Uzm. Dr. Bülent Çolak

Uzm. Dr. Bülent Çolak

GASTROENTEROLOJİ NE ANLAMA GELMEKTEDİR ve HANGİ HASTALIKLAR İLE İLGİLENMEKTEDİR?

Gastroenteroloji, kelime anlamı ‘’sindirim bilimi’’ olarak adlandırılmakla beraber,  hastanelerde sindirim organları hastalıklarının incelendiği, tedavi edildiği bölüm olarak Türk Dil Kurumu tarafından tanımlanmıştır.

Gastroenteroloji; sindiriminin başlangıç noktası olan ağızdan, sonlanma noktası olan anüse (makat) kadar olan sindirim kanalı ve bu kanalla ilişkili olan karaciğer, safrakesesi ve safra kanalları, pankreas hastalıklarını ve tedavi yollarını incelemektedir.

Yutma güçlüğü ve gastroözofagial reflü, yemek borusu ile ilgili en sık karşılaşılan gastroenterolojik şikayetlerdendir. Yutma güçlüğü; katı ve sıvı gıdaların beraber ya da ayrı ayrıalındıktan sonra mideye ulaşmalarındaki herhangi bir sorun olarak adlandırılabilir. Gastroözofagial reflü hastalığı, midedeki asidin ya da gıdaların tekrar yemek borusuna gelerek, yemek borusunda meydana getirdikleri tahriş, göğüskafesinde yanma, ağız kokusu, diş çürümeleri, diş eti iltihaplanması, gırtlakta gıcıklanma, ses kısıklığı, astımı olan hastalarda astım ataklarının tetiklenmesine neden olur. Bunlar, bu hastaların farklı branş hekimlerine başvurmasına neden olmaktadır. Başvurulan hekim tarafından dikkatli bir öykü alınmak suretiyle bu şikayetlerin gastoenetrolojik hastalığa bağlı olduğu anlaşılabilir.

Mide duvarının en üst tabakasında herhangi bir nedenle başlayan iltihaba gastrit denilmektedir. Gastroenteroloji bölümüne en sık başvuru nedeni olan gastritin en sık nedeni midede yaşayabilen ve aside dayanıklı olan HelikobacterPylori denen bir mikroorganizmadır. Bunun dışanda hastanın kullanmakta olduğu ağrı kesici ilaçlar, aspirin mide duvarında ciddi gastrite neden olmaktadır. Eğer tedavi edilmez ise iltihap daha da derin mide duvarı katmanlarına ulaşarak ülsere neden olmaktadır. Bu nedenle mide de yanma, ağrı, ekşime, hazımsızlık olan hastaların Gastroenteroloji bölümüne başvurması gerekmektedir.

Kullanılan kuvvetli ağrı kesici ilaçlar ve midedeki Helikobacter pylori, duodenumda (oniki parmak bağırsağı) ülsere neden olmakta. Bu ülser, sıklıkla yanma, ekşime, hazımsızlık, şiddetli ağrıya, tedavi edilmediği durumdakanamaya ve hatta delinmeye neden olabilir.

Ağızdan ve dışkı ile beraber makattan olan kanamalar, ciddi bir hastalığın belirtisi olabilmektedir.  Ağızdan olan kanamalar yemek borusu, mide ya da onikiparmak bağırsağı kaynaklı olabilir. Dışkı ile beraber makattan olan kanamalar da makat bölgesi ya da daha üst bölgeler olan kalın bağırsak kaynaklı olabilir. Bu problemlerin birçoğu endoskopik ya da kolonoskopik yöntemler ile gastroenteroloji bölümünde tedavi edilebilmektedir.

Sarılık; karaciğer kaynaklı ya da safra kesesi, safra yolları kaynaklı olabilir, Karaciğerde hasara neden olan hepatit virüsleri ( hepatit A, B, C, D, E vs) sarılığa neden olmaktadır. Bunların bazıları tedavi gerektirmemektedir. Ancak hepatit B ve C gibi kronik karaciğer hastalıklarına, siroza ve karaciğer kanserine neden olan virüslerin güncel tedavileri de gastroenteroloji bölümünde yapılabilmektedir. Safra kesesi ve safra yollarında taşa bağlı olan ya da iyi/kötü huylu darlıklara bağlı olan tıkanmalarda, tıkanıklık nedeninin tanısı ve tedavisi de endoskopik bir yöntem olan ERCP ile gastroenteroloji bölümünde başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.

Pankreas, sindirimde çok önemli görevleri olan birbezdir. Pankreasın iltihabı olan akut ve kronik pankreatit ve pankreas kistleri şiddetli karın ağrısına neden olmaktadır. Erken dönemde tespit edildiğinde başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Pankreasın iyi huylu ve kötü huylu hastalıklarına bağlı safra yolu tıkanmaları da ERCP ile tedavi edilmektedir.

Gastroenterolojik hastalıklarının tespitinde ve tedavisinde en sık endoskopi,  kolonoskopi, endosonografi  dekullanılmaktadır.

Sizlere bu yazımda gastroenterolojinin ne anlama geldiği, hangi  hastalıkların tanısı ve tedavisinin yapılabildiği ile ilgili kısa bilgiler vermeye çalıştım.

Sağlıklı günler diliyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz