SOKRANTES...

SOKRANTES...

''G''

Bu kadar sade ve kısa bir başlığın altında yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi.

Türk alfabesinin 9. Harfi olan “G”  bu hafta o kadar gündem yaratacağını tahmin etmemiştir herhalde.

 

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve sivil toplum kuruluşlarında şehrimizin tanıtımında faydalı olması için bir logo hazırlatıldı.

 

Eleştirenler çoğunlukta..

 

Ama ben bu kez sokranmayacağım.

 

Aslında bugün sokranmayacağım.

 

Şimdi bir firmanın ,markanın logosunu eleştirmek için ilk önce bu işi çok iyi anlamak ve bilmek lazım.

 

İlk önce logo nedir onu bir araştıralım.

 

Bazı kurum ve kuruluşların, bazı etkinliklerin, ve bazı markaların kendilerini sadece bir isimle ifade etmeleri akılda kalıcılık açısından etkili olmayabilir. İşte bu akılda kalıcılığı sürekli tutmak ve görüldüğünde o markanın akla gelmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuş sembole "LOGO" denir.

 

Logo bir markanın müşterilerine karşı oluşturduğu ilk görsel imajdır. Firmalar, hedef kitlelerine en iyi imajı çizmek için logolarını çok dikkatli ve titiz bir şekilde hazırlamalıdır. Dolayısı ile firmalar logo seçimi yaparken ilk olarak hatırlanabilir olmasına özen göstermelidirler. İnsanlar karmaşık şeyleri hatırlamak istemezler. Bu nedenle logo oluştururken insanlara sade görünümlü ve anlaşılır tasarımlar kullanmak gerekir. Ne kadar anlaşılır olursanız bir bakıma derdinizi de o kadar iyi anlatmış olursunuz bu da tüketici için güven duygusu oluşturacaktır.

 

Markalaşma sürecinde logo belki ilk günden büyük bir markalaşma sağlamayacaktır.

 

İnsanlar zamanla bu logoya alışacak ve benimseyecektir.

 

Şimdi logomuz da “G” neyin “G”si diye yazanlar var.

 

“G” ile başlayan her şey olur.

 

Hemen aklınıza kötü şeyler kötü noktalar gelmesin.

 

Google’ın, Giresunun vb G si diye bilirsiniz.

 

Sekiz çeşit renkli “G” ile ve “G” içerisine çeşitli şekiller ile de şehrimiz anlatılmaya çalışılmış.

 

Şimdi bir Gaziantepli olarak sadece Gaziantep’in “G”sini anlatmıyor bence..

 

Şöyle hafif bir düşünelim.

 

Gaziantepli birinin şivesinden yola çıkalım ve sizlere “G”nin önemini anlatayım bir Gaziantepli olarak.

 

Siz hiçbir Gazianteplinin KALEALTI’na kalealtı dediğini duydunuz mu ?.

 

Ooo direk GALAALTI dır.

 

GARAGÖZ’dür( aslında GAROZZ ).

 

Belki logo daki “G” bakırcılar çarşısında ki GALAYCILARDIR.

 

Belki hamam müzesindeki Gurnadır.

 

zeuGmadır.

fıstıGdır.

Belki orijinal Gaziantep baGlavasıdır.

Garataşdır, Gavaklıkdır, demirli Gane dir.

Belki  bizi acıtan Ganne Gırığıdır.

Acıktığın zaman iki şiş Gıyma bir şiş Guşbaşıdır.

Belki Antep haliği bir Goyundur.

Futbol da Gırmızı- Gara dır.

Belki de Gapı da hanek eden Gaynanadır.

Gavundur, Garpuz pıçaaanandır.

 

Belki de Gapalı Gapılar ardında yaptığımız Gıybettir.

 

Yeni doğum yapmış nevseye çalınan Guymaktır.

 

Belki de damat ile geline giden Gatmerdir.

 

Belki de 40 yıl hatırı olan Gavedir..

 

Logoyu yapan kişinin neler düşündüğünü bilemeyiz.

 

Bütün BaşGanlar toplanıp karar vermişler.

 

Hayırlı olsun demek en iyisi.

 

Gel,  Gez, Gör, Garnını doyur, Get…

 

İşte anlatılmak istenen bu…

 

Logo olmuş olmamış onu ben bilemem.

 

Zaman gösterecek..

 

SOKRANTES DER Kİ: YERİNDE SÖZ SÖYLEMESİNİ BİLEN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALMAZ (FATİH SULTAN MEHMET)

 

 

SENDE Mİ TEDES..

 

Yok yok bu hafta  TEDES yok konumda .
Dedik ya bugün sokranma yok.


Çarşamba günü Sayın Gülşah Erkaya Sert ‘in yazısı “SENDE Mİ TEDES” i okumuşsunuzdur.

Gözden kaçmışsa  da mutlaka okuyunuz.

 

Tedes ‘e çok farklı bir açıdan yaklaşmış.

Burada yazıyı yeniden yazmayayım açın okuyun aaaa..

Zaten Gaziantep’in en çok okunan gazetesi de kolay kolay, boşu boşuna olunmuyor.

Aynı konuyu çeşitli bakış açıları ile ele alıp çok güzel irdelendiği bir yerdesiniz.

 

Aaa  hakikaten doğru söylüyor doğru yazıyor diyebileceğiniz kalemlerle dolu bir gazete..

 

Müdürlerimizi de unutmadık tabii ki, grafikerlerimizi tüm çalışanlarımızı.

Sonuç ta bu bir ekip işi.

konumuza yeniden dönecek olursak….

Ve okuduktan sonra da acaba diyorsanız yazı istenilen yere ulaşmış demektir.

Yazanların , yazarların ellerine sağlık.

İyi ki buradayım.

 

 

KUPA BİTTİ, LİGE DEVAM..

Lige verilen kupa arasından sonra yeniden ligimiz ile baş başayız.

Kupadan elendiğimize sokranmayacağım.

Olabilir.

Sanki her sene kupayı alıyorduk.

Galatasaray’a hayat verdiğimize, oynananın futbol olmadığına, Mutlu Hocanın elini kolunu bağlayıpyenilgiyi seyretmesine, topuk ile gol yememize, Sinan’ı, Olcan’ı ,Burak’ ı yeniden Türk futboluna kazandırdığımıza, madem kupayı istemiyorduk neden as kadroya yakın bir kadro ile çıktığımıza ,kaptanımızın burnunun kırıldığına , defansın bozuluşuna, yapılan transferlerden çoğunun oynatılmayışına filan sokranmayacağım.

 

Olabilir, futbolun içinde her şey var.

Kupa maceramızı bitirdik.

 

Bu haftaki rakip gizli şeker gibi ,gizli buzlanma gibi ligimizin gizli lideri imiş.

 

Rakip kupa da 2 lig takıma yenilerek Rize ile oynamaktan kurtulmuş bir takım..

 

2 maçları kar nedeni ile ertelenince Beşiktaş’ın havası bozulmasın diye öyle hitap ediliyor.

 

Gizli lider.

 

Sanki iki maçı da kazanacak ya..

 

Amaaan beni hiç biri ilgilendirmez zaten.

 

Ben Gaziantepspor’uma bakarım.

 

Zor bir maç ,kolay maç da yok da ,3 büyüklerle oynamak daha zor.

 

Çünkü sahaya hiç biri 11 kişi çıkmıyor.

 

Takviye kuvvetleri var her  zaman.

 

Acil durumlarda hemen devreye girebiliyor.

 

Onun içindir demem o ki ellinizden geleni yapın sonrası Allah ne kısmet ettiyse..

 

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz