Halit Ziya Biçer

Halit Ziya Biçer

BÜYÜK SEYAHAT

İşte, bu gece
İnsanlardan bir fert,
Çıktı gökyüzüne!..

Kanat takmadan,
Hayal kurmadan,
Bir ışık gibi...
Fışkırdı gökyüzüne!..

Tek peygamber miydi çıkan?
Dünyalar kapılmıştı peşine.
Gel demişti o gece ALLAH
"Bir emir indireceğim ümmetine"


Birer, birer geçerek gökleri elçi
Çıktı, ardında bıraktı ölçüleri..

Bir hayal değildi bu. Bir rüya değildi.
Zaman, mesafe mekan MİRAÇ’a boyun eğdi.

Gezerek, gördü bütün gizlilikleri ayan
Peygamber hazır oldu, buluşmaya ALLAH’lan.

Bir mülakat başladı sanki elçiyle hükümeti
O gece duran saat, sanki zamanı yedi!

Çıt yoktu, bütün gökler bu anı bekliyordu
İdrak, bütün buydu yeyip bitiriyordu.



İhtiras bir güve'ydi, tahtaların içinde
Yakınlık geldi çattı, uzaklık bittiğinde.

AŞK serapa gökleri bir anda pürnür etti
Peygamber ol huzura selamla duhûl etti

Kainat bu selamla, nimetlere gark oldu.
Bir yakınlık başladı, bir uzaklık kayboldu.

Bütün gönüller sanki kanmış gibi idiler
Bütün gözler görerek, doymuş gibi idiler.

Bir güzellik çepçevre kuşatmıştı cihanı
Bütün zerre unuttu, bütün hicran, firakı...

Her şey, her şey, o gece yakınlığa erdiler
Birleşti ayrıldılar, ayrıldı, birleştiler...

Bir seyahat böylece geçiverdi ZAMAN’ı
Peygamber döndüğünde yatağı ısıcaktı.

İnandı inananlar, görmedi kör olanlar
Gece şeytanla yatıp, gündüz şeytan kalkanlar

Gelerek birer, birer inananlar, önüne
Dediler “Lebbeyk resul” inandık gördüğüne

Bizi temsil ederek bütün insanlık için
O gökler alemine, çıkan resul sen miydin?

İnandık idrakimiz almasa ötesini
Biliriz sen RESUL’sun bilirsin üstesini

Ne demek ay, ne demek gün, ne demek yıldız!..
Biliriz, sende saklı, sırların ötesi HIZ.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz