ŞEYMA GÜNENÇ

ŞEYMA GÜNENÇ

CEHALETİN ÜRÜNÜ HASETLİK

Toplumsal yaşamda görülen en büyük engellerden biri de cehalet ve onun doğurduğu hasetlik duygusudur.

Cehaletin tutsak olduğu bazı insanlara baktığımızda hasetlik duygusunun pençesinde olduğunu gözlemleriz. Şöyle bir söz vardır; kaliteli insanlar işiyle, boş insanlar ise kişiyle uğraşır. Çünkü o boş insanlar, kendini geliştirmiş kişiye karşı hasetlik duygusu beslerler. Oysaki daha faydalı işlerle uğraşılsa ekonomik olsun sosyolojik olsun daha verimli ve güzel bir hayat yaşanmış olur.  Toplumumuzun en büyük yaralarından biridir cehalet. Şahsen cahil insanlarla 5 dakika dahi bir arada bulunmak bana 5 saat gibi gelirken, bilgi beslenmiş kişilerle geçirmiş olduğum 5 saat ise 5 dakikaymış gibi gelir.

İnsanoğlu cehalet ve hasetlikle aslında kendi kendini ve çevresini zehirliyor fakat bunu anlamak istemiyor.  Kendisinde olmayanlar başkalarında olunca onu hazmedemeyip karşı tarafı aşağıya çekmek isteyen ifadelerde ya da davranışlara bulunup daha çok kendilerini küçük düşürdüklerinin farkına varmıyor. Oysaki deriz ya hani göz var nizam var, insanlar gerçeğin ne olduğunu bilirler. Bu durumda kişi kendine çok büyük bir saygısızlık yapıyordur da farkında değildir.

Bu tür duyguları taşıyanların özgüvenleri eksik; iyimserlik duygusundan yoksundurlar. Hakkı bilme ve tanıma adaletle yaşama anlamında insanın yüreğine, beynine sindirmek için tüm bu güzel meziyetlere büyük oranda ihtiyaç vardır. 

Hasetliğin içinde kıyaslama eylemi de vardır. Francis Bacon 'un bu konuda çok güzel bir sözü var. "Haset insan kendini daima başkalarıyla kıyaslar, kıyaslama olmayan yerde haset olmaz ‘’ Bu hasetlik duygusunu taşımak insanın huzurlu olmamasına neden olduğu bilinmelidir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz