Doç. Dr. Muammer OYTAN

Doç. Dr. Muammer OYTAN

EDEP VE HAYÂ SAHİBİ OLMAK

İnsanoğlunun fıtratında var olan duygulardan biri de edep ve hayâdır. Anonim bir şiirde belirtildiği gibi:

Edep bir tâc imiş nûr-i Hüdâ’dan,
Giy o tâcı emin ol her belâdan !
Edep ve hayâ, Peygamber Efendimizin de işaret ettiği gibi yaratılış hik-met ve gayesine uygun, insana yaraşır bir hayat sürme çabasıdır. Kur’an-ı Ke-rim’in İsrâ Sûresi’nin 37. ayetinde de kast edildiği üzere, edep ve hayâ, insanın nefsini terbiye etmesi, kendini ve haddini bilmesidir.
Edep ve hayâyı kuşanan kalpte ancak hayır ve güzellik bulunur. Edebi şiar edinmiş bir zihinden ancak faydalı düşünceler sâdır olur. Edeple konuşan bir dilden ancak hayırlı ve hoş sözler dökülür; kendisini ilgilendirmeyen boş sözlerden, dedikodu, yalan, iftira gibi mümine yakışmayan konuşmalardan uzak durur.
Kamil insan olma yolu da bu anlamdaki edep ve hayâ sahibi olmaktan geçer. Müminin söz ve davranışları edeple değer bulur. Edeple yapılan tövbe makbul olur; dua ve ibadetler edeple eda edilirse Allah’a yükselir ve sahibini yüceltir. Bu nedenle insan, her yaşta, her çağda ve her konumda edep ve hayâya muhtaçtır. Edep, bizim medeniyetimizde üstün bir ahlâki meziyet ola-rak değer görmüştür. Ancak bugün insanlık büyük oranda bir edep ve hayâ mahrumiyeti, bir ahlâk çöküntüsü yaşamaktadır; ahlâki değerler giderek yoz-laşmaktadır. Öyle ki, nice zihinler, gönüller ve bedenler edep ve hayâ ile yü-celmek yerine edepsizliğin girdabında boğulmaktadır. Her gün hataya teşvik eden, günahı tatlı gösteren, kötüye ve şiddete özendiren; çocukları istismar malzemesi haline getiren, kadınları cinsel meta olarak gören yayınlar yapıl-maktadır. Bunlar İslâmla bağdaşan tutum ve davranışlar değildir. Edepsizleş-miş, ar damarı çatlamış bir insan, fıtratındaki yani doğuştan getirdiği edep ve hayâyı kaybetmiş, “en şerefli varlık” olma özelliğini yitirmiştir. Bütün bunla-rın temelinde erdem ve ahlâk üzerine bina edilmeyen bir hayat anlayışının var olduğu açıktır!
DÜNYA HAYATI
İstemem artık dünyayı,
Mevlama yönelmem gerek.
Para-pul-makam-unvanı,
Mevlama yönelmem gerek!

Bütün insanlar hür olsun,
Kalpleri umutla dolsun,
Günleri mutlu-hoş olsun,
Mevlama yönelmem gerek!

Güllere bülbül yakışır,
Sular toprakta akışır,
Âşıklar içten bakışır,
Mevlama yönelmem gerek!

Her müminin bir derdi var,
Herkeste feryat, ah-u zâr,
Göze alınamaz ol Nâr,
Mevlama yönelmem gerek!

OYTAN’ım yetersiz önder,
Resûl’e salâvat gönder,
Zemzemle aşk-ateş sönder,
Mevlama yönelmem gerek!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz