Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

BİR YOL HİKAYESİ

Günümüzde oturabileceğiniz bir eviniz var ise şanslısınız, yok ise, ömür boyu kira ödemenin ne olduğunu, bağ evleri, yatları, katları olan değil de, ancak kira ödeyen bilir!

Bir aile, belediye kararıyla nasıl mağdur edilir, nasıl bedeli ödenmeden evi elinden alınır, üstelik evi elinden alınırken, üstüne nasıl para alınır?

Hepsi okuyacağınız bu yol hikayesinin içinde mevcut…

Hikaye, 90’lı yılların sonlarında, Gaziantep’te bir ilçe belediye ile şu an aramızda olmayan bir gazeteci ağabeyimizin ailesi arasında yaşandı. İsimleri ve konunun muhataplarını yazının sonunda paylaşacağım.

Bir evinizin olduğunu düşünün…

Belediye bir gün kapınızı çalarak, oturduğunuz evin ortasından yol geçecek” diyerek, evi boşaltmanızı isteyecek. Bunun için size para ödemeyecek, hatta “yol geçerse kalan arsanız değerlenir” diyerek üstüne bir de para isteyecek!..

Hikaye buradan itibaren başlıyor…

Evin sahibi yaşlı kadın ve çocukları, kiralık ev bularak, evi boşaltıyor, ellerinde avuçlarında olan parayı da gidip belediyeye yatırıyor. 20 yıl öncesinin parasıyla, aile 4 bin 800 lira, çevresindeki esnaf ise aralarında topladığı 20 bin 500 lirayı bağış olarak belediyeye yatırıyor.

Aylar geçiyor, yol açılmıyor. Ev sahibi belediyeyi yol ediyor ama belediye söz verdiği yolu bir türlü açmıyor.

Yıl geçiyor, yıllar geçiyor…

Yerel seçimler oluyor, Belediye’de Başkan değişiyor.

Mağdur durumdaki Ev sahipleri, yeni başkana durumu arz ediyor. Belediyenin “evinizi boşaltın, kiracı varsa çıkartın, elektrik-su aboneliğiniz varsa derhal iptal ettirin” yazısını gösteriyor.

Ama yeni gelen başkan, “bu, eski başkanın projesi” diyerek yolu açamayacağını söylüyor. Sokak sakinlerinin “Başkanım, belediye resmi yazıyla bize yazı yazdı. Biz kendi elimizle oturduğumuz evimizi yıktık” dese de sonuç değişmiyor. Bir müddet sonra araya girmek isteyen bazı kişiler, dolaylı yollardan spor kulübüne bağış yapmasını istiyor ama yaşlı kadın, elinde avucunda para kalmadığı için “ben ne anlarım spordan” diyor, çaresiz!..

Ev sahibi kadın, kahrından ölüyor. Bu dünyadan göçüyor!..

Bu defa, çocukları takip ediyor, annelerinin bıraktığı yerden…

Bu süreçte, tekrar belediye seçimleri geliyor ve o başkan, partisi tarafından aday gösterilmiyor.

Yeni bir başkan daha geliyor.

Yeni başkana da gidiliyor.

Bir kez daha en baştan anlatıyorlar süreci!..

Başkan önceleri “bakalım, ilgilenelim” diyor ama, görev yaptığı 2 dönem boyunca ailenin mağduriyetine son verecek bir adım atmıyor.

Yaşlı kadının çocukları bir kez daha yıkım yaşıyor!..

Yaşadıkları bu dramatik süreçte, başkana sosyal medyada twet attığı için, Başkan tarafından, hakarete uğradığı gerekçesiyle şikayette bulunuluyor ve gidip karakolda ifade veriyor.

Olaylar bu şekilde devam ederken, yaşlı kadın ile beraber aynı evde yaşayan büyük oğlu da yıkılan evini bir daha göremeden vefat ediyor.

Yaklaşık 20 yıldır, evleri ellerinden alınan aile, bu yüzden huzurunu kaybetmekle kalmadı, ailenin bir çok ferdi de hayatta değil şu an…

Yukarda bahsettiğim aile, Üçtaş ailesi…

Yer Gaziler mahallesi Şevket Çıkmazı…

Evin boşaltılması ve yıkılması emrini veren ve üzerine para talep eden belediye Şahinbey Belediyesi ve o dönemin Başkanı Yaşar Ağyüz…

Bir sonraki dönemin Başkan Ömer Can…

O’nun devamında, aileye sosyal medyada hakaret ettiği gerekçesiyle dava açılan dönem ise bugünkü dönem… Ve mevcut Başkan Mehmet Tahmazoğlu…

Evi başına yıkılan, kiralarda kahrından ölen yaşlı kadın Zahide Üçtaş…

Yine bu süreçte, aynı evde otururken, başka bir eve çıkmak zorunda kalan ve daha sonra hayatını kaybeden isim, yıllarca Gaziantep basınına da büyük emekler veren Gazeteci Mehmet Üçtaş…

Davayı halen takip eden isimler ise Üçtaş ailesinin hayatta kalan diğer fertleri…

Onların ömrü bu mücadeleye ne kadar yetecek ya da bu mesele daha kaç başkan eskitecek, onu belki bizlerde göremeyeceğiz.

Kim bilir!..

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz