Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

ÇİLE BİLBİLİM ÇİLE…

(Bu yaşananları yeni mi sanıyorsunuz?

Bakın tam 10 yıl önce, 5 Mayıs 2012 günü neler yazmışım?

Ve bu yazım 10 yıl önce bu köşede yayımlanmış.

Gelişerek değişen bir şey var mı?

Ona da siz karar verin.)

 

“Öyle politik bir dönemden geçiyoruz ki düşmanlar başına.

İktidar partilerinin söylediklerini, muhalefet partileri ciddiye almıyor, muhalefet partilerinin söylediklerini iktidar partisi ciddiye almıyor.

Genel başkanların söylediklerini de ayni bağlamda görüyoruz.

Bırakın ciddiye almayı, iktidardakiler, her şeyi bildikleri vehmine kapılmış, muhalefettekilerin, hiçbir şeyi bilmediklerini varsayıyorlar.

İktidarın her dediği, her yaptığı doğru, muhalefetin hiçbir doğrusu yok.

İktidar gerçekçi davrandığını iddia ederken, her fırsatta muhalefetin popülist davrandığını söylüyor.

İktidara göre memur, işçi, emekli, küçük esnaf, sanayici, iş adamı rahat, muhalefete göre bunların hiç biri doğru değil, tüm kesimler sinmiş, sindirilmiş, rahatsız.

Memurlar, ilkin 3 +3 e, sonra 3,5 + 3,5 a karşı çıktılar.

Oturum üstüne oturum yaptılar, anlaşamadılar.

Konu hakeme gitti.

Memur yılmadı, 23 mayıs Perşembe günü iş bırakma eylemine gitti.

Eyleme katılan memurların karşısına, yine memur olan polisi çıkardılar.

Biber gazı, cop, basınçlı su gırla gitti.

Hem de memur memura karşı yaptı bu işleri.

Uzlaşma denen kutsal kavram, politikadan çıkarılmış, yerine gerginlik getirilmiş.

Ama her konuda gerginlik.

Çevrenize dikkatlice bakarsanız, her konuda, her gün bir gerginlik yaşanıyor.

Ben bunları yazarken, memurlar iş bırakıp alanlara taşınıyor, Çalışma bakanı da televizyon televizyondolaşıp, memurların haksız olduğunu necip halkıma anlatmaya çalışıyordu.

İş bırakmayan polis memurları da iş bırakıp eyleme katılan memurları biber gazıyla, copla, basınçlı suyla durdurmaya çalışıyordu.

Oysa alınacak haklardan onlar da yararlanacaklardı.

 

Yazımın başında ne demiştim?

Öyle politik bir iklimden geçiyoruz ki düşman başına diye başlamıştım.

Allah aşkına haksız mıyım?

Çalışanın, üretenin çilesi, şimdiye dek hangi iktidar döneminde çözümlenmiş?

Yani bu yeni bir durum değil ama son dönem de işin üstüne tüy dikildi.

Durun bakalım, yarın, bu eyleme katılan memurların başına neler gelecek?

Dilerim akılcı davranılır, iş bırakan memurlar için bir yaptırım uygulanmaz ama sonuçta birileri cezalandırılacak.

Buna adım gibi eminim.

Sonuç olarak; bana göre memur ve emeklisi 3,5 + 4 ile (çile bülbülüm çile) şarkısını söylemeyi sürdürecekler…”

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz