Gülşah SERT

Gülşah SERT

FATMA ŞAHİN

Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketi ilginç bir anket sonucu açıkladı.

Türkiye’nin en medyatik kadınları listesi.

2012 yılında medyada en fazla haber olan kadınların listesini çıkarmışlar.

Listeler değişik kategorilerde hazırlanmış...Siyaset, sanat, iş dünyası gibi farklı alanlarda.

Fatma Şahin, siyaset listesinin en tepesinde.

Ancak diğer listelerde en tepede olan kadınlar da Fatma Şahin’in gerisinde kalmış.Yani bu durumu genel klasman olarak düşünürsek, Gaziantep Milletvekili, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız her daldaki rakibine fark atmış.

Aile Bakanlığı icracı bakanlıklar arasında değil. Ancak başında icracı bir kadın var. Partisi ne olursa olsun Gaziantep genelinin ekseriyetle birleştiği bir konu var... O da Fatma Şahin Gaziantep’in en başarılı milletvekillerinden.

Biz daha önce aynı makamda oturan başka kadınlar da gördük. Ancak Fatma Şahin, hergün açıkladığı projeleriyle, sürekli sahada olmasıyla, aktif çalışmaları ve beklendiği her yere yetişmesiyle farkını ortaya koyuyor.

Parti, siyasi ve dünyevi görüşlerin tutması önemli değil. Gaziantep kadınları Fatma bacıları ile gurur duyuyor. Her hükümete, her daim bir bakan veren Gaziantep, 61. Hükümete verdiği ve ilk kadın bakanı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’i de Gaziantep siyasi tarihinin ayrıcalıklı bir sayfasına yazacaktır.

Uzun süredir yazmak istediğim Fatma Şahin’in kulaklarını bir başarısı ile birlikte ve Dünya Kadınlar Günü’nde çınlatmak daha bir anlamlı oldu sanırım.

Bu vesile ile hala tutmadığı özel röportaj sözünü de hatırlatalım, dünyanın en büyük ve güçlü camiası olan Kadınlar Camiasının bu özel ve güzel gününü de kutlayalım.

 

PEKİ KADININ ADI VAR MI?

 

Bu sorunun cevabı biraz çetrefilli olur.

Hem var hem yok.

Bazen var, bazen yok.

Güçlüyse var, güçsüzse yok.

Ekonomik olarak özgürse var, bağımlıysa yok.

Güzelse var, çirkinse yok!

Zenginse var, fakirse yok.

Başarılıysa var, vasatsa yok…

Aslında bu listeyi bir çırpıda kitaba çevirebilirim. Ama böyle bir günde karamsarlık kaynağı olmak istemiyorum. O yüzden kısa keseceğim.

Kestik…

 

İKİNCİYİ GEÇERSEN KAÇINCI OLURSUN?

 

Bu öğrencilik yıllarımızda birbirimize sorduğumuz dikkat sorularından birisiydi. “Bir yarışta ikinciyi geçersen kaçıncı olursun?” Cevap basit de, bu soru nereden geldi aklıma?

 

Milli Eğitim Müdürlüğü bir basın bürosu kursun


Bizdeki de akıl. Soruya cevap vermeden akıl verdik.

O zaman iki konuyu birleştirelim. Özel okulların basın danışmanları var. Okullarının başarılarını, etkinliklerini basına duyururlar.

Bu kurumların haber olmalarını sağlayıp, başarılarını kamuoyu ile paylaşırlar. Basın danışmanlığı müessesesi…

Bence Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çok ihtiyaç duyduğu bir brim bu.

Neden mi?

Misal: Bir özel okul mail atıyor, “Okulumuzun falanca spordaki filanca takımı İl Şampiyonasında 2. oldu”.

“Okulumuz öğrencisi falanca filan, geçen gün girdiği sınavda il 3.sü oldu”…

“Kolejimizin başarılı öğrencisi Ahmet oğlu Mehmet yüzmede gümüş madalya aldı”…

Ne güzel... Peki birinciler? İşte Milli Eğitim’in eksikliği de burada başlıyor.

Geçen gün aynıyla yaşadım. Bir özel okuldan gelen “Okulumuz öğrencisi 2. oldu” haberini araştırdım. Birinci olan bir devlet okulundan. İkinci olanın haberi bize geliyor, özel okuldan. Ama birinci olanı, o yarışmayı, sınavı etkinliği takip etmemişsek ve eskaza birinci de devlet okulundan çıkmışsa öğrenemiyoruz. Aslında burada bizim de basın olarak bu tip etkinlikleri takip edip bulmamız gerekli. Gerekli de…

Şimdi burada sektörümün içinde bulunduğu duruma girip ortalığı ağlama duvarına çevirmek istemiyorum. Ama şu kadarını bilin ki bizim her haberi bulup öğrenme şansımız, imkanımız ve ihtimalimiz yok. Ancak ben bir gazeteci olarak bir yarışın ikincisini yazarken, birincisini de yazmak isterim. Hele de o çocuk bu başarıyı bir devlet okulunda kısıtlı imkanlarla, dişiyle tırnağıyla elde etmişse iki kere yazmak isterim.

Bir kolejin basın danışmanı kendi ikinci olduğu yarışın birincisini elbette ki yazmaz. O halde burada iş Milli Eğitim Müdürlüğü’ne düşüyor. Devlet okullarının ve öğrencilerinin başarılarını düzenli olarak basınla paylaşmanın bir yolunu bulmalı.

Mesela: Her okuldan bir öğretmen görevlendirilip, basın mail ve telefonları bu öğretmenlere verilebilir. Bu öğretmenler de okullarının, öğrencilerinin ya da eğitici personelin bir başarısı, örnek çalışması olduğunda basınla paylaşır... gibi.

Ancak özellikle teşvik edici olmak ve devlet okullarını özel okullara karşı içinde bulundukları komplekslerden kurtararak, dik ve mağrur kurumlar haline getirmek adına atılacak önemli bir adımdır bu.

Şiddetle tavsiye olunur…

 

YAHYA ŞAHAN

 

Bugün buradan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Yahya Şahan’ın Kayseri’ye düzenlediği geziyi anlatmayacağım...Gezi ile ilgili ayrıntılar zaten herkesce malum.

Beni asıl etkileyen Yahya Şahan’ın spora bakışı ve sporun gelişimine yönelik vizyonu oldu.

Şahan’ın ‘Spor Bilim Uzmanı’ olduğunu duyduğumda ilk önce garipsemiştim.. Çünkü pek de aşina olduğumuz bir kavram değildi ‘Spor bilim uzmanlığı’. Şu an çok daha iyi anlıyorum ki Şahan bu iş için biçilmiş kaftan...

Gezi boyunca anlattıkları, hedefleri, amaçları, projeleri öylesine etkileyiciydi ki... Yıllardır yılan hikayesine dönen yeni stat projesinin hayata geçirilmesinde aktif rol oynayan, amatör tüm spor dallarına önem veren, spor tesislerinin ve lisanslı sporcu sayısının artması için çabalayan, gerçekleştirdiği projelerle köy çocuklarını sporla tanıştırmayı hedefleyen Şahan’ın, Gaziantep’te sporun yaygınlaşmasına, gelişimine büyük katkısı olacağına inancım tam. Daha önce görev yaptığı Kayseri’de imza attığı çalışmalar da zaten bunun en önemli göstergesi...

O halde konuyu Atatürk’ün “Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır” sözüyle bağlayalım.

Ne duruyoruz...haydi spora.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz