Bora Kanevetçi

Bora Kanevetçi

DARISI İSTANBUL’A

Geçen yıldan kalma Erzurumspor sendromununtedirginliğiyle gitmedim desem yalan olur stadyuma. Öyle ya, bu tür maçlarda her zaman için “inşallah bir aksilik çıkmaz”  endişesi taşır insan.

 Maçın başlama vuruşuna doğru süre azaldıkça tribünlerin seyirci sayısı artıp, bir de coşkulu halleri eklenince bendeki final tabusu da yerini yavaş yavaş “bu kez olacak” düşüncesine bıraktı.

 Başlama düdüğüyle beraber dakikalar ilerledikçe Gazişehirlioyuncular da endişeden uzak, kendinden emin bir tablo çizdiler.

  Kaleci Günay’ın kendi ceza alanı içerisinden rakip yarı alandaki Poepon, yaptığı harika asist ya da Oğulcan’ın sol kanattan harika asisti Erhan tarafından goledönüştürülememesi skoru değiştirmedi ama Gazişehir’i iyice iştahlandırdı.  Zaten üstü üstüne gelen bu aparkatlar Osmanlıspor’u iyice sendeletirken ardından da Poepon’ungolü geldi. İlk yarı da böyle sona erdi.

  Osmanlıspor yenil durumda olmanın verdiği zaruretle ikinci yarıya daha ofansif başladı. Rakibin beraberliğe razı oyun anlayışını bırakmasıyla Gazişehir’li oyuncular ani atak şansı bulmaya başladı. Sağdan gelen ortada Poepon’un bir sezonun suskunluğunu kafa vuruşuyla bozdu. Gazişehir ikinci golü buldu. Akabindeki Kerim’in nerdeyse boş kaleye vuruşu final biletini garantiye alacaktı ama olmadı.

  Direkten dönen şutu saymazsak rakibe çok da pozisyon verilmeden ilk round kazanılmış oldu. Darısı önce Ankara sonra da İstanbul’a olsun.

  Bu maçın en önemli güzelliği başkandan yönetime, idarecisinden siyasetçisine, teknik heyetten futbolcusuna, taraftarından basın mensubuna kadar herkes üzerine düşeni yaptı. Özellikle Vali Bey’in kenti motive etmek adına bir haftadır gösterdiği çaba takdire şayandı. Emeği geçen herkese kent adına teşekkürler.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz