarını Asliye Hukuk Mahkemelerinde açmaları gerekmektedir.

Boşanma davası devam ederken  hakim çocuklar adına veya eş adına dava tarihinden itibaren tedbir nafakası ödenmesine karar verebilecektir.Şayet ortada çocuklar var ise bu çocukların velayetlerinin kimde kalacağı konusunda çocuğun menfaati ve üstün yararı gözetilerek karar verilmelidir.Genellikle akıl hastalığı nedeniyle açılan boşanma davalarında çocukların  velayeti,  akıl hastası olduğu iddia edilen eşe bırakılmamaktadır.

Sözün özü; Akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şartları oluştuğunda siz , davanızı açabilirsiniz. Siz , her ne kadar eşinize karşı kendisi akıl hastası diyerek boşanma davanızı açmış olsanızda  hakim olayı iyice araştırıp ; böyle bir hastalığın var olup olmaması noktasında resmi sağlık kurul raporu arayacaktır. Bu raporda  davacı tarafça iddia edilen hastalığın var olup olmadığı , varsa bu hastalığın geçmesi olasılığının olup olmadığının ve en önemlisi akıl hastalığının  ortak yaşamı çekilmez hale getirip getirmediği hususlarında kararını verecektir.Aksi bir durumda akıl hastalığı gelecek nesillere aktarılabilir, toplum açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol  açabilecektir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz