A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

FACEBOOK MİLLİYETÇİLERİ

Ne zaman bir terör saldırısı olsa, ne zaman Mehmetçiğe hain bir pusu kurulsa sosyal paylaşım sitelerine iyi bakın. Tüm profil resimleri aniden Türk bayraklarına, siyah kurdelelere dönüyor. Teröre karşı yapılan bu haklı protestoya insanların davranışlarıyla da destek olması gerekmez mi?

Facebook ta, Twitterda sürekli milliyetçi paylaşımlar yapan vatan uğruna ölmek isteyip de bu uğurda yaptıkları tek şeyin tweet atmak olduğunu zanneden zatların şimdiye kadar nasıl bir hayat geçirdiklerini de incelemek gerek. 

Daha dün askere gitmemek için yüksek lisans sınavlarına girip, rapor almak için hastane kuyruklarında beklerken çekeceğiniz fotoğraflarınızı da facebook’ta yayınlasanız kaç beğeni toplardı acaba? .

 Batıda askerlik yapmak için torpil arayanlar; araya, dayıları, amcaları, enişteleri koyanlar, bu kişilere olan teşekkürünüzü askerlik fotoğraflarında etiketleseniz kimler paylaşırdı merak ettim.

Hayatında bir çay doldurmayan insanların orduevlerinde garson olabilmek için neleri feda etmek istediklerini ‘’ne düşünüyorsun?’’ kısmında da yazabilecekler mi?

Bu ülkede askerliğin en çok övünülecek kısmı ne kadar rahat yapıldığı, bilmem hangi komutanın postası olunduğu, çarşıya ne kadar çıkıldığıyla ölçülür.

Tayini doğuya çıktığında bıyıklarını kesen, yaka rozetlerini veya büyük yüzüklerini evde bırakan, bir an önce memleketime nasıl dönerim diye kanundaki boşlukları araştıranlara sesleniyorum. Paylaşım yaparken dikkat edin. Bazen çok komik oluyorsunuz.

Milliyetçiliği sadece sosyal paylaşım sitelerinde görenlerin şehit analarını ziyaret etmediği, gazilerine saygı göstermediği, en azından şehidine bir fatiha okumadığı bir ülkede milliyetçilik, en çok paylaşılanlar kısmında 2 gün kalır sonra da unutulur gider.

 

ZİLLER KİMİN İÇİN ÇALIYOR?

1987 yılında başladığım eğitim öğretim hayatım 2005 yılına kadar devam etti ama hiç 06.30 da derse girmedim. Gaziantep’in birçok ilköğretim okulunda ziller sabah 06.30’da çalıyor.  Eğer bir gün uykunuz kaçar da erken kalkarsanız saat 06.00’da kendi ağırlığı kadar çantasını sırtına atmış küçük çocukların okul yoluna çoktan düşmüş olduklarını görebilirsiniz. 06.00’da okul için yola çıkan çocuğun uyanma, kahvaltı, giyinme seremonilerini sayarsak en iyi ihtimalle 05.00’de uyanması gerek. Ocak ayı için Gaziantep’te imsak 05.10, güneş saati 06.37.

Sabahın köründe yatağı gözünün önünden hala gitmeyen çocuğa ne anlatabilirsiniz. Çocuk hafızasına ne alabilir. O saatte ders anlatan öğretmen derse ne kadar hakim olabilir?

            Şöyle bir hesap yaparsak, uzmanlar 8-14 yaş grubu çocukların 9-11 saat uyumaları gerektiğini belirtiyor. 05.00’de uyanması gereken bir çocuğun ortalama 10 saat uyuduğunu düşünürsek, saat 19.00’da uyumuş olması gerekiyor. Çalışan anne ve babaların çocuklarının dersiyle uğraşmasına, beraber yemek yemesine, oyun oynamasına ne yazık ki zaman kalmıyor. Veliler de ister istemez çocuklarının durumuna kayıtsız kalıyor.

            Gaziantep’in sınavlarda arka sıralarda kalmasına tek sebep erken ders saatleri olmadığı gibi sadece göçle açıklamak ta yersiz bir iddia olur. Türkiye’nin en kalabalık sınıf ortalamasının Gaziantep’te olması, çevre okullarda ücretli öğretmenlerin çok az bir ücretle çalışması, derslik yetersizliği ve daha birçok neden Gaziantep’in alt sıralardan bir türlü kopamayışının nedenleri arasında gösterilebilir.

            Eğitim ile ilgili problemleri araştırırken, basit çözümlenebilecek detayları unutmamak gerek.

 

                                    HAY SENİN KORNANI..

            Gaziantep’te eğer arabanızla kırmızı ışığa yakalanıp ön sıralarda bekliyorsanız, yandınız demektir. Işık yeşile hatta sarıya dönmeden hatta 5 saniye kala arkanızdaki araçlardan çıkan korna sesi ile yerinden zıplamanız an meselesi. Hele de arkanızdaki dolmuşsa ardı ardına gelen dat datlar la isterseniz yeşili bekleyin.

            Yeşil rengin yanmasını beklediğim çoğu zaman arakamdaki ses bombardımanından, ambulans geldiğini veya aracımın arka tarafında yangın çıktığını düşünüyorum.

            Ey sabırsız sürücü! Yetişmen gereken bir yer varsa yola 5 saniye önce çık. Ya da sonsuza kadar sus.

            Ey yolların tek hakimi sayın dolmuşçu! Işıkta, yeşili bekleyen sürücüye korna çalacağına, bir yolcu daha alır mıyım diye durakta dakikalarca bekleme.

            Geçenlerde bindiğim bir takside taksici, ışıkta en önde beklerken; yeşil ışığın yanmasına 3 saniye kala kornaya basmaya başladı. Adama; ‘hasta mısın abi? en öndeki sensin’ diye sorunca; ‘alışkanlık işte’ cevabını aldık.Gürültü kirliliği kimin umurunda?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz