Gülşah SERT

Gülşah SERT

Gaziantep'te yaşamak

“Gaziantep’te yaşanır mı?”

“Gaziantep’in yaşanacak hali kalmadı…”

“Gaziantep’in tadı kaçtı…”

Gaziantep şöyle Gaziantep böyle…

Dolmuşla, otobüsle yolculuk yaparken, PTT’nin su, elektrik kuyruğunda, bankada sıra beklerken ya da ‘Bunların hiçbirinde işim yok’ diyorsanız dost ahbap sohbetlerinde sık sık karşılaşacağınız serzenişler bunlar.

‘Bir dokun bin ah işit’ …

Gaziantep’in artılarından çok eksileri konuşulur oldu her yerde.

Sebebi gerekçesi ne olursa olsun herkeste, hepimizde bir bıkkınlık bir memnuniyetsizlik hali hâkim.

Peki, nedir insanları yaşadıkları kentten bu kadar soğutan, bu kadar karamsarlığa düşüren sebepler?

Gaziantep büyüyor, nüfusu artıyor fakat sorunları da aynı hızla artıyor. Ulaşımdan eğitime, konut sıkıntısından, altyapıya, hava kirliliğinden, kentleşmeye, Suriye’ye kadar geniş bir sorun yelpazesiyle karşı karşıyayız.

 

Aslında Gaziantep’in ‘En Yaşanabilir Kentler’ listesinde son sıralarda yer alması bile sorumuza cevap verir nitelikte.

 

Bir kentin ‘Yaşanabilirlik’  kriterleri eğitim, ekonomi, sağlık, güvenlik, kültür-sanat, kent hayatı gibi ana başlıklar halinde değerlendiriliyor…

Değerlendirmede kişi başına düşen konut sayısı, satın alma gücü, okuryazarlık oranı, kişi başına düşen doktor sayısı, suç oranı, spor tesisi kapasitesinin nüfusa oranı, tiyatro seyircisinin nüfusa oranı, müze ziyaretçi sayısının nüfusa oranı gibi kriterler puanlanıyor.

 

Ve ne yazık ki Gaziantep bu kriterlere göre yaşanabilir iller sıralamasında son sıralarda yer alıyor.

Fazla söze ne hacet… Sadece biz söylemiyoruz, araştırmalar da bizi destekliyor.

Demek ki bir kentte yaşayan insanların mutlu olması için o kentin ihracat rekorları kırması, sanayi şehri olması yeterli değilmiş.  


Gaziantep’te bir şeyler eksik. O eksikleri hatırlatmak bizim üzerimize vazifeyse eğer gidermek de makam ve mevki sahiplerinin işi.

Bizden hatırlatması, ‘Elinizi taşın altına’ koyuyorsanız daha fazlasını yapmalısınız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz