Nergiz Karakuş

Nergiz Karakuş

Çocuğun duygusal gelişim dönemi

Duygular bizlere yaradılışımız ile beraber verilen, doğum anından itibaren aktif varolan ruhsal gelişimdir. Örneğin ağlama, üzülme, sevinme, korkma, öfkelenme, sinirlenme ve kaygılanma gibi duygulardır. Duygusal durumlar bastırılmamalı ve ertelenmemelidir. Çocuğun duygusal durumu ciddiye alınmalıdır, bu duyguları işlemeyi öğrenmelidir. İlk duygusal öğrenme doğum anının ilk dakikalarından başlayarak, tüm çocukluk evresinde öğrenilmeye devam eder. İlk 0-6 yaşlarında üç tane duygusal beceri aynı anda paralel değişim içinde birbirini etkiliyerek ilk gelişim tecrübelerini bu yaş grubunda yapmaktalar. Bu sebeple çocuğa bu yaş döneminde ruhsal zararlar vermeden, özenle duygusal becerilerini olumlu geliştirmelerini sağlamalıyız. Bu yaşlarda duyguları ciddiye alınmasa ve giderilmese vede bunları dille getiremeseler; ileri ki yaşlarda sağlıklı bir ruhsal gelişimi yapamamanın yanı sıra sağlıklı bir kişilik geliştiremezler.

Çocuğun duygusal gelişimi ailesi ile gün aşırı ve yıllar boyunca sürekli devam eden karşılıklı etkileşim ile bağlantılı olmasının yanı sıra, bu duyguları yönlendirme ve onları nasıl kontrol altında tutacağı ailenin tutumuna bağlıdır. İyi bir rol modeller aracılığıyla sağlıklı bir duygusal gelişim evresini geliştirir ve öğrenir. Çocuğun kendi bilişsel gelişiminin iç resmini içinde olumlu bir şekilde yapabilmesi daha çok ailesinin davranışlarına bağlıdır. Örneğin gece ihtiyaçlarının giderilmesi için ağlayarak uyanan bir bebek/çocuk annesi tarafından sevgi dolu bir ilgi ve alaka ile ciddiye alınarak ve de önemsenerek itina ile giderildiğinde; çocuk o anda ağlama duygusunun ciddiye alındığını algılamıştır. Annesine güven bağını ve ilişkisini olumlu tecrübe ile yapmış olur. İkinci bir örnekte ise, şayet anne gün içinde stresli ise, eşi ile kavgalıysa. Gece ağlayarak uyanan çocuğunun temel ihtiyaçlarını (emzirme, bez değiştirme) gibi gidermeyerek, çocuğu ağlamaya bırakırsa; taki çocuk uykuya tekrar dalana kadar.

Bu durumda çocuğunun duygusal gelişimine ilk aylar da hasar vermiş olur. Bu iki farklı davranış tarzları ile çocuk farklı duygusal tecrübeler kazanır. Birincisi ihtiyacının ve bulunduğu memnuniyetsizlik durumdan annesi tarafından ciddiye alınarak memnun edilerek giderilmesini öğrenir.

İkincisinde ise annesi tarafından hemen hemen hiç önemsenmediği, duygusal iletişimin sağlanmadığı bir davranışla stres çocuğa yansıtılarak güven ilişkisi sarsılır ve önemsenmediği, değersizlik duygusu çocukta gelişir.

0-6 yaş döneminde kazanılan ilk üç duygusal beceri

Duygusalığı sözlü ve beden dilli ile ifade etme.
Duygusal bilinç ve bilgi edinme (Duygusal patlamaların kaynağını ve ana sebeplerini kendinde ve başkasında tanıma ve algılama.)
Duygusal kontrol, yenilenme ve yeniden güçlenmek.

Duygusal gelişim zihinsel ve dil gelişimi ile de yakından bağlantılıdır. Zihinsel gelişimini tamamlamamış ve geri kalmış bir çocuğun duygusal durumu algılamalası hem kendisinde hem de başkalarında tanıması zordur. Sonuçta her şey beyin ile bağlantılıdır. Sinir sistemiz üzerinde beyine bilgiler doğru aktarılmasa bunları beyin işleme koyamasa bu duyguları yaşamak ve algılamakta güçleşir. Duygusal zekanın gelişmemesi durumu görülür.

Çocuğun duygusal durumunu ifade etme ve gösterme gelişimine baktığımızda sözlerle ifade edilemeyen duygular sevinç, üzüntü, öfke ve korkuyu bedensel durumda mimiklerinde ve davranışlarında görebiliriz. Aynı zamanda çocuk ilk yaş evresinde yetişkinlerin ve ailesinin duygusal ifade biçimlerini ve duygusal durumlarını tanıma becerisini kazanırlar. Örneğin annesinin güven veren ses tonunda ve sevinçini bir gülüşte tanır.

Duygusal ihtiyacı giderilmeyen ve ciddiye alınmayan bir çocuk ilk yenileme stratejisini ve davranış tarzını kendi kendini sakinleştirmeyi baş parmağını emerek ya da çok sevdiği bir oyuncağına sarılarak geliştirir.

İki yaşından itibaren çocuk konuşarak duygusunu ifade etme ve duygusal iletişimi öğrenme ve etkileşim imkanları ile dile getirme becerisi geliştirir. Duygusal durumu üzerine konuşmak yaş aldıkça çocukta daha önem kazanır ve karmaşık duygular gelişir. Beden dilli ile de aynı ifadeyi sağlayabilmesine rağmen sözlü kendini ifade etmeyi tercih eder. İlerleyen yaşlarda somut halden soyut duruma geçilir. İki yaşında başlayan inatlaşma evresi ile duygularını sözlü ifade eden çocuk, ailenin istemedikleri/istedikleri bir eylemi çocuk inatlaşarakyapmak ister ya da istemez. Örneğin uyumak gibi çocuk uykuya zorlandığında öfkelenir, saldırgan bir tutum sergileyebilir.

Çocuğunuzu zorlamayın sakinleşmesi için sarılın ve ona uykusu gelmiyorsa onu uyumaya zorlamayacağınız üzerine konuşun. Çocuğun tavrınında doğru olmadığını söyleyin, size uyumak istemediğini sakince ifade etmesini belirtin. Bazen çocuklar yaş aldığında ağlayarak herşeyi ailelerine yaptırmak isterler. Şayet ağladığı için önemli ihtiyaçları dışında çocuğun her dediğini hemen yapan aileler ise, çocuğa ağlayarak her şeyi yaptırabilme duygusunu verirler. Bu da doğru bir tutum değildir. Ağlıyarak her şeyi yaptıramayacağını ve sabırlı olmayı öğretmelilerdir. Konu hakkında konuşarak ağlamadığında istediğini duruma göre yapabileceklerini anlatırsanız çocuğa, çocukta isteklerine ağlamanın dışında başka bir yollada ulaşabileceğini öğrenir.

Çocuğun ilk yaş döneminde edindiği ilk duygusal tecrübeler beyne kaydedilir. Bu edinilen duygusal tecrübeler hafıza kaydı, bundan sonra edinilecek duygusal tecrübelerle bağlantı kurar ve çocuğun ileri ki hayatında alacağı kararları belirleyecek ve yönetecektir. Bu konuda aileler bilinçlenmelidir, duygusal gelişim ilk yaşlarda çok etkilidir. Bu yaşlarda edinilen olumlu ve olumsuz duygusal tecrübeler ve beceriler yetişkin bir birey olduğumuzda ve hayatımız boyunca kendimiz ya dabaşkaları için alacağımız kararlarında sorumlusudur.

Bu sebeple aileler duygular üzerinde açık bir dille konuşmalılar, çocuklarının duygularını önemsemeliler, çocuğun duygularını nerde nasıl vurguladığını gözlemleyerek onu anlamaya çalışmalılar. Çocuğun duyguları hakkında konuşma fırsatı vererek, duygularını tanıma ve adlandırmasına olanak sağlamalılar. Duygularını doğru yollarla ifade etme ve göstermesi konusunda da çocuğu desteklemeliler. Aileler kendi duyguları hakkında da açık konuşmalırı gerekir. Çocuğun duygusal gelişimini sağlayacak oyunlar, kitaplar, duyguları anlatan resimler (gülen, ağlayan, öfkeli, neşeli) ve oyuncak bebekleri (duygu bebekleri) ile korkuları ve kaygıları üzerine konuşma ortamı yaratarak; çocuğun bu olumsuz duygulardan kurtulmasını destekleyebilirisiniz. 

Çocuğunuzun duygusal tepkilerini önemseyin!  

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz