Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

ASGARİ ÜCRETLİ DEYİP GEÇMEYİN

Asgari ücretli deyip geçmeyin.

Onlar mucizeye imza atan insanlar.

3 çocuğu olan bir asgari ücretli 2 bin 479 lira ücret alıyor.

Bu parayla ev alma şansı olmadığına göre kiracıdır.

Normal şartlarda bir dairede oturayım derse en az 1.200 lira ödemek zorunda.

‘Çocuklarım hasta olmasın. Üşümeyeyim’ derse, en az 500 lira da doğalgaz faturası.

‘Sadece televizyon, buzdolabı ve arada çamaşır makinesi çalıştırıyorum’ diyene gelen elektrik faturası 100 lira.

‘3 günde bir yıkanırız’ derse 80 lira su faturası.

Karı-koca en düşük telefon ücreti 50 lira.

Kapıcısı varsa 100 kira da aidat.

Etti mi sana 2.030 lira.

Yani yemeden, içmeden, giyinmeden elinde kalıyor 440 lira.

Günde 5 ekmek alsa 6.25 liradan ayda 200 lira eder.

Çocukları için bir paket süt parası da günlük 5 liradan ayda 150 lira.

Yani ekmek ve süt de aldığında aylık bitiyor.

Sebzesi meyvesi, yemekliği, kıyafeti, özel harcaması, çocukların masrafı için para kalmıyor.

Hele bir de çocuklar küçükse en az 300 lira bez parası tutar.

Ne yapıyor bu insanlar?

Nasıl geçiniyorlar akıl sır ermiyor.

Hiç kimse de çözemiyor bu işi.

Gerçekten akıl almaz bir mucizeye imza atıyorlar.

Türkiye’de 10 milyon asgari ücretli var.

Yani nüfusun önemli bir kısmı bu şartlarda.

Diğer tarafta da bolluk içinde yaşayan bir azınlık var.

Bir elleri yağda diğer elleri balda.

En lüks evlerde en güzel şartlarda hayatlarını sürdürüyorlar.

Her iki kesime gidip konuştuğunuzda asgari ücretli ‘Çok şükür geçinip gidiyoruz’ cevabını verir.

Şatafat içerisindekilerin önemli bir bölümü ise ‘İşler kötü. Hayat pahalı. Ne yapacağımızı bilmiyoruz’ diye serzenişte bulunur.

Keşke imkan olsa bolluk içerisinde yaşayanlar asgari ücretle, asgari ücretliler de bolluk içerisinde bir geçirebilse.

O zaman herkes anlar neyin ne olduğunu.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz