Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

EVLENMEYE İZİN DAVASI HANGİ DURUMLARDA AÇILIR?

Evlenme yaşı ; Türk Medeni Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenmiş olup  erkek veya kadının 17 yaşını doldurmadıkça evlenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bir kimse evlenme yaşı denilen bu yaşı doldurmadıkça, ayırt etme gücüne sahip olsa bile evlenemeyecektir. Hâkim ancak; olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilmektedir. Evlenmeye izin davasında önemli olan husus, kişinin  yaşı  olup bu davada pek  önemli bir sebebin bulunması önem arz etmektedir. Bunun yanı sıra kanunumuzda yer alan  "ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez" hükmü ile de evlenmenin bir diğer şartı olan kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerektiği tekrardan belirtilmiştir.

Evlenme yaşını ,  olağan evlenme yaşı ve olağanüstü evlenme yaşı olarak ayrı ayrı incelemek daha yerinde olacaktır. Erkek veya kadının on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemeyeceği  hükmünden biz, olağan evlenme yaşının on yedi yaşının doldurulmuş olmasını anlıyoruz.  Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine de  izin verebilmektedir. 17 yaşından büyük ve 18 yaşından küçük olanlar ancak ebeveynlerinin izni ile evlenebileceklerinden ötürü;  Olağan evlenmeye izin davası ,  17 Yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını doldurmamış kişilerin evlenmesi için gerekli iznin anne ve babası tarafından verilmemesi halinde  bu kişi mahkemede Olağan evlenmeye izin davasını açarak hakimden  evlenmesine izin verilmesini isteyebilir. Bu durumda hakim,  veli yahut vasinin neden evlenmeye izin vermediğini dinleyerek kararını vermelidir. Bu davada,  yetkili ve görevli mahkeme evlenmeye izin isteyen kişinin  yerleşim yerinde  bulunan aile mahkemesidir. Şayet kişinin yerleşim yerinin bulunduğu adliyede Aile Mahkemesi yoksa davasını Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açması gerekmektedir.

16 yaşından büyük fakat 17 yaşından küçük olanlar ancak pek önemli sebeplerin varlığı halinde Olağandışı evlenmeye izin davasını açarak mahkemeden evlenmelerine izin verilmesini isteyebilirler. Yani bu davada bir kimse evlenmek için ergin sayılmamakta lakin  istediği kişi ile evlenebilmesi için, mahkemeden izin verilmesini istemektedir.  Bu davanın da evlenmeye izin isteminde bulunan kişinin ikametgahında bulunan Aile Mahkemesi’nde açılması gerekmektedir. Evlenmeye izin isteyecek olan kişi bu izni bizzat kendisi  istemelidir. Bu davada  Olağanüstü bir durumun ve pek önemli bir sebebin bulunması hususunu hâkim, bizzat kendisi takdir edecek olup her olay kendi içinde değerlendirilmelidir. Bu iznin verilmesi için olağanüstü durumun ve pek önemli bir sebebin bulunması gerekir. Hâkim olanak buldukça ana ve babayı,   bunlar yoksa vasiyi dinlemelidir. Belirtmem gerekir ki; Hâkim bu kişilerin beyanları ile  bağlı olmayıp  pek önemli sebeplerin varlığını  bizzat  kendisi takdir edecektir. Örneğin; evlenmesine izin verilmesini  talep edilen kişinin hamile olması veyahut bu kişinin kimsesiz olması…vs sebeplerinin  olması halinde hakim durumu değerlendirecektir. Tabiki böyle bir durumda  olağanüstü bir hal ve pek önemli bir sebep ile evlenmeye  izni verilmesini isteyen taraf, bu  sebebin varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Ayrıca bizce önemli sebep olarak görülen şeyler çocuğun üstün yararını zedeleyecekse şayet ;  hakim evlenmeye izin vermeyebilir. Buradaki en önemli kıstas çocuğun menfaati olup;  onun yararının göz önünde bulundurulmasıdır.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz