Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

EV HAPSİ NEDİR VE NASIL UYGULANIR?

Soruşturma evresi, bir suç işlendiğine dair bildirim alan Cumhuriyet Savcısı’nın yargılamaya değer bir şüphenin var olup olmadığını kontrol ettiği varsa delilleri topladığı sürecin bütünü olup, kovuşturma evresi ise mahkeme önünde bütün delillerin değerlendirilerek maddi gerçekliğe ulaşılmaya çalışıldığı süreçtir. Bu süreçte soruşturma aşamasında suç şüphesi altında olan kişi “şüpheli” olarak adlandırılırken, kovuşturma aşamasında ise “sanık” sıfatıyla adlandırılacaktır. Soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı’nın istemi üzerine Sulh Ceza Hakimi; kovuşturma evresinde ise yargılamayı yapan mahkeme, suç şüphesi altındaki kişi hakkında tutuklama kararı verilebildiği gibi adli kontrol kararı da verilebilmektedir. Yani, kişinin tutuklanarak cezaevine gönderilmesi yerine adli kontrol şartıyla kanunda belirtilmiş olan tedbirlerle denetim altına alarak serbest bırakılmasına da karar verilebilmektedir. Bu hususta adli kontrol, şüpheli veya sanığın bir veya birden fazla yükümlülüğe tâbi tutulmasını içerebilmektedir. Söz konusu bu yükümlülükler; kişinin yurt dışına çıkmamasına karar verilmesi ya da  parasal durumu göz önünde bulundurularak Cumhuriyet Savcısı’nın isteği üzerine hakim tarafından belirlenecek bir güvence miktarının yatırılması ya da hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde giderek imza atılması veyahut kişinin uyuşturucu madde ve alkol bağımlılığından kurtarılması  amacıyla  hastaneye yatırılmasına karar verilmesi ya da her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmesi olabilmektedir. Bunlar içerisinde yurt dışına çıkamama yükümlülüğü, ülke sınırları dışına çıkamamayı ifade etmekte olup, hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurma yükümlülüğü ise şüpheli veya sanığın mahkeme kararında belirlenen yerlere  belirtilen aralıklarla düzenli olarak başvurmasını ifade etmektedir.

Ev hapsi de söz konusu bu adli kontrol tedbirlerinden birisidir. Ev hapsi veya konutunu terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbiri kapsamında yer alan yükümlülük,  aslında ceza infaz kurumu mevcutlarında tutuklu sayısının azaltılmasını da sağlamaktadır. Bu hususta, ev hapsinde kişi kendisine takılan elektronik kelepçe nedeniyle evinden çıkamamaktadır. Elektronik kelepçe, yükümlünün ayak veya kol bileğine takılan elektronik cihaz demektir. İzleme sürecinde yükümlünün yasak bölgeyi ihlal etmesi, cihazı çıkarması, zarar vermesi ve yükümlülüğünü etkisiz kılacak davranışlarının tespit edilmesi halinde izleme personeli tarafından takip kararının ihlaline ilişkin tutanak düzenlenmektedir. Yani, bu süreçte kişinin cezasını çekeceği konuttan çıkıp çıkmadığı elektronik kelepçe sistemi ile takip edilmektedir. Elektronik kelepçenin açılması ya da belirlenen alanın dışına çıkılması durumu ise  adli kontrol kararının ihlali olarak kabul edilmektedir. Bu hususta,  adli kontrol kararı uygulanarak yargılanan kişilerin, adli kontrol altında geçirdikleri sürelerin ceza mahkumiyetinden mahsup edilemeyeceği kanunda belirtilmiştir. Ancak aynı kanun maddesinde  konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında ev hapsinde geçen süre açısından bu şekilde olmadığı yani ev hapsinde geçen sürenin hükmolunan hapis cezasından mahsup edilebileceği indirileceği ifade edilmiştir. Bu hususta konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınmaktadır.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz