Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

DSP VE MUHALEFET

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal bir dizi temas ziyarette bulunmak için geçtiğimiz günlerde Gaziantep’e geldi.

Aksakal, 31 Mart seçimleri sonrası ilk gezisini Gaziantep’e yaptı.

Gaziantep’i stratejik bir kent olarak görüyorum diyen Aksakal, “Bu şehre önem veriyoruz. Bu kapsamda il ve ilçe teşkilatlarımızı hazırlayıp bir sonraki seçimde hazır olmak istiyoruz. Dedi.”

İlk ziyaretini buraya yapması ve bu şehre önem vermesi gayet doğal.

Aksakal’ın haklılık payı var, şöyle ki partisinin amblemi bu şehirde 240 bin oy aldı. 

Toplantının eksik kalan ayakları vardı.

31 Mart seçimlerinde partisinden aday olan Celal Doğan toplantıda yoktu!

Çünkü DSP’nin Gaziantep’te 240 bin oy almasını sağlayan başat güç Celal Doğan’dı.

Aksakal bu oyu hanesine yazabilir ama gerçekler öyle mi bakalım!

DSP Başkanı toplantının büyük bölümü muhalefete yüklenmekle geçirdi. Sahte solculuk ve Atatürkçülük gibi kavramları bolca kullandı. Muhalefet olarak iktidara muhalefet yapma işinin unutup HDP’ye ve CHP’ye yüklendi.

Aksakal’ın atladığı nokta şu: Partisinin aldığı 240 bin oyun yüzde 99’u eleştiri yönelttiği partinin seçmeninden geldi.

Tabi bu siyaset yapma tarzı kendilerinin bileceği bir iş. Saygı duyuyoruz. Değerlendirmeleri ve sonuçları doğru mu ona halk karar verecek.

Kendisine 240 bin oyun kendilerine mi ait olduğunu yönündeki soruya ellerinde veri olmadığını bunu bilmelerinin mümkün olmadığını söyledi. 

Oysaki hakikat tektir, görülür, bilinir, ortadır.

Kendisi soruya soruyla da karşılık vererek Fatma Şahin’in de seçimlerde yüzde 10 kaybettiğini bu oyun nereye gittiğini biliyor muyuz, diye sordu.

Bu sorunun da bir cevabı mevcuttu aslında: Seçim öncesi meydana gelen öküz meselesi AK Parti’den İYİ Parti’de hatırı sayılır derecede oy gitmesini sağladı. Yüzde 7 veya 8 oy alacak İYİ Parti adayı yüzde 17 gibi hatırı sayılır bir oy oranıyla çıktı seçimden.

DSP Başkanı tüm bu gerçekleri görmeden Gaziantep’te siyaset yapmayı düşünüyorsa büyük bir yanılgı içerisinde. Seçimden sonra biz gazeteciler de dahil olmak üzere DSP’nin Şahinbey’de adayının olduğunu öğrendik. Meclis üyesi adaylarının olduğunu pusulalarda gördük. Çoğu insan Celal Doğan’ın hatırına gidip 3 pusulada da DSP’ye oy attı. Ama gel gör ki DSP Genel Başkanı öyle bir toplantı düzenledi ki kendisine oy veren insanları suçlama noktasına getirdi işi.

DSP, CHP’yi kendisine rakip olarak görebilir. Her yerde aday çıkarma özgürlüğü olan bir siyasi parti.

Ama şunu unutmaması gerekir ki insanlar ittifaklardan memnun olmadığı çoğu yerde tercihini DSP’den yana kullandı. Bu insanlar ömürlük DSP’ye oy kullanmadı. Bu bir seçim stratejisiydi. Geçti gitti. DSP eğer bu gerçekleri görüp siyaset tarzının belirlerse kazanım sağlar.

Ama yok ben direk mücadelemi bu şekilde sürdürmek istiyorum derse, suçladığı insanlardan nasıl oy alacak işte orası meçhul.

DSP bu anlayışla son 20 yıldır sürdürdüğü tabela partisi serüvenini devam ettirir.

Çünkü, ülkede yaklaşık 17 yıldır tek başına iktidar olan bir parti var.

İnsan DSP’nin bu muhalefet yapma tarzının görünce ister istemez şunu düşünüyor: Böyle muhalefet anlayışı hakimken iktidar neden değişsin ki bu ülkede.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz